STSL | Kenetlenin..

Spor Toto Süper Lig'de artık her maçına final havasında çıkacak olan Galatasaray, ligin 26. haftasında evinde Kayserispor'u ağırlıyor. Roberto Mancini'nin göreve gelmesiyle birlikte özellikle ikinci yarıda iç sahada oynadığı maçlarda rakiplerine şans tanımayan oyuncularımız kazanarak başlayabilecekleri bir galibiyet serisiyle aslında olmaz denileni yapabilecekleri bir şans yakalayabilme imkanını da ellerinde bulunduruyorlar. Özellikle de Mancininin son 6 maçını kazanarak 44 sene sonra Premier Lig'de Manchester City’e getirdiği şampiyonluk düşünülünce konsantrasyon anlamında İtalyan hocanın ekibini üst düzey hazır hale getireceğine olan inancımız tam! Chelsea maçı sonrasında yayınlanan birlik mesajları da bunu pekiştiriyor.

KAYSERİSPOR: YAPILANAMAMA..
2007-2008 sezonu sonrası alınan 55 puan ve lig 5.liğiyle bütünleşen Türkiye Kupası zaferi sonrası aslında takımın en önemli iki yıldızı için kapıda bekleyenler çoğalmış; Süleyman Hurmanın satmayacağız nidaları artmışken önce Gökhan’ın Trabzon’a gidişi takımın o sezon 7.liğe düşmesine sebep olmuş sonra da Mehmet Topuz sonrası aslında sanırım gençlik iksirinin şurubu fazla kaçmıştı. Beklentiler artmıştı Kadir Has Stadının yapımıyla birlikte lakin herhalde Süleyman Hurma ‘’17 yaşına kadar Türkler tüm turnuva ve kupaları kazanır sonrası…’’ gerçeğini dikkate almayarak oluşan veya oluşacak sonuçların farkına varamamıştı. Bu sezon ise puan durumuna bakınca 25 maç sonunda alınan 19 puan ve -24 gibi kağıt üzeri kadro şablonuyla uzaktan yakından alakası olmayan bir durumla karşı karşıyalar. Kalede bir Standart Liege efsanesi Sinan Polat, defansta tecrübeli adını zor yazdığım Khizanishvili, Porto orijinli Sereno; sağda ve solda iki yetenekli gurbetçi Cüneyt ve Ömer Bayram, ortada Okay Yokuşlu, Taner Yalçın, Abdullah Durak, Panathinaikos’un sert çocuğu Tziolis ve Sefa, Mouche, Engin, Yener ve Biseswar'lı kanat varyasyonlarına iki eski büyük takım golcüsü Bobo ile Nobre'de eklenince bir çırpıda saydığım bu kadro aslında zirveye olmasa da en azından rahatlıkla ligde üst sıraları zorlayacak kapasitesinin hakkını henüz hiçte verememiş gözüküyor.

Prosinecki'nin meşakkatli gidişi sonrası aslında hocalık kariyeri çok daha iyi olan bir isim Paciencia getirildi takımı bu bulunduğu konumdan kurtarsın ve potansiyelini ortaya çıkarsın diye.Braga'yı lig 2. yaptıktan sonra Avrupa Ligi finali oynatan bu sistem adamı taraftarları tarafından Jose'den sonra özel adam statüsüne kadar çıkartıldıktan sonra aslında seçim vaadi olarak Sporting'e giderek kendi düşüşünü hazırlamış, Deportivo enkazını çıkaramamaktan ders almamış olacak ki çok yanlış zamanda Kayseri’ye gelmişti ki zararın neresinden dönersek kardır diye geri dönüş bileti olmadan kulüpten ayrılmak zorunda kaldı. Yılmaz Vural’ın ahı tuttu diyeceğim ancak Kayseri onun için doğru proje olabilirdi belki de doğru zamanı ayarlayabilseydi; sistem adamı sistemsizlik için boğuldu kaldı kendi sistemini kurmasına izin verilmeden.

KONSANTRASYON: DÖRDÜNCÜ YILDIZ
Bu takım için artık ölüm kalım maçları başlıyor, kağıt üzerinde çok ağır bastığımız ve evimizde kaybetmenin ne demek olduğunu unuttuğumuzu varsayarsak yine iç sahada her zaman yaptığımız gibi baskı kurarak rakibin direncini kırmak bence bu maçında en önemli kilit noktası olacak. Şampiyonlar Ligi maçları sonrası puan kaybetme huyumuzdan vazgeçerek, taraftarında takıma zor günlerde artan desteğiyle birlikte gözüktüğü kadar kolay olmasa da kazanacağımız bir final ve serinin başlangıcı olması en büyük dileğimiz. Yeter ki hem yıllardır tribünde yer alan "KONSANTRASYON" pankartının harflerin keyfe keder sıralanması olarak yorumlamasın futbolcularımız.. 

1 yorum:

  1. Malum takımın nefesimizi ensesinde hissedip rahatsız olmasıda yeter.Bastır CİM BOM BOM.

    YanıtlaSil

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.