Yeni sezon, yeni Galatasaray..

Geçtiğimiz sezon hem saha içi hemde idari anlamda büyük hayal kırıklığı yaşayan buna rağmen teknik direktör değişiminden sonra Türkiye Kupası kazanarak en kötü döneminde bile kupa kazanma başarısı gösteren Galatasaray'da bu yaz dönemi ise ümitsiz başlamasına rağmen yapılan başarılı hamlelerle son dönemlerin en iyi yaz dönemi olarak bitti. Bizde FCN Blog ailesi olarak sosyal medyanın önemli isimlerinden olan Burak Eren ile yaz dönemini değerlendirdik..


- Unutmak istediğimiz geçen sezonun ardından bu sezon başında Jan Olde Riekerink ve Levent Nazifoğlu önderliğinde yeniden bir atağa geçtik diyebiliriz. Kadroda taraftarların "çöp" diye nitelendirdiği oyuncular yollanırken, gerekli bölgelere transferler yapıldı. Transfer dönemini genel olarak nasıl değerlendiriyorsun? Son yılların en başarılı transfer dönemlerinden biri diyebilir miyiz?
Maliyetler tartışılacak elbette, özellikle de Serdar Aziz ve Eren Derdiyok ekseninde ödenen bonservis & yıllık ücretler anlamında ama genel ihtiyaca baktığımızda da son derece başarılı bir transfer dönemi geçti diyebilirim. Transfere geç başladık ama iyi bitirdik, Serdar Aziz imza attığında Haziran ayının sonuydu. Öncelik stoper değildi ve o maliyeti gördüğümde de geçen sezonun tekrarı olur gibi bir düşüncem doğmadı değil ama Riekerink'in teknik direktör olduğunun açıklanması ve Levent Nazifoğlu'nun işin içine girmesinin ardından doğru bir plan vardı, bu plan doğrultusunda da yapılanma gayet başarılı. Şöyle diyeyim, geçen sezon 75 milyon avro ödemişiz toplam maaş anlamında, bu sezon ise 60 milyon avro'ya düştü bu. Uefa'nın bize koyduğu kota 65 milyon avro. Bu rakamlar üzerinden geçen sezon ve bu sezonu kıyaslayalım. Hem daha alternatifli, hem daha kaliteli, hem de daha gençleşmiş bir takım var. Dediğin gibi, son yılların en başarılı transfer dönemlerinden biri.

- Jan Olde Riekerink'in demeçlerinden önde baskı yapan, top ayağında iken pas yapıp topa sahip olma odaklı bir oyun felsefesi olduğunu biliyoruz. Hazırlık maçlarında kanatlarda da hızlı ve klasik kanat özellikli oyuncuları tercih ederek oynadık. Bu sene saha içinde nasıl bir Galatasaray izleyeceğiz? Kurulan kadro sana umut vaat ediyor mu?  
Riekerink'in belki de en başarılı yönü, teşhisi doğru koyması. Geçen sezon temposuz bir Galatasaray vardı, sert ve agresif yapıdan uzaklarda, rakibi ısıramayan, pas oyunu oynamaya çalışan ama fizik anlamda da yetersiz bir ekip. Bunu gören Riekerink de topa daha çok sahip olmayı kurguladı geçen sezon ve Emre Çolak & Selçuk İnan orta sahasını kurdu mesela. Kağıt üzerinde yanlış ama geçen sezon mecburdunuz ve o sayede de gemi bir şekilde karaya yanaştırıldı, sezon kupa ile tamamlandı.

Yine plan aynı, topa sahip bir Galatasaray. Ama daha agresif, rakibi ısıran ve tempo yapabilen. Nigel De Jong o sertliği size sağlayacak, Tolga Ciğerci tempo yapacak, Eren Derdiyok sizi hücumda tutacak ve Bruma gibi bir isimle de hızlı oynayabileceksiniz. Hepsi yeni transfer, Bruma da dahil olmak üzere ve ihtiyaca yönelik hamleler. Hepsinden önemlisi de fizik olarak kendini yukarı çekmiş bir takım, iyi hazırlanmış, güçlenmiş. 

4-3-3 gibi başladı aslında Riekerink ama devamında 4-2-3-1'e döndü. Orta sahanın ortasında bir Sneijder olmadı, serbest bir Sneijder'in ise Akhisar maçında aldığı sorumluluk önemliydi mesela. Sistemin de odağı o, Sneijder'in yönlendireceği, daha fazla sorumluluk alacağı bir takım bu ve alternatifi de var, nefeslenmesi mümkün. Bu anlamda Josue önemli, doğru bir adımdı. Kanat rotasyonu belki de takımın en güçlü yönü. Belki de daha zorlu maçlar içerisinde Josue'yi kanat olarak izleriz ya da Sneijder'i sola çekmek mümkün olur. Bunu zaman gösterir, kanat tercihinin ne olacağı yönünde ama en güçlü rotasyon orada ki sistemin de Sneijder'in ardından ana parçası.

