Soru&Cevap | Burak Eren: Riekerink hücuma çare bulamadı..

Sezon başından beri topa hakim olan, pas rekorları kıran ancak hücumda istenilen üretkenlikten uzak ve taraftarını oynadığı oyunla tatmin etmeyen bir Galatasaray.. Buna rağmen 9 haftada toplanan 20 puan. Jan Olde Riekerink'in Galatasaray'ını sosyal medyanın önemli isimlerinden ve Sportif Cümleler blogunun sahibi Burak Eren ile konuştuk..

İki haftadır sakatlığı sebebi ile oynamayan Wesley Sneijder ve hücumda adeta bal yapmayan arı misali yan toplarla pas yapan bir Galatasaray var. Riekerink, ilk maçta Josue'li 4-2-3-1; ikinci maçta ise 4-4-2 düşünse bile bunlardan sonuç alamadık. Sneijder'siz hücumda yaratan bir Galatasaray mümkün olabilir mi?
Adanaspor maçındaki görüntüye 4-4-2 diyemeyiz aslında, Podolski forvet arkası gibi oynadı ve fizik yetersizliği de onu gerek kanatta gerekse forvetin arkasında verimsiz kılıyor. Forvet oynadığında da bu görüntüde rakip savunmanın arasında kaybolması mümkün ama büyük bir bitirici. Soruya gelirsek, Galatasaray bu sezon Sneijder'li de hücumda bir şey yaratıyor diyemeyiz ve konuyu da Sneijder'e bu anlamda bağlayamam. Benim de çok düşündüğüm ama anlayamadığım bir konu, yüzde 70'lere dayanan topla oynama yüzdesi, pas rekorları ama pozisyon bulamayan, tempo yaratamayan bir Galatasaray. Sneijder'siz bu düzen 4-4-2 demektir, Selçuk İnan & Tolga Ciğerci orta sahası da bu anlamda yetersiz bence. Ayrıca forvette mücadeleci bir ismin gerekliliği var ki o isim de ne Eren Derdiyok ne de Podolski. Yaratıcılık anlamda yükselen bir durum olmaz, 2011-2012 sezonunda olduğu gibi orta saha özellikli kanatlarımız yok. Belki Josue o oyunu oynar, 2. bir isim yazamıyorum. Sneijder'in hücumun aklı olduğunu düşünüyor ama ne oynadığını inanın bilmiyorum. Defansın derinliklerine kadar inen ve top alan, hayatının kalanını kendisini sol tarafa atarak geçirmeye odaklamış bir isim gibi. Bunu Riekerink bulacak, çözümü arayacak ama görünen o ki Sneijder, Podolski, Eren Derdiyok ve Selçuk İnan bir arada derken hücum düzeni oturmayacak.

Sezon başından beri topu ayağında tutan, pas istatistiklerinde sürekli kendini geliştiren, kaleye en çok şut çeken takımlardan biri olan bir Galatasaray var ancak buna rağmen hücumda ki üretkenliğimiz çok zayıf.. Galatasaray'ın bir hücum planı var mı, yoksa tabir-i caizse öyle kafamıza göre bir şeyler mi oynuyoruz?
Riekerink mutlaka plan yapmıştır, bunu da futbolculara anlatmaya çalışmıştır ama planın yeterliliği tartışılmaz bile, yetersiz. Top bizde, buna bağlı tempo yapamıyoruz ve bu da rakibi boğamamak, baskı kuramamak demek. Bruma'ya bel bağlamış bir hücum, takımı tek başına taşıyor ki onun aldığı inisiyatif Galatasaray'ın maç içerisinde geleceğini belirliyor. Kaos futbolu bile değil bu, kaos oyunu oynamak için bile bir planınız olur, topu rakip ceza sahasına doldurur durursunuz mesela. Eren Derdiyok var elinizde, ceza sahasında onu tuttuğumuz sürece mutlaka o kaos doğar, hatta Podolski'ye bile yarar bu durum. Ama Adanaspor maçında şunu gördüm, Podolski ayağına top bekliyor ama Eren Derdiyok gezerek oynuyor. Hatta bir ara kanat ortası yapıyordu, bu mudur Galatasaray'ın hücum şekli? Burada sorumluluğu alması gereken isim Sneijder ama o da maalesef yok, Riekerink de şu ana kadar bir çare bulamadı.

