Kadıköy'deki unutulmaz derbiler..

Türk futbolunun en büyük derbisi olarak kabul edilen Galatasaray - Fenerbahçe karşılaşmaları kuşkusuz her maç özel bir hikayeyi bünyesinde barındırıyor. Kadıköy deplasmanında çok uzun bir süredir kazanamayan Galatasaray, derbi tarihindeki en ağır mağlubiyetini burada yaşamasına karşın ezeli rakibi karşısında unutulmaz performanslara imza attı. 2010-11 sezonunda Juan Pablo Pino'nun efsane performansı, Burak Yılmaz'ın kulübeye geçerken 4 işareti yapması, geçtiğimiz sezon Olcan Adın'ın golden sonra dört yıldızlı armayı tribünlere gösterdiği anları da göz önünde bulundurursak Kadıköy'de pek fena hatıralarımız bulunmuyor. Gelin, hep birlikte derbi tarihindeki unutulmaz Kadıköy maçlarını birlikte hatırlayalım..


5) GALATASARAY MAĞLUBİYETİ OLAĞANÜSTÜ KONGREYE GÖTÜRDÜ!
1992 - 1993 sezonunda şampiyonu belirleyecek olan haftalara girildiğinde Galatasaray ezeli rakibi Fenerbahçe ile deplasmanda karşılaştı. Karl-Heinz Feldkamp yönetimindeki Galatasaray, karşılaşmaya hızlı başladı ve 7. dakikada Torsten Gütschow'un golüyle öne geçerken, 43. dakikada Mert Korkmaz direkt kırmızı kartla oyun dışı kaldı. İlk yarıda rakibine 1-0 üstünlük kuran takımımız, 10 kişi oynadığı mücadelenin ikinci yarısında 50. dakikada Tugay Kerimoğlu, 55. dakikada Hakan Şükür ve 76. dakikada bir kez daha Tugay Kerimoğlu'nun golleriyle sahadan 4-1'lik galibiyetle ayrılırken, ev sahibi ekibin tek golü 68. dakikada Tanju Çolak'tan gelmişti. Galatasaray bu galibiyetle şampiyonluğa büyük bir adım atarken, dönemin Fenerbahçe başkanı Metin Aşık bu mağlubiyet sonrasında olağanüstü kongreye gitmiş ve başkanlığı Güven Sazak'a bırakmak zorunda kalmıştı.


4) ULUBATLI SOUNESS EFSANESİ!
24 Nisan 1996 tarihi hiç kuşkusuz Türk futbolunun unutulmaz gecelerinden birisine tanıklık etti. O dönem çift maç usulü oynanılan Türkiye Kupası finallerinde iki ezeli rakip karşılaşmıştı. 1996 yılında Ali Sami Yen Stadı'nda oynanılan karşılaşmada 1-0 kazanan Galatasaray, finalin rövanşında sarı-lacivertli rakibi karşısında 90 dakikayı 1-0 geride tamamlamış ve mücadele uzatmalara gitmişti. Kadıköy'de oynanılan karşılaşmanın 116. dakikasında skora dengeyi getiren golü kaydeden Dean Saunders takımımız adına kupanın bir ucundan tutarken, zorlu mücadele sona erdiğinde kale arkası tribünlerde taraftarların elinden bayrağı alan dönemin teknik direktörü Graeme Souness orta sahaya bayrağı dikerek 1996 Türkiye Kupası finalinin "unutulmazlar" arasına girmesinde başrol oynadı.


3) ALİ AYDIN'IN KIRMIZI KART ŞOVU!
Derbiler her zaman agresif ve adrenalin dolu karşılaşmalar olup, iki takımın taraftarları iç saha maçlarında hakemleri ve rakibi baskı altına almanın yollarını ararlar. 16 Şubat 2002 yılında Kadıköy'de oynanılan karşılaşmada ise kelimenin tam anlamıyla bir hakemin şovuna tanık olmuştuk. Ezeli rakibi karşısında 27. dakikada Rapajic'in attığı gole engel olamayan ve karşılaşmadan 1-0 yenik ayrılan Galatasaray'da tam 4 oyuncu kırmızı kartla oyun dışında kalmıştı. Mücadelenin 62. dakikasında Emre Aşık, 76. dakikasında Hasan Şaş ve Joao Batista ve 80. dakikada Bülent Korkmaz karşılaşmanın hakemi Ali Aydın tarafından kırmızı kartla cezalandırılırken, Rumen teknik adam Mircea Lucescu'nun öğrencileri sezon sonunda şampiyonluk kupasını havaya kaldıracaktı. Karşılaşmanın hakemi Ali Aydın, kariyerinde ilk kez yönettiği bir derbi sonrasında haftalarca gündemde kalırken 2004 yılında Çaykur Rizespor forması giyen Vitoria'ya iki kez sarı kart göstermesine rağmen kırmızı kart göstermeyi akıl edememiş ve aynı sezon bir derbi (Galatasaray - Beşiktaş) sonrasında hakemlikten emekliliğini açıklayacaktı.