- Geçen seneye göre çok daha derin ve iyi bir kadromuz var, özellikle orta sahada Nigel de Jong, Selçuk, Tolga üçlüsü arasında büyük bir forma rekabeti olacak. Riekerink'in pas ve topa sahip olma odaklı oyun planını düşündüğümüzde hangi ikili bizim için çok daha yararlı olur?
Selçuk İnan maalesef kötü başladı, görüntüsü şu aşamada iyi değil. Formda bir Selçuk İnan'ı ben de değişmem ama geçen 3 maça baktığımızda da Selçuk İnan'ı tolere etmeye çalışan bir Tolga Ciğerci vardı. Takımın tempo silahı olduğu gibi, orta sahada oyunu da kurmaya çalışan, gerektiğinde dikine çıkan, şut deneyen bir isim. 12-13 km'leri zorluyor, bu tempodan vazgeçmenin de imkansız olduğunu düşünüyorum. Nigel De Jong ise sert isim, bahsedilen gibi de "tahta bacak" asla değil. Yüzde 88'li pas yüzdeleri var, geçen Melo ile kıyasında da bu istatistikleri paylaşmıştım. Topu tutar, sizi de nefeslendirir. Bir hücum aksiyonu olmaz ama pas olayında gayet iyi bir isim, bu da Tolga Ciğerci ile gayet iyi bir ikili olabileceklerini gösteriyor. Bunun yanında Josue de 8 numara için bir alternatif, es geçmemek lazım. Yani şu an kurulan orta saha sanki Selçuk İnan'sız bir yapıya evrim gibi, ondan sonrası adına atılan adımlar.
- Kurulan kadronun geniş olduğunu belirttik ancak özellikle stoper bölgesinde nicelik olarak fazla fakat nitelik olarak kısır bir rotasyonun olduğunu görüyoruz. Elimizde Chedjou, Serdar, Hakan, Semih, Koray varken transfer döneminin son anına kadarda Denayer konusunda girişimlerimiz oldu. Sence bizim ideal stoper ikilimiz nasıl olmalı? Kurulan kadronun en zayıf bölgesini sende stoper olarak mı tanımlıyorsun?
Bence stoper değil, sol bek. Carole'ye alternatif bulamadık ki bahsi geçen Linnes kendi pozisyonunda beklentinin uzağında, sol bek alternatifi olarak hiç olmaz.

Stoper konusuna gelirsek, haklısın. Nicelik anlamında sorun var. İsim isim bakılınca iyi ve dolu bir rotasyon gibi görünebilir ama hatalar var. Lider bir stoper eksikliği Ujfalusi'nin yokluğundan bu yana devam ediliyor, o isim ne Chedjou ne de Hakan Balta oldu. Günümüze bakarsak, Chedjou & Hakan Balta ikilisi de bence yürümüyor. Hakan Balta'nın sol stoper olması avantaj ama pas hataları artmış, ağırlaşmış bir isim. Chedjou ise ayakta duramıyor, hiç iyi durumda değil. Ekstraları var elbette, Karabük maçında Eren Derdiyok'a asist gibi. Ben şöyle tanımlıyorum, top bizdeyken ve oyunu rakip yarı sahaya yıktığımızda Chedjou ve Hakan Balta iyi isimler. Stoper konusunda önceliğimiz bu değil elbette, güven duymalıyız ama o güveni alamıyoruz.

Serdar Aziz isminin maliyeti tartışılır, hatta gerekliliği de ama artık transfer oldu, bundan sonrasına bakacağız. Bence kötü bir isim asla değil, hatta (Ömer Toprak bir yana) ülkenin en iyi yerli stoperi. Havadan iyi, hızlı, hamleli bir oyuncu ama hazır değil. Onu zaman içerisinde göreceğiz. Görüntü de Chedjou ile birlikte oynayacakları yönünde, hız anlamında onu tamamlar ama Chedjou'yu bu transfer döneminde göndermek gerekiyordu, yerine de lider özellikte, biraz tecrübeli bir isim almak. Denayer ise nicelik anlamında katkı sağlayacaktı ki özellikle hız anlamında. Serdar Aziz & Denayer ikilisini düşünüyordu Riekerink, şimdi Chedjou & Serdar Aziz oynayacak mecburen. Semih Kaya'yı ise yazmıyorum bile, şu an kadroda olmasının bir esprisi yok, yer bulamıyorum.

- Birazda kısa kısa sorular sormak istiyorum;
** Transfer döneminin en iyi transferi : Tolga Ciğerci. Nedeni de 25 yaşında olması, geleceği olan bir hamle. Sakatlık sorunları ile hatırlıyoruz ama sahada olduğunda fark yaratabilen bir isim ki bunu gördük. Almanya uzun süre peşinde koştu, boşa değildi.

** Transfer döneminin en kötü transferi : Emrah Başsan. Alındığı zaman da söyledim, son derece anlamsızdı ki Riekerink de sezon başlamadan gönderilmesini istedi. Sayabileceğim 4-5 tane isim vardı ama kanat rotasyonuna Emrah Başsan'ı da almak anlamsız oldu.

** Hazırlık döneminin en büyük hayal kırıklığı : Dzemaili diyeceğim ben buna, beklentim vardı çünkü. Üzerinde çok durdum, kalmalıdır, kalitesi önemli dedim ama yapamadığını gördüm. 10 numara pozisyonunda oluyor, serbest oynadığında ama ne 6 ne de 8 numara için iyi bir alternatif olamadı hazırlık maçlarında.

** Hazırlık döneminin piyangosu : Bruma diyebilirim, beklediğimizin üzerinde bir Bruma gördüm. Real Sociedad günlerinde de takip ettim ama görüntü hayal kırıklığı yönündeydi. Döndüğünde ise yıldız bir kanat oyuncusu misali bir etki yarattı. 5-6 milyon avro'lar konuşuluyordu, bir anda 13-14 milyon avro'ları konuşur olduk. Bizler adına çok büyük bir piyango bu.

** Gelecek sezonun en umut vereni : Buna bir çok isim yazmak mümkün. Eren Derdiyok diyebilirim, iyi başladı. Tolga Ciğerci de aynı şekilde ama Bruma'nın efekti bir başka olacak gibi.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.