Nigel de Jong: Galatasaray ile büyüdüm

Galatasaray'ın transfer döneminin son günü kadrosuna kattığı Hollandalı futbolcu Nigel de Jong Spor Toto Süper Ligin resmi yayıncısı LİG TV’ye özel açıklamalarda bulundu. Çocukluğunda hep maçlarımızı izlediğini ve Galatasaray ile büyüdüğünü söyleyen Nigel de Jong’un açıklamalarının tamamı şu şekilde..


EVİMDE GİBİ HİSSEDİYORUM
Çok kısa zamandır buradayım. Ama kesinlikle adapte olmuş gibi hissediyorum kendimi. Bütün personel beni çok iyi karşıladı. Kendimi evimde gibi hissediyorum.

GALATASARAY’IN İSMİNİ DUYDUKTAN SONRA BU TEKLİFİN CEVABI EVETTİR
Transferim çok çabuk gelişti. Transferin bitimine 2 gün kalmıştı ve ABD’deki zaman farkından dolayı çabuk hareket etmemiz gerekiyordu. Menajerimden telefon aldım ve Galatasaray’ın teklifini iletti. Galatasaray’ın ismini duyduktan sonra bu teklifin cevabı benim için “Evet”tir. Çabuk alınmış bir karardı ama işin içinde Galatasaray olduğu için bu kararda zorlanmadım.

SNEIJDER’DEN BİLGİ ALDIM
Buraya gelmeden önce Galatasaray ve kulüple ilgili birçok şey duydum. Bunun kaynağı da en yakın arkadaşlarımdan biri olan Wesley Sneijder’di. Bana kulüple, organizasyonla, yaşamla ilgili birçok bilgi verdi. Ama buraya geldikten sonra gördüklerim beklentilerimin de üstünde.

O MELO, BEN NIGEL de JONG’UM
Felipe Melo çok iyi ve kaliteli bir futbolcu ve kulüple ilgili yaptıkları ortada. Ama o Melo, ben Nigel de Jong’um. Kulübün beni buraya getirme amacı o boşluğu doldurabilmek, sorunu gidermek. Ben kendi kaliteme ve yeteneğime güveniyorum ve elimden geleni yapacağım.

TOP KAPMAYI SEVEN, AGRESİF BİR OYUNCUYUM
Defansif olarak bire birlerde etkili olan bir oyuncuyum. Top kapmayı seven, agresif bir oyuncuyum. Defansın dengesini koruyan bir yapıya sahibim. Ofansif olarak da oyun kurmayı seven, dikine oynamayı seven, topla ilişkisi iyi olan bir oyuncuyum. Tabii ki benim yaşımda bile olsanız her zaman kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Gençken daha fazla gol atıyordum. Ama şimdi gol sayımda biraz düşüş oldu. Umarım bu sene bunu tekrar yukarı çıkartabilirim. Daha önce daha ofansif bir oyuncuydum. Ama defansif olarak değişimim 21 yaşında Hamburg’dayken başladı. O zamanki teknik direktörüm bana bu şekilde kendimi geliştirebilirsem dünyadaki sayılı isimlerden biri olabileceğimi söyledi. Bu da o zaman benim kafama yattı. Ama her zaman ofansif kaliteme de güvenen bir oyuncuyum.

BU TEMPOYA ALIŞIK BİR OYUNCUYUM
Uzun yıllardır futbol oynuyorum ve maç yoğunluğuna alışığım. Sezonun ortasında ABD’den gelmem sorun değil. Bu konuda önemli olan teknik heyetimizle iletişimimiz. Bu tempoya alışık bir oyuncuyum. Bu sezon Avrupa’da olmadığımız için haftada 1 maç yapacağız. Bu da benim için avantaj.

BU SENE BİZİM ŞAMPİYONLUĞU GERİ ALMAMIZ GEREKİYOR
Türkiye Ligi enteresan bir lig. Rekabet seviyesi çok yüksek. Özellikle büyük takımlar seviyesinde. Geçen sene Beşiktaş şampiyon oldu bu sene bizim bu şampiyonluğu geri almamız gerekiyor. Rakiplerimizde tanıdığım, iyi arkadaşım olan oyuncular var. Ama dostluk saha dışında kalır, saha içinde onlar benim rakibim. 31 yaşındayım çok da yaşlı sayılmam.

UZUN YILLAR GALATASARAY’DA OYNAMAK İSTİYORUM
Kariyerimin başından beri hep hedefim kupalar kazanmak. Şu andaki amacım da Türkiye’de şampiyonluk yaşamak. Uzun yıllar Galatasaray’da oynamak istiyorum. Milli Takım’daki hedefim de tekrar Milli Takım’da oynamaya başlayabilmek. 

Dünya Kupası Finali 6 sene önceydi. Xabi Alonso’ya yaptığım hareket bir kazaydı. Topa gitmek isterken yaptığım bir hareketti. O maçta beni daha çok üzen olay bizim finali kaybetmemiz oldu. Üzerinden 6 sene geçti artık önüme bakıyorum. İnsanların benim hakkımdaki düşünceleri beni ilgilendirmiyor.

ÇOK BÜYÜK BİR SAVAŞÇIYIM VE TAKIMIM İÇİN HER ŞEYİ YAPARIM
Ben saha içinde çok büyük bir savaşçıyım ve takımım için her şeyi yaparım. Kimsenin beni sevmesi için beklentim yok. Saha içinde böyleyim. Saha dışında ise bambaşka bir insanım. Taraftarlara bana verdikleri destekten dolayı çok teşekkür ediyorum. Onların desteği hem benim hem de takımımız için çok önemli. Onlara çok ihtiyacımız var. Bu zamana kadar birçok lakabım oldu. King Kong, Pitbull... Ama eninde sonunda taraftarlarımız bana bir lakap takacak.

GALATASARAY İLE BÜYÜDÜM
Bir ‘Aslan’ olmaktan dolayı çok mutluyum. Bu sadece benim değil; ailemin, beni tanıyanların mutluluğu. Çünkü ben küçüklüğümden beri Galatasaray ile büyüdüm. Türk arkadaşlarım sürekli Galatasaray’ı tutuyordu. Ailem ve arkadaşlarım beni sarı-kırmızı formayla görmek için sabırsızlanıyor. Küçüklüğüm hep Galatasaray’ın başarılarını seyrederek geçti. Onun için hep ‘Cimbom, Aslan, Sarı-kırmızı’’ kelimeleriyle büyüdüm. O zamanki futbolcuları hala hatırlıyorum. Hagi ve Hakan Şükür’ü izleyerek büyüdüm. Türkiye’de kazanılan kupaları, Avrupa’da kazanılan kupaları hep canlı izledim. O zaman Galatasaray’ı tutmam gerekiyordu. Başka da bir şansım yoktu, çünkü komşularımızın hepsi Galatasaray’ı tutuyordu.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.