2)MILAN BAROS'UN DİREKTEN DÖNEN TOPU! 
Şike skandalının gölgesinde başlayan 2011-2012 futbol sezonunda Süper Lig'de normal sezonun 31. haftasında ezeli rakibi Fenerbahçe'ye konuk olan Galatasaray son yılların en dramatik maç sonlarından birisini yaşadı.  Şükrü Saraçoğlu'nda oynanılan karşılaşmanın 10. dakikasında Moussa Sow ve 15. dakikasında Alex de Souza'nın gollerine engel olamayan Fatih Terim'in öğrencileri, ilk 15 dakika sonunda 2-0 geriye düşmesine rağmen 36. dakikada Johan Elmander ve 86. dakikada Hakan Balta'nın golleriyle skoru 2-2'e getirmişti. Mücadelenin 67. dakikasında Necati Ateş'in yerine oyuna giren Çek forvet Milan Baros, karşılaşmanın 90+4. dakikasında Selçuk İnan'ın serbest vuruşta altı pasa gönderdiği ortaya ayak koymuş ancak top üst direkten dönmüştü. Üst direkten dönen top Baros - Aydın - Semih ve Engin dörtlüsüne en uzak köşeye düşmüş ve rakip takım savunması tarafından uzaklaştırılması sonrasında Bülent Yıldırım son düdüğü çalmıştı. Galatasaray ezeli rakibiyle berabere kalarak ligin bitimine 3 hafta kala 9 puanla liderliğini sürdürmüş ve normal sezonu lider bitirmeyi garantilemişti.


1) ŞAMPİYON GİTTİK, ŞAMPİYON GELDİK!
Milan Baros'un dokunduğu ancak üst direkten geri dönerek son yılların en dramatik maçıyla normal sezonu lider tamamlamayı garantileyen Galatasaray, aynı sezon dönemin federasyonu tarafından uydurulan Süper Final saçmalığının son maçında (ne hikmetse!) ezeli rakibi Fenerbahçe'ye deplasmanda konuk oldu. Şampiyonun belirleneceği karşılaşmada Kadıköy'de sahadan beraberlikle ayrılması halinde tarihinin 18. şampiyonluğunu ilan edecekti, ki öyle de oldu. Fatih Terim'in öğrencileri, ezeli rakibi karşısında sahadan 0-0'lık beraberlikle ayrılarak "ezeli rakibinin stadında" şampiyonluğunu ilan etmişti. Dünyanın hiç bir noktasında yaşanmayacak şeyler, o akşam Kadıköy'de yaşandı. Işıkların kapatıldığı, çimlerin sulanmaya başlandığı dakikalarda Galatasaray şampiyonluk kupasını havaya kaldırıyordu.

2011-12 sezonunda Kadıköy'den şampiyonluk kupasıyla ayrılan Galatasaray, bir sonraki sezonolan 2012-13 sezonunda ise Kadıköy'e "şampiyon" ünvanıyla geldi. Ligin 32. haftasında Sivas karşısında 4-2 galibiyetle ayrılan Galatasaray, şampiyonluk yarışında bulunduğu Fenerbahçe'nin aynı hafta Başakşehir karşısında sahadan 2-0 mağlup ayrılmasıyla şampiyonluğunu ilan etti. Süper Lig'de 33. hafta karşılaşmasında en yakın rakibine 9 puan farkla Kadıköy'e giden Galatasaray, üstüste 2.kez şampiyonluğunu kutlamaya ezeli rakibinin stadına gitti.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.