ü Mercek Altında | Austin Daye'nin takıma etkisi.. - FCN Blog

Mercek Altında | Austin Daye'nin takıma etkisi..

Bir önceki yazımızda Austin Daye'in sahada nasıl bir oyuncu olduğunu, skora nasıl gittiğini ve savunmada neler yapabildiğini anlatmaya çalışmıştım. Austin Daye hücumda kendi şutunu yaratarak, set şutörü olarak ve alçak postta fadeaway atarak skora gidebilen, aldığı ribaundlar sonrasında topu vurarak hızlı hücum başlatarak tempoyu arttırabilen ve sahada sorumluluk almaktan kaçınmayan bir oyuncu. Ancak tüm bu iyi yaptığı şeylere rağmen hücum repertuvarındaki potaya gitme eksikliği, bazen pozisyonu fazla zorlaması, atletizm eksikliği ve savunma problemleri onu üst seviyelerde arkası tamamlanması gereken bir oyuncu haline getiriyor. Bu yazıda ise takımımıza ne katar ve onu nasıl kullanabiliriz sorularına cevap arayacağım.


BİZ DAYE'İ NASIL KULLANIRIZ?
İlk olarak onu hücumda nasıl kullanabiliriz, bu sene yaşadığımız hangi sorunlara çare olur sorusuna cevap ararsak, öncelikle hücumumuza kesinlikle çeşitlilik katacağını söylemem gerekli. Geçtiğimiz sezon Caleb Green'li dönemde Green'den istediğimiz set şutu katkısını istikrarlı şekilde almakta zorlanırken bu sene Austin Daye ile bu noktada çok daha önemli bir silaha sahibiz. Yine Caleb Green'li dönemde maç tempomuzu zaman zaman Green'in ribaund sonrası yaptığı koşularıyla yukarıya çekebilirken bu durum, sıkışan oyunlarda kolay sayı bulmamızı ve çok fazla yarı saha hücumuna kalmamamızı sağlıyordu. Green'in sakatlığıyla bu durumun olumsuz etkisini oldukça fazla yaşamış ve sadece yarı saha hücumlarına kalarak hücumda çeşitliliğimizi kaybetmiştik. Önümüzdeki sene ise Austin Daye'in net aldığı ribaundlar sonrasında topu ortaya vurarak hızlı hücumu başlatması ve maç temposunu yükseltmesi yeniden yarı saha hücumuna alternatif olarak geçiş hücumlarını oynamamızı sağlayacak bir nokta.
Ergin Ataman'ın sisteminde topu yere vurabilen oyuncuların değerinin çok fazla olduğunu hepimiz biliyoruz. Geçtiğimiz sene oyun planını kısaların oynadığı tepe ikili oyunları sonrası alan dağılımı temelli top paylaşımı üzerine kuran koçumuz topu yönlendirebilmek için Sinan, Schilb ve Micov'u kullanıyordu. Ancak bu oyuncuların hiç birinin birincil yönlendirici olmaması, dönemsel form düşüklükleri, fiziksel ve mental olarak defoları, hücum istikrarımızı ve tavanını aşağıya çekerken bireysel olarak adam eksiltmekte ve kendi skorunu yaratmakta zorlanan kısalarımız yüzünden sert ve değişken savunmalar karşısında zorlanan ve tıkanan hücumumuz sadece Errick McCollum'un oyunu kaotik hale çevirmesine ve sezonun son kısmında Chuck Davis'in bireysel performansına kalmıştı. Austin Daye'in transferi bu noktada hücumda topu yere vurabilme adına önemli bir saldırı noktası olarak eklenirken, elimizdeki mevcut oyuncu profillerinden farklı olarak Daye'in kendi skorunu net bir şekilde yaratabiliyor olması, tepe ikili oyunları oynaması, isolation oynayabilme yeteneği hücumumuzda önemli bir çeşitlilik yaratacaktır. Tepede oynadığımız 4 & 5 ikili oyunlarıyla rakip pota altını direk olarak boyalı alandan uzaklaştırırken burada Daye'in hem şut hemde pas tehdidinin olması ise ikili oyunların savunulmasını zorlaştıracaktır. Daye'in ikili oyunda perdeye gelen oyuncu olması durumunda ise devrilmek yerine dışarıya açılması toplu oyuncunun potaya gitmesi adına önemli bir alan açarken, Daye'in dış şut tehdidi de önemli bir silah olacaktır.  

