ü STSL | Ağlama.. - FCN Blog

STSL | Ağlama..

Spor Toto Süper Lig'de lider Galatasaray, ligin 16.haftasında ezeli rakibi Fenerbahçe'yi evinde ağırladı. Rakibi karşısında karşılaşmaya hızlı başlayan, tempolu ve hücum futboluna uygun olarak sahaya yayılan Fatih Terim'in öğrencileri sahadan 2-1'lik galibiyetle ayrılarak puanını 32'e yükseltti ve en yakın takipçisiyle arasındaki puan farkını 5'e çıkarttı. Ali Sami Yen Arena'da oynanılan derbide takımımıza galibiyeti getiren golleri Bekir İrtegün (kk) ve Selçuk İnan kaydederken, konuk ekibin tek sayısını Hasan Ali Kaldırım kaydetti. Ezeli rakibimizin ortasaha oyuncusu Raul Meireles, karşılaşmanın 81.dakikasında ikinci sarı karttan oyun dışı kaldı.


Geçtiğimiz sezon ezeli rakibi ile dört kez karşılaşan ve 2 beraberlik, birer galibiyet/mağlubiyet alan takımımız sahasında kupa kaldırdığı sarı-lacivertli rakibini sezonun ilk yarısının bitimine bir hafta kala evinde ağırladı. Müthiş bir atmosfer, müthiş bir tribün şovu ile rakibine "Hoşgeldin" diyen takımımız, yıllardır süregelen psikolojik üstünlüğü elinde bulundurarak ASY Arena'da sahaya çıktı. Geçtiğimiz sezon ezeli rakibinin stadında şampiyonluğunu hem normal sezon, hemde play-off döneminde ilan etme başarısını gösteren Fatih Terim'in öğrencileri, bu psikolojik üstünlüğü sahaya yansıtmayı başardı. Tribünlerde açılan "Size her Mayıs, bizi hatırlatır." pankartı ve Fener Ağlama tezahüratları arasında yükselen müthiş koreografide de geçen seneye vurgu yapılmıştı. Yıllardır süregelen bir algı var, Galatasaray ne kadar iyi olursa olsun derbileri Fenerbahçe kazanır diye. Artık bu algının yok olduğunu, Galatasaray'ın bu psikolojik üstünlüğü ele geçirdiğini ve rakibinin artık bunu hissettiğini belirtmek gerekiyor.

Karşılaşmanın başlamasıyla birlikte rakibinin üzerine giden ve golü arayan takımımızda maçın ilk dakikalarında Hamit'in şutu direkten dönerken, golün sinyalini de almış olduk. Galatasaray'ın hedef maçlarda kendi şablonunu sahaya yansıttığını, hücum presle başlayıp, ilk golü bulduktan sonra kontrolü elinde tutarak geriye yaslandığı ortada. Oyun şablonunu ve felsefesini ilk dakikadan itibaren Fenerbahçe karşısında yeşil zemine dökmeyi başaran Fatih Terim'in takımı, istediğini almayı başardı. İlk dakikalardan itibaren rakip kaleye dalga dalga giden Galatasaray, duran topta Riera'nın serseri mayın misali içeriye kestiği ortada haftanın adamı Bekir'in kafa vuruşuyla topu filelerle buluşturdu. Kimin attığı önemli değil, hangi kaleye atıldığı önemli bu tür maçlarda. Golden sonra oyunu kontrollü olarak geride tutmaya çalışan bir takım olduğumuzu belirtmiştik, aynen bunu yaptık. Ama burada sorun şu, Fenerbahçe ortasahası formasyon icabı 5 kişi olduğu için (ki Gökhan ve Hasan'ın da bindirdiğini düşünürsek, gol arayan Fenerbahçe bir anda yarı alanda 7-8 kişi oluyor) ortasahanın üstünlüğünü kaybettik. Umut'un önde presine Burak çok fazla katkı vermeyince, ortasahada Fenerbahçe'nin üstünlüğü ele aldığı dakikalarda Galatasaray maçlarında saçma sapan bir şans golü bulmasıyla meşhur olan Fenerbahçe'nin beraberlik golünü bulması zor olmadı. Hayatı boyunca sayılı gol atabilen ve sağ ayağıyla çok nadir şut atan Hasan Ali Kaldırım, hücuma destek verdiği bir pozisyonda savunmanın sezon başından beri devam eden topları uzaklaştıramama sorununun tekrar etmesiyle birlikte beraberlik golünü kaydeden isim oldu. Bu tür derbilerde golü atan takım kapanır, genelde deplasman takımları beraberlik golünü bulduktan sonra iyice geriye yaslanır. Aykut Kocaman ileride tek forvet olarak Sow'u bırakırken, hücumcu kanat oyuncuları Kuyt ve Caner'e bile hücuma fazla çıkmamaları konusunda uyarılarda bulunduğu aşikar, iki oyuncu genel itibariyle ortasaha bölgesinde oynadılar.