Eren Derdiyok.. Sezona çok iyi giren bir Eren vardı ancak haftalar ilerledikçe Eren'in saha içi etkinliği ve formunda gözle görülür bir azalma oldu. Eren mi kötü biz mi onu yeterince kullanamıyoruz?
Eren Derdiyok kaynaklı değil bu düşüş, maalesef kullanamıyoruz. Sezonun ilk haftalarında bu konuda daha iyiydik, yine yeterli değildi ama ceza sahasına yönelik bir kanat oyunu vardı. Şimdi ise tamamen kayboldu, beklerin hücum yeterliliği zayıf, özellikle de Carole. Kanatlar ise daha çok içe kat eden tipte, çizgi üzerinde değil de içeri kat ederek oynuyorlar. Haliyle Eren Derdiyok'u besleyen bir isim yok ve o da top almak için gezerek oynuyor, verimliliği düşüyor. Trabzonspor maçında etkili olduğumuz anlara bakın, topu ceza sahasına doldurduğumuz zamanları görürüz. Son dakikalar, Eren Derdiyok'un kaçırdığı golü hatırlayalım. Ya da Adanaspor maçı, Bruma'nın golü de bir bu şekilde geldi, ceza alanına daha sık ortaladığımız anlarda. Eren Derdiyok'u yeteri kadar kullanamıyoruz diye düşünüyorum ve bu tabloda da sahada kalmasının bir mantığı kalmıyor.

Bu sezon 9 haftada 4 defa gol yemeden maç tamamladık. Geçen seneye baktığımızda bu güzel bir istatistik gibi dursa bile hala defans 4'lüsünü tekte sayamıyoruz. Semih, Hakan, Chedjou derken ideal bir stoper ikilimiz yok ve sakatlıktan dönen bir Serdar var. Sence bu takımın ideal stoperleri kimler?
Serdar Aziz & Hakan Balta benim ideal tandemim ama devre arasında mutlaka bir lider stoper gerekliliği hissediyoruz ve sol stoper olması da bizi ileri taşıyabilirdi. Riekerink'in Chedjou'yu tutma nedeni topla ilişkisi, topu iyi kullanıyor ama yıllardır düşüş yaşıyor, maalesef bir stoper sertliği veya mücadelesi kendisinde yok. Semih Kaya ise son zamanlarda oynuyor, fena da iş çıkarmadı diye düşünüyorum ama yeterliliği hep tartışılacak ama rakibi ısırarak oynayan iki stoperimizden biri. Bu konuda en iyisi ise Serdar Aziz ama şu ana kadar Riekerink düşünmedi kendisini, bu durumu da sorguluyorum mesela. Bazı haberler çıkıyor, Semih Kaya'yı onun önünde görüyor gibisinden ama doğru olduğuna inanmak istemem. Serdar Aziz'in hızlı, hamleli, havadan iyi ve lider özelliği de barındıran bir isim olduğunu düşünüyorum. Verilen bonservis bir yana, bundan sonrasına bakmak durumundayız.

Yıllardır çok eleştirilse hala Galatasaray'ın sağ bekinde Sabri oynuyor. Linnes hayal kırıklığı yarattı, Cavanda ise facia bir Trabzon maçı oynadı. Nicelik olarak en zengin mevkilerimizden biri olsa bile sağ bek Galatasaray'ın kanayan yarası mıdır?
Geçmişe dönelim, 1990-2000 arası dönem. Ümit Davala, Capone ve Fatih Akyel gibi isimlerle istikrarlı bir dönem. Sonrasında ise gelen Sebastien Perez, bir sezon da oynasa istikrarlı bir katkı. Sonrası ise kaos, eleştirilen dönemler ve o zamanlardan bu yana da gelen bir Sabri Sarıoğlu gerçeği. Eboue ile de iyi bir dönem var ama yıllara yaydığımız bir istikrarı olmadı, bana sorarsan da kanayan bir yara bu. Bugüne dönersek, Riekerink'in Linnes konusunda hata yaptığını düşünüyorum. Hayal kırıklığı demek için erkendi, çok çabuk vazgeçti. Şu an elimizdeki bana göre en yetenekli sağ bek, özellikle de teknik anlamda. İyi bir sistem oyuncusu ama o sistemi göremediğimiz için Linnes'i de kötü kılıyoruz. Cavanda tempolu bir isim, çılgın bindirir ama kafasızdır. Onun için iyi alternatif derim ama onu da bir maçla yargılayamam. Sabri Sarıoğlu ise görüntü veriyor, ortalama bir performans ama bu ortalama hali bile istikrar timsali gibi. Riekerink'in sağ bek düşüncesi hatalı, ben Semih Kaya'nın bir şekilde yine sağ beke geçeceğini düşünüyorum.

Son olarak da Lionel Carole diyorum.. Sence de en hakkı verilmeyen oyunculardan birisi değil mi takımda? 
Hakkı veriliyor bence ama onu da sorguladığım zamanlar var. İyi bir savunmacı, tempolu ve sertte ama hücum yetenekleri de yeterli değil. Çizgiye inip yaptığı bir orta hatırlamıyorum, tek şutu da galiba Trabzonspor maçında. Eren Derdiyok dedik demin, böyle bir ismin varlığında beklerin daha asist özelliği olmasını beklerdim. Caner Erkin iyi bir alternatif olabilirdi, maalesef Carole çok fazla orta denemiyor, hücumda sürekli pas halinde, etkisi bu anlamda zayıf. Savunmada ise fazlasıyla güçlü. Alternatifinin olmaması ise üzücü.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.