Sevgi, saygı ve özlemle..

16 Mayıs 1919 günü Bandırma vapuruyla Samsun'a hareket ederek Anadolu'daki şanlı milli mücadeleyi başlatan, yaklaşık 4 yıl süren amansız mücadelenin sonunda bugün en değerli varlığımız olan Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atarak bizlere bağımsız bir ülke armağan eden Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının 78. yılını geride bırakıyoruz. Türk ecdadını karanlıktan aydınlığa çıkaran kahramanın karanlığa uğurlanışıydı, 10 Kasım 1938 yılında saatler 9'u beş geçe. Türk milletinin bir parçası, Mustafa Kemal’in emanetinin bekçileri olarak kendisi ve silah arkadaşlarıyla tarifi kelimelere dökülemeyecek bir gurur duyduğumuzu bir kez daha onurla, şerefle dile getiriyoruz. Ebedi mirası olan Cumhuriyet'e her geçen gün daha fazla sahip çıkarak, bugün en büyük şükranlarımızı ve özlemlerimizi dile getirme günü.

1881’de Selanik’te hayata gözlerini açan mavi gözlü güneş, 1919 yılında Türk ulusunun üzerine güneş gibi açmıştı. Hayatı boyunca askeri disiplin içerisinde yaşayan Gazi Mustafa Kemal, ölümü yaklaşırken de vatanına hizmet etmek için can atıyordu. 1 Kasım 1938 tarihinde yapılacak olan TBMM açılışına hastalığı izin vermedi, katılamadı. Yatağa düşene kadar Mustafa Kemal vatanı için çabaladı, çalıştı, didindi. Ama yenik düştü.. Takvim yaprakları 10 Kasım – Perşembe’yi gösterirken, saat 9’u 5 geçerken gözlerini kapattı. Bir daha hiç açmayacakmışçasına..

1937 yılının sonlarına hastalığı onu etkilemeye başladı. Yorgundu Mustafa Kemal, üzerinde yılların verdiği yorgunluk vardı. 1938 yılında Yalova gezisi sırasında hastalığının en ciddi belirtilerini yaşadı ve rahatsızlığından ötürü tedavi altına alındı. Geçirdiği tedavi döneminin ardından kısmen iyileşen Mustafa Kemal dinlenmemenin etkisiyle yeniden rahatsızlandı. Hatay sorununun gündemde olması nedeniyle Mersin ve Adana’yı askeri teftişe çıkan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu yolculuğun yorucu olmasının yanı sıra bölgenin aşırı sıcağından da etkilenerek yeniden durumu ağırlaştı. 26 Mayıs tarihinde Ankara’ya döndükten sonra tedavi ve dinlenme amacıyla İstanbul’a döndü. Doktorlar siroz hastalığı teşhisini koymuştu ve dinlenmesi gerekiyordu. Deniz havasının iyi gelmesi nedeniyle Savarona Yatı’nda bir süre kalmak zorundaydı. Hasta olmasına, tedavi altına olmasına aldırmadan ülke sorunları ile uğraşmaya, boğuşmaya devam ediyordu. Temmuz ayının sonu, Ağustos ayının başına kadar yatında dinlenmeyi tercih etti, Ulu Önder. Ağustos ayı gibi rahatsızlığı artınca, deniz havası da pek yararlı olmayınca Dolmabahçe’ye çekildi. Hastalığı günden güne artan ve siroza karşı daha fazla direnç gösteremeyen Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, 5 Eylül 1938 tarihinde vasiyetini yazdı. Yaklaşık tüm varlığını Türk Tarih ve Dil Kurumu’na bağışladı.
Hastalığı her geçen gün ilerlemesine rağmen, sağlığının son günlerinde de ülke sorunlarını düşünüyordu. Tam bir ülke aşığıydı, büyük bir liderdi Mustafa Kemal Atatürk. Ekim ayında durumu birazcık düzelir gibi olsa da 29 Ekim’de gerçekleştirilen 15.yıl resepsiyonuna katılamadı. Katılamadı, katılamamasına ama Dolmabahçe Sarayı’nda kaleme aldığı mektup dönemin başbakanı Celal Bayar tarafından dile getirildi. Mustafa Kemal yazdığı mektupta milli ordudan ve Türk askerinden memnuniyetini dile getirirken; zor koşullarda olmasına rağmen vatanını, milletini yalnız bırakmak istememişti. Tarih 1 Kasım’ı gösterdiğinde TBMM’nin açılış töreninide katılamayan Mustafa Kemal yine kaleme aldığı açılış konuşmasını mektup olarak göndermiş ve dönemin başbakanı Celal Bayar tarafından okunmuştu. Hastalığının son derece şiddetli olduğu dönemlerde hazırladığı açılış nutkunda ülkenin sosyal ve ekonomik durumunun yanı sıra eğitim ve öğretim hayatı hakkında da bir takım dileklerini ifade etmişti.

Çok büyük bir askeri deha olan Mustafa Kemal, 8 Kasım günü yeniden ağırlaştı. Zamanın şartları ve imkanları dahilinde saat başı raporlar yayınlanıyor ve dile getiriliyordu. Mustafa Kemal’in yorgun vücudu daha fazla dayanamadı. 1881 yılında Selanik’te doğan bu eşi benzeri olmayan güneş, tarihler 10 Kasım 1938’i gösterirken batıyordu. Bir daha hiç doğmamışçasına battı, gözlerini kapattı. Dolmabahçe, İstanbul, Türkiye, Avrupa ve Dünya.. Çok büyük bir lideri, askeri, komutanı, insanı kaybetmişti. Cenaze törenine binler, yüzbinler katıldı. Geride ise gözü yaşlı milyonlarca kişi bıraktı.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.