Golden sonra yeniden savunmasına çekilen, oyunu rakibine bırakan Fenerbahçe'ye hesabı ödetmek gerekiyordu. Geçtiğimiz sezon Süper Lig ve Süper Final'de, bu sezon başında Süper Kupa'da psikolojik olarak derin yaralar açtığımız Fenerbahçe'ye vurucu darbeyi yapmak yine kaptan Selçuk'a nasip oldu. İkinci gole kadar bir kaç fırsattan yararlanamadı Galatasaray, forvetleri ile istediği bitirişi yapamadı. Fenerbahçe'nin birebir adam markajında Burak'a ekstra önlem alması, Umut'un ileride sık sık hücum pres yaparak rakip savunmacılara pas yaptırmaması bir nevi danışıklı dövüş oldu. Fenerbahçe'nin ileriye uzun oynadığı topların hemen hemen hepsini kazanan takımımız, ara pas kanallarını kullanarak Burak'ı kaleciyle karşı karşıya bırakmayı başaramadı. Yobo'nun maç boyunca gölge gibi Burak'ı takip ettiğini, kanatlardan sık sık Hamit ve Amrabat-Riera ikilisi ile rakibi zorladığımızı söylemek gerekiyor. Rakibinin beraberlik golü sonrası, rakibinin ceza sahası çevresinde çoğalan takımımız, forvet oyuncularının sırtı dönük oyun becerisinde rakiplerine faul aldırarak tehlike yarattığını söylemek mümkün, golün yanı sıra bir çok pozisyonda da bu şekilde rakip kalede tehlike yarattık. Selçuk'un ters noktaya, müthiş vuruşu ve kalabalık baraja rağmen ayağının içiyle nefis şutunda Volkan'ı ters ayakta yakalaması, TT Arena'nın yıkılması anlamına geliyordu. Fenerbahçe'nin kalecisi Volkan, tıpkı bizler gibi topu seyrederken Selçuk ve arkadaşları sevinmeye başlamıştı. Bu golle birlikte geriye çekilen, oyunu kontrol eden ve rakip kalede hızlı hücumlarla gol arayan taraf olma sırası yeniden Galatasaray'a geçerken, artık saldıracak ve beraberliği arayacak olan Fenerbahçe'ydi.

İlk yarının son 10 dakikasına girerken, muhteşem bir frikik golüyle 2-1 önde giren takımımız devreyi ve hatta karşılaşmayı bu sonuçla kapatmayı başardı, oyunun kontrolünü elinde tutarak ve rakibine pozisyon dahi vermeden. Galatasaray'ın bu sezon iki tane temel sorunu var. Birisi kanatlardan istediği katkıyı alamaması, ikincisi savunmada ceza sahasına gelen her topu yeniden ceza sahası üzerine (ön bölgeye) karşılamak ve bu topların takip edilmemesi. Zaman zaman lig, zaman zaman Avrupa maçlarında bu sıkıntının devam etmesi nedeniyle faturasını ağır ödedi Galatasaray, kendisine karşı kapanan takımları açma konusunda sıkıntı yaşadığı dönemlerde.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.