Galatasaray'ın evlatları..

Son sezonlardaki transfer dönemlerinde literatürümüze giren ve Hamza Hamzaoğlu döneminde tavan yapan "Galatasaray'ın evlatları.." kalıbı bu sezonda da başımızı ağrıtmaya devam ediyor. Yeni sezonun ilk kamp çalışmasının ardından teknik direktör Jan Olde Riekerink tarafından kadroda düşünülmedikleri için kadro dışı bırakılarak satılık listesine konulan Umut Bulut, Tarık Çamdal ve Olcan Adın yeni sezonda "Galatasaray'ın evlatları" kontenjanından yemeye devam ediyor. Yıllardır bu kontenjanda sürekli birileri oldu, isimler değişti ancak yaşanan süreçler hiç değişmedi. Profesyonellikten uzak olarak hayatlarına devam eden kulübün evlatları, sözde tarafsız spor basınımıza göre paragöz olarak nitelendirilen yabancılar kadar olamadılar.


Galatasarayın evlatları yıllardır kulübün, camianın başını ağrıtan en büyük faktörler arasında yer alıyor. Performans olarak fazlasıyla yetersiz olmalarına rağmen, nedense her transfer dönemi veya sözleşme döneminde "camianın çocukları bunlar!" algısı nedeniyle yöneticiler ve taraftarlar sürekli karşı karşıya geliyor. Spor basınında yer alan satılık kalemler, takım içindeki haber kaynaklarının kesilmemesi adına bu oyuncular adına tek bir kelime yazmazken kadroda düşünülmeyen yabancı oyuncular üzerinden ısmarlama haberler yazılmaya devam ediyor. Bunların en ufak örneğine şöyle bakalım.. 2015 yazında kadroda düşünülmeyen Yekta Kurtuluş tüm alacakları ve bonservissiz bir şekilde Sivasspor'un ve yine aynı dönemde Galatasaray ile sözleşmesi biten Aydın Yılmaz, bonservissiz olarak Kasımpaşa'nın yolunu tutarken, 2016 yazında Galatasaray ile sözleşmesi biten Emre Çolak bonservissiz olarak Deportivo'nun yolunu tuttu. Yeni sezonda kadroda düşünülmeyen Umut Bulut ve Tarık Çamdal kendilerine gelen teklifleri yetersiz (!) bulup redederken, bu isimlerin dışında Olcan Adın bazı takımlarla transfer görüşmeleri yapmaya devam ediyor. 

Galatasaray'dan yıllık 1.8 milyon euro ücret alan Umut Bulut'a kulüp tarafından "yeni takımında alacağın maaşın üzerini biz ödeyelim" teklifi yapılmasına rağmen tecrübeli oyuncu Kasımpaşa'dan kendisine gelen 1 milyon euro ve Karabükspor'dan gelen 800bin euro'luk teklifi redetti. Umut'un yanı sıra Tarık Çamdal'a da gelen bazı teklifler oldu. Eskişehirspor'dan yıllık 500bin, Trabzonspor'dan ise yıllık 700bin euro seviyesindeki teklifleri beğenmeyen sol bek oyuncusu Galatasaray'dan ayrılmaya pek sıcak bakmıyor. Tarık için son adaylar Antalyaspor ve Kayserispor. Bakalım bu tekliflere ne gibi bir kılıf bulacak beyimiz, yıllık 1.3 milyon euro aldığı Galatasaray'dan ayrılmamak adına. Galatasaray'dan yıllık 1.7 milyon euro net ücret alan Olcan Adın'ın ise kısa bir süre içerisinde Bursaspor ile sözleşme imzalaması an meselesi.

Tüm bunların yanı sıra, Galatasaray'ın evlatları gitmemek için ayak diretirken veya sözleşmeleri gereğince hakları olan ücretleri "oturdukları yerden" kazanmaları söz konusu iken; takımdan ayrılmak istediğini yönetime bildiren Blerim Dzemaili bonservis ücreti kazandırarak takımdan ayrıldı. Bir önceki sezon Genoa'ya bedelsiz kiralanan ve yıllık maaşının büyük bir kısmını ödediğimiz İsviçreli oyuncu gösterdiği performansla Euro 2016'da milli takım forması altında mücadele etmişti. Tecrübeli ortasaha oyuncusu, 2 aylık alacağı olan 420bin euro ücretinden feragat ederek 1.3 milyon euro bonservis bedeliyle Bologna'nın yolunu tuttu. İtalyan takımından 2.1 milyon euro ücret almayacağı kesin olan Blerim Dzemaili'nin daha düşük bir ücrete (belkide yarısı?) gittiği aşikar. Gerek ücretini bırakıp gitmesi, gerekse bonservis getirmesi ve 2.1 milyon euroluk maaş yükünden kurtularak finansal anlamda Galatasaray'a hareket alanı açması takdire şayan. Keza aynı şekilde, sene başında takımda düşünülmeyen İspanyol orta saha oyuncusu Jose Rodriguez'de transfer döneminin ilk günlerinde 1.7 milyon euro bonservis bedeliyle Mainz takımının yolunu tutmuştu. Hepsi bir kenara.. 2013 yılının yaz aylarında bonservissiz bir şekilde Kayserispor'dan transfer edilen Furkan Özçal, bu sezon başına kadar çeşitli takımlara kiralandı. Kiralama bedeli olarak toplamda 1 milyon euro üzerinde bir gelir elde edilen genç oyuncu sezon başında Serdar Aziz transferinde Bursaspor'un yolunu tuttu. 

Profesyonel futbolcuların sözleşmelerinde yazan rakamları talep etmeleri, oynamasalar bile bu paranın hesaplarına yatması elbette bu oyunun doğasında var. Ancak kadroda düşünülmediğiniz, satılık listesine konulduğunuz ve size çeşitli teklifler verilerek mağdur olmamanız düşünüldüğü takdire siz ayak diretiyor ve takımdan ayrılmıyorsanız, takımınızı zor durumda bırakıyorsanız, profesyonelliğiniz yalnızca sözleşme üzerinde veya banka hesaplarınızın kontrolünde aklınıza geliyor demektir. Profesyonelliğin en büyük göstergesi, bir sezon boyunca A2 takımla çalışmak veya kendi başınıza antrenman yapmak değil; düzenli olarak oynamaktadır. Bir sezon boyunca sadece 2 gol atan forvetin, satılık listesine konulduktan sonra "takımda kalmak istiyorum" diye ayak diretmesi, dünyanın hiçbiryerinde kabul edilemez. Kariyeri boyunca oynadığı 50'den fazla maçta bir tane asisti olmayan sol bek oyuncusunun da.. Dzemaili'nin, Rodriguez'in, Furkan'ın yaptığı gibi.. İş ahlakı herşeyden önce gelir. Ancak nedendir bilinmez, sürekli olarak "Galatasarayın evladı bunlar!" dediğimiz kişilerin sorumsuzluğundan dem vuruyoruz. 

Ne geldiyse başımıza, bu evlatlardan geldi ya..

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.