Lukas Podolski resmen Galatasaray'da!

Türkiye'nin ilk ve tek dört yıldızlı takımı olan Galatasaray, geride bıraktığımız sezonda elde ettiği Süper Lig ve Türkiye Kupası şampiyonluklarının yanı sıra Avrupa'da da iddialı bir takım kurmak için transfer çalışmalarını sürdürüyor. Kadrosunu daha önce Bilal Kısa ve Lionel Carole gibi rotasyona takviye isimlerle güçlendiren Galatasaray, çok uzun süredir kadrosunu katmak istediği Arsenal'in yıldız oyuncusu Lukas Podolski'yi renklerine bağladı. 2011 yılından beri papatya falına dönen transfer hikayesinin mutlu sonla bitmesi için İngiliz ekibine 4 milyon euro bonservis bedeli ödenirken, 30 yaşındaki tecrübeli oyuncu ile 3 yıllık sözleşme imzalandı.

ALTYAPIDAN YETİŞEN EFSANE: KÖLN
Profesyonel futbolcu baba (Waldemar Podolski) ve hentbol oyuncusu annenin (Krystyna Podolska) küçük çocuğu olarak 4 Haziran 1985 - Gliwice'de dünyaya gelen Lukas Podolski, doğumundan sadece 2 yıl sonra ailesinin Polonya'dan Almanya'ya göç etmesiyle çocukluğundan itibaren Alman vatandaşı olarak büyüdü. Ülkemizde çocuk yaşta sayılabilecek bir yaşta, 6 yaşında Jugend 07 Bergheim futbol akademisiyle tanışan Lukas Podolski, dört yıl aradan sonra 1995 yılının başında bugünlerde "Efsanevi oyuncu" olarak tanımlandığı Köln takımının altyapısına geçiş yaptı. 1995 yılından itibaren çeşitli kademelerde altyapıda forma giyen Lukas Podolski, takvim yaprakları 1 Haziran 2003'ü gösterdiğinde kendisine üç gün önceden büyük bir doğum günü hediyesi hazırlamıştı: Köln-II takımıyla ilk onbirde Borussia Dortmund deplasmanında sahaya çıkmak! Sezon içerisinde gösterdiği performansla 18 yaşında dönemin teknik direktörü Marcel Koller tarafından A takıma davet edilen Podolski'nin profesyonel futbol kariyeri 22 Kasım 2003'te Hamburg ile oynanan Bundesliga maçında başladı. İlk 11'de sahaya çıkan genç oyuncu ilk maçında istekli futboluyla dikkatleri çekerken golle tanışamadı. Ancak bu durum çok fazla uzun sürmeyecekti.. 13 Aralık 2003'te Hansa Rostock ile 1-1 berabere kaldıkları maçta Podolski profesyonel kariyerinin ilk golünü kaydetti. Köln forması altında ilk sezonunda 19 lig maçında forma giyen ve 10 kez fileleri havalandıran Poldi, sezonun en değerli genç oyuncusu seçilirken takımının en golcü ismi olmasına karşın küme düşmeye engel olamıyordu.

2004-05 sezonunda Bundesliga 2'de çok başarılı bir performans gösterdi. 30 maçta 24 gol atıp, 11 asist yaptı ve gol kralı oldu. RW Oberhausen ve Duisburg'a hat-trick yapıp, Energie Cottbus'a ve Almanya Kupası birinci tur maçında Saarbrücken filelerine 4 gol bırakmıştı. Sezon sonunda Köln, Bundesliga 2'nin şampiyonu olarak tekrardan Bundesliga'ya döndü ancak bu mutluluk fazla uzun sürmeyecekti. Sezon başında 20 yaşında olan Podolski, bir sezon aranın ardından döndüğü Bundesliga'daki ikinci sezonunda da başarılı bir performans gösterip, 12 gol kaydetti ve takımının en golcü ismi olmayı başardı. Ancak bu performansı Köln'ü küme tutmaya yetmedi ve sene sonunda bir kez daha küme düştüler. Lukas Podolski bir nevi asansör takımı olan Köln'de daha fazla tutulamadı. 10 Temmuz 2006'da ülkenin en büyüğü Bayern Münih, o dönem Almanya'da fırtınalar estiren 21 yaşındaki genç golcü için 10 milyon Euro bonservis bedeli teklif etmişti. Podolski gitmek istedi, Köln izin verdi. 2003 yılında başlayan profesyonel kariyer, 2006 yılında Almanya'nın en büyüğüyle zirve yapıyordu. 