Austin Daye temel olarak Ergin Ataman hücumunda topla oynayarak önemli bir role sahip olacakken repertuvarında bulunan bazı yetenekleri sayesinde sezon içinde tıkanabilecek hücumlarımızda anlık çözümlerde üretebilir. Ergin Ataman yarı saha hücum varyasyonlarında genel olarak şutörleri perdeden çıkartan setleri kullanmamasına rağmen tıkanan ve yaratıcılıktan uzaklaşılan hücumlarda Daye'i perdeden çıkartıp topla buluşturarak guardlar üzerindeki baskıyı bir nebze olsun kırabiliriz. Ayrıca yine tıkanan hücumlarımızda Daye'in post oyununu denememiz, tabir-i caizse Pesaro'da attığı şekilde leblebi gibi fadeaway atmasını beklememiz ise yine anlık bir çözüm olsa bile hücumdaki sorunlarımızı giderebilir.  

Austin Daye'in takımımız içerisinde nelere artı yazacağından bahsetmişken nelere eksi yazacağından da ve bu sorunları nasıl giderebileceğimizden de bahsetmemiz gerekiyor. Yazının önceki kısımlarında anlattığım gibi Daye savunmada defoları olan ve konsantrasyon kayıpları yaşayan, atletizm, sertlik ve mücadele açısından sorunlu bir oyuncu olmasından dolayı sahada doğru beşlerle bulunması şart. Uzun rotasyonunda Lasme ile yan yana oynarken yaşayacağı sorunları minimize etsek bile uzun pozisyonuna transferi konuşulan Deon Thompson, Nenad Krstic gibi hücumda iş yapan ama savunmada ağır ve hantal oyuncuları düşünürsek bu rotasyonu tamamlayacak olan 4. uzunun mutlaka savunmada ortayı kapatabilen ve çemberi koruyabilen, hırslı, atletik, mücadeleden kaçmayan bir oyuncu olması şart. Gerekirse yetenekten vazgeçip "hustle" yönü güçlü bir oyuncu almalıyız. Daye'i de Thompson veya Krstic muadili oyuncularla yan yana kullanmak yerine Lasme ve alınacak diğer uzunla kullanmak çok daha verimli sonuç verebilir. Burada Deon Thompson veya Nenad Krstic yerine daha dengeli bir uzun almak ise denklemi daha kolay çözmemizi sağlayabilir. 
Austin Daye hamlesinin bir diğer olumsuz etkisi ise maç tempomuzu arttıracak hamleleri yapabilecek kapasitede olsa bile yarı sahadaki set tempomuzu da düşürecek olması. Austin Daye, Pesaro kariyerinde topu sürekli elinde isteyen, domine eden, çoğu zaman yarı sahaya bile kendi getiren bir oyuncuyken bizde bu özgürlükleri bulamayacak ve set düzenlerimizde ki "törpülenmiş role" adapte olmak zorunda kalacak. Daye'in topsuz oyundaki durağanlığını, yanında oynayacak olan Sinan ve Micov'u, kısalarımızın cut yapma konusunda ki isteksizliklerini, toplu oyuncuyu izleme alışkanlıklarını ve topsuz oyunda düşük seviyede olmalarını da düşünürsek yarı saha hücumlarında oldukça durağanlaşacağız. Bunu aşmak için ise mutlaka guard rotasyonunda set temposunu arttıran, pas sirkülasyonunu ve topun dönmesini sağlayan ek olarak delici bir guard alırken onu atletik, fizik olarak güçlü, savunmada ön alanda baskı yapabilecek ve ceza şutu kesebilecek bir guard ile tamamlamalıyız. Sinan, McCollum ve Micov'u da düşünürsek böyle bir kısa rotasyonu ile set tempomuzu bir nebze olsun arttırabiliriz. Ayrıca yine Daye ile alınan ribaundlar sonrasında bulacağımız geçiş hücumlarının sayısını arttırmamız durağanlaşan set hücumlarımıza alternatif olarak kolay sayı bulmamızı sağlayabilir.

AUSTIN DAYE NASIL BİR HAMLE?
Uzun ve video destekli iki yazıyla Austin Daye'in neleri iyi yaptığını, neleri kötü yaptığını, bize neler katıp neler alacağını, onu nasıl kullanmamız gerektiğini açıklamaya çalıştım. Genel olarak toparlarsam gelecek sezon hücumda Austin Daye'i  bolca set şutörü ve top yönlendirici olarak, zaman zaman ise post oynarken ve perdeden çıkıp şut atarken görmeyi bekliyorum. Hücumda kendi skorunu yaratacak olması bize çok büyük güç katacaktır. Savunmada ise yaşadığı konsantrasyon sorunlarını minimize edip en azından kara delik oluşturmayacak seviyeye gelirse ve sert Eurolague savunmalarına karşı o mental eşiği aşıp kendini kabul ettirirse çok önemli bir oyuncu haline gelecektir. Kişisel olarak ise bu noktalarda ondan ümidim var.

Yetenek olarak daralan Avrupa pazarında bu paralara Austin Daye gibi önemli bir hücum potansiyelini almak bence oldukça önemli ve güzel bir hamle. Umarım sakatlık yaşamadan, hem kendisi için hemde bizim için basamak atladığımız bir sezon geçiririz.      

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.