BAVYERA: ROTASYONUN BİR PARÇASI..
Köln'de takımın herşeyi rolüne bürünen Podolski, yıldızlarla dolu Alman devinin kadrosunda rotasyonun bir parçası olmaya başladı ve bu hiç kuşkusuz performansına direkt etki etti. Ağırlıklı olarak oyuna sonradan dahil olan Lukas Podolski, kırmızı-beyazlı forma altında geçirdiği 2006-07 sezonunda 22 maçta sadece 4 kez gol atabildi. 27 Eylül 2006'da Inter ile oynanan maçta 89. dakikada oyuna girip, 2 dakika sonra durumu 2-0'a getiren golü kaydederek, kariyerinde ilk kez Avrupa Kupası organizasyonlarında forma giydiği sezonda ilk Avrupa golünü attı. 2007-08 sezonunda da bir önceki sezon olduğu gibi kenardan oyuna dahil olan Lukas Podolski, ikinci sezonunda 5 gol attı. Köln forması altında bir sezonda en az 10 gol atan Poldi, ikinci sezonu geride bırakmasına rağmen Bayern Münih formasıyla anca 10 gole ulaşabilmişti. Bu durumdan hiç memnun değildi ancak takım yıldızlarla doluydu. Genç yaşında süre bulması, onun için zor oluyordu. Bavyera ekibi sezon sonunda duble şampiyonluk kutladı. Almanya Kupası'nda finalde oyuna sonradan dahil olan Podolski, Münih'e kupayı getiren uzatmalarda atılan golün asistini yapmıştı.

2008-09 sezonunda Bayern Münih formasını terleten Podolski, yine rotasyonun bir parçasıydı. Bavyera ekibinin formasını 31 resmi müsabakada terleten Poldi, 9 gol - 8 asistlik performansıyla takımına hücumda katkı sağladı ancak istediği süreleri bulamaması ve 2010 Dünya Kupası öncesinde düzenli olarak forma giyme isteğiyle birlikte takımdan ayrılmak istediğini açıkladı. Yıldız oyuncu 2009-10 sezonu öncesinde 10 milyon Euro bonservis bedeliyle efsane olduğu Köln'ün yolunu tuttu. O dönem mali problemler yaşayan Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti´nin en büyük temsilcisi taraftarlarının maddi kampanyasıyla birlikte kulübün efsaneleri arasında yer alan yıldız oyuncuyu renklerine bağladı. Köln formasını bir kez daha sırtına geçiren Podolski'nin performansı büyük hayal kırıklığı oldu. Yıldız oyuncu ligde forma giydiği 27 resmi karşılaşmada sadece 2 gol atabildi, kupada ise 4 maçta sadece bir kez fileleri havalanırdı. Ancak gerçek performansına geri dönüşü uzun sürmedi. 2010-11 sezonunda büyük bir çoğunluğu ilk 11'de olmak üzere ve 90 dakika olmak üzere ligde 32 resmi maçta forma şansı bulan Podolski bu karşılaşmalarda rakip filelere 13 gol bıraktı ve 7 kez arkadaşlarına golden önceki pası veren isim oldu. 11 Mart 2011'de Hannover 96'e attığı golle Bundesliga'daki toplam gol sayısını 50'ye çıkardı ve devre arasından itibaren teknik direktör Frank Schaefer tarafından kaptanlık pazubandını koluna taktı. 2011-12 sezonunda da Köln formasını terleten Podolski, performansını bir tık yukarıya taşımayı başardı ve bir kez daha kırmızı-beyazlı takımın efsanesi olduğunu kanıtladı. Yıldız oyuncu tamamı ilk 11'de olmak üzere 29 lig maçında forma giydi ve 18 kez gol sevinci yaşadı. Bunun yanı sıra 9 kez golden önce arkadaşlarına servis yaparak toplamda 27 gole direkt etki etti ancak Köln'ün ligden düşmesine engel olamadı. Podolski sezon sonunda Köln'den ayrılacağını açıkladı.

ÜLKE DIŞINA ÇIKIŞ: İNGİLTERE
2012 yazında Köln'den ayrılma kararı alan Podolski için, dönemin başkanı Ünal Aysal teklifte bulunmuş ancak Alman ekibi bu teklifi kabul etmemişti. 27 yaşındaki yıldız oyuncu, kariyerinde ilk kez Almanya'nın dışına çıkıyordu. Köln'de efsane mertebesine ulaşan, Bayern Münih'te rotasyonun bir parçası olan ve Almanya'nın en önemli oyuncuları arasında kendisine her turnuvada yer bulan Podolski kariyerini İngiltere'de devam ettirmek istedi. 12 milyon Euro bonservis bedeliyle Arsenal'in yolunu tutan Lukas Podolski kariyerinin ilk yurtdışı meydan okumasında başarılı sayılabilecek bir performansa imza attı. Transfer olduğu günden itibaren Arsenal'in önemli bir parçası oldu ve ilk sezonunda ligde forma giydiği 33 maçta 11 gol - 10 asist performansıyla takımına önemli bir katkı sağladı. Şampiyonlar Ligi'nde ise 6 maçta forma şansı bulan Alman yıldız bu karşılaşmalarda da 4 gol - 1 asist performansını elde etti ve Londra temsilcisinde geçirdiği ilk sezonunda kupa maçları dahil olmak üzere toplamda 42 maçta forma giydi, 16 gol - 12 asist performansıyla göz doldurdu. Güzel geçen ilk sezonun ardından Arsenal'de ikinci sezonunda beklentileri yükselten yıldız oyuncu sezon başında geçirdiği sakatlıklar sonrasında bir türlü istenilen ritmine kavuşamadı. Eylül - Aralık arasında takımdan ayrı kalan Podolski, yavaş yavaş forma giymeye başladı ve Ocak sonrasında rotasyonun bir parçası olmayı başardı. Arsenal'de ikinci sezonu olan 2013-14 sezonunda toplamda 27 maçta 12 gol - 5 asist performansına ulaşan Poldi, ayrıca FA Cup'ta şampiyonluk sevinci yaşayan takımın bir parçasıydı. Gunners'ta geçirdiği üçüncü sezonu olan 2014-15 sezonunda ise Fransız menajer Arsené Wenger tecrübeli oyuncuyu artık kadroda düşünmüyordu. Sezonun ilk yarısında tamamına yakınında sonradan oyuna giren Podolski, kırmızı-beyazlı formayı 13 resmi maçta giyme fırsatı buldu ve bu karşılaşmalarda fileleri 3 kez (2si Şampiyonlar Ligi'nde bize karşı) havalandırdı. Devre arasında ise takımdan ayrılmak istediğini, düzenli olarak forma giymek istediğini belirtti ve Roberto Mancini yönetimindeki Inter'e kiralandı. İtalya'da geçirdiği yarım devrelik "form tutma" sezonunda 18 maçta forma şansı bulan Poldi, bu karşılaşmalarda da toplamda 4 gol - 2 asist istatistiklerini elde etti ve sezon sonunda Inter ile devam etmeyeceğini yaptığı açıklamayla dile getirdi.

Almanya'nın önemli oyuncuları arasında yer alan Lukas Podolski, milli takım bünyesinde bir çok uluslararası turnuvada boy gösterdi. Euro 2004, 2005 Konfederasyon Kupası, 2006 Dünya Kupası, Euro 2008, 2010 Dünya Kupası, Euro 2012 ve 2014 Dünya Kupası gibi organizasyonlarda milli takım forması giyen Podolski, toplamda 116 kez milli formayı giydi ve bu karşılaşmalarda 47 kez fileleri havalandırdı. 2006 yılında Almanya'da gerçekleştirilen Dünya Kupası'nda ilk kez milli takımla bu turnuvaya katılan 30 yaşındaki oyuncu, turnuvanın en iyi genç oyuncusu seçilmişti.

YABANCI DEĞİL, BİZDEN: POLDI
Almanya'da bulunan Türk vatandaşlarının sayısı malumunuz.. Hele hele o vatandaşların Köln'de yoğunlukla bulunduğu gerçeğini de eklersek, Lukas Podolski aslında bizim kültürümüze hiç yabancı birisi değil. Son olarak yönetim davetlisi olarak Antalya'da tatil yapmaya gelen Lukas Podolski elinde ince belli çay bardağı ile hayranlarını selamlıyordu. Almanya MT teknik direktörü Löw onun için "Takım adına çok büyük bir karakter, her zaman pozitif ve arkadaşlarıyla uyumu üst seviyede. Milli takımda onunla olmak istiyoruz ancak düzenli olarak forma giymesi gerekiyor." yorumu da aslında yıldız oyuncunun takım içinde sevildiği/saygı gördüğü zaman ne derece verimli olduğunun göstergesi olabiliyor. Bazen herşeyi saha içinde elde edemezsiniz, saha dışında da oyuncunun mutlu olması gerekiyor. Aksi takdirde, 2 sene önce Avrupa'nın en iyi ortasaha oyuncusu seçilen Sneijder'in elinde mikrofonla "Fener ağlama" diye bağıracağını hayal edebilir miydiniz? Yada oturduğu evin camından "Sarııııı" diye bağırmasını bekleyen var mıydı? Orta sahanın solunda, kanat forvet, ikinci forvet ve sahte 9 numara pozisyonunda. Lukas Podolski gerek oyun aklı, gerek oyun içinde çok yönlü olabilme özelliği ve gerekse ortalama +10 gol barajıyla Galatasaray'a saha içinde fazlasıyla yardımcı olabilecek özelliklere sahip bir isim. Daha önce bizim ona ihtiyacımız vardı, şimdi onun bize ihtiyacı var. Euro 2016'da oynamak istiyorsa, verimsiz geçen son 2 sezonu telafi etmek zorunda.. Saha içerisinde onun oyun aklına çıkabilecek 2-3 tane oyuncu ile takımı bir anda üst seviyeye taşıması en muhtemel senaryo, ki taraftarla kuracağı diyalog ikinci bir Sneijder profilinin çizilmesini sağlayabilir. Elbette kıyaslanamaz ancak Köln'de tellere çıkan, sete çıkan bir adamdı Podolski. Orada altyapıdan yetişti, asansör olmalarına rağmen takımın en iyi oyuncusuydu ve çok iyi bir rakama ülkenin en büyüğüne gitmişti. 2010'da geri gelirken taraftar yardım kampanyaları başlattı, kulübe destek olmaya çalıştı. Böylesine tapıyorlar bu adama, öyle böyle sevmiyorlar..

3 yıldır yılan hikayesine dönen Lukas Podolski sonunda Galatasaray'da! FCN Blog olarak oyuncumuza hoşgeldin diyor ve Galatasaray forması altında başarılarla dolu bir kariyer diliyoruz!

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.