Soru&Cevap | Burak Eren: Bu yönetimde bir vizyon ya da akıl göremiyorum..

İyi başladığı ancak daha sonra tökezlediği Spor Toto Süper Ligin devre arasına sonlara doğru toparlayarak 33 puanla 3. sırada girmeyi başaran Galatasaray,  devre arasında kadrosunu güçlendirme adına transfer çalışmaları yapacak. Bizde transfer dönemi öncesinde Galatasaray'ın mutfağını, futbol aklını Burak Eren (Sportif Cümleler) ile konuştuk..

Çok düz ve basit soracağım. 111 yıllık tarihe; bir sürü kupaya sahip Galatasaray'ın futbol aklı kim?
Mehmet Özbek diye biliyorum. Futbolu yöneten o, daha doğrusu Florya'yı. Levent Nazifoğlu ise transferin başında. Çağ dışı bir futbol aklıyla yıllardır ilerliyoruz.

Kimdir Mehmet Özbek ve ne vasıfla Galatasaray futbolunun başındaki isimlerden biri oluyor?
Kim olduğunu bilmiyorum, geçmişiyle hiç alakam yok. Dursun Özbek'in kardeşi işte, bu kadar basit. Vasfı da budur, ötesi yok. Basın önüne çıkıp konuşan bir isim de değil, ses tonunu dahi bilmem.

Bizim her şeyden önce itibarımızı yükseltecek bir futbol aklı-üst akıl hamlesine ihtiyacımız yok mu sence de profesyonelleşmek adına?
Yıllardır söylediğimiz, konuştuğumuz şeyler bunlar, hayalden öteye gitmeyen. Ünal Aysal döneminde de durum böyleydi ki en profesyonelleşmeye, Avrupa mantığıyla düşünen dediğimiz isim kendisi. Dursun Özbek döneminden itibaren ise daha da çağ dışı bir sisteme geçtik. Galatasaray'ın iyi bir sportif direktöre ihtiyacı vardır, futbolu yönetecek, teknik direktör ve transfer konusuna bakacak. Beşiktaş'ta Önder Özen dönemi için başarısız gördüğümüz yanlar vardır mesela ama günün temelinin atıldığı zamanlar onun döneminde gerçekleşti ki bu en basit örnek. 

Bugün transfer konuşuyoruz, ara transfer döneminde hamleler yapılacak. Maddi olarak da zor günlerdeyiz. Bu dönemde yapılacak transferlerin planlamasının ve araştırmasının yapıldığına inanıyor musun yoksa menajer önerileri ve kapalı kapılar ardındaki diyaloglara (arkadaş-ahbap ilişkilerine) göre mi yapılacak bu hamleler? 
Martin Caceres örneği mesela, mutlaka bir menajer önerisi. De Jong'un gelişi de böyleydi, Tiote'nin ülkeye gelme süreci de. Galatasaray'da işler böyle yürüyor, menajerler üzerinden ilerliyoruz. Ara transferde de böyle olacak, maksimum 2 hamle geçerkleşir ve onlar da menajerler üzerinden olur. Araştır şu yönde olmuştur, eksik pozisyonlar belirlenir, o pozisyonlara göre bazı menajerlere talimatlar verilir ve bazı futbolcular seçilir.
Mali olarak kalitemizi yükseltecek kalitede isimleri alamayacağımız konuşuluyor son günlerde basında. Sence elimizde para edebilecek yüksek maliyetli, yaşlı oyuncuları satıp para girişi sağlamalı mıyız yoksa genç, potansiyelli ama risk içeriği yüksek isimlere mi yönelmeliyiz?
Satalım diyoruz da ortada teklif yok ki. Burak Yılmaz'a geldi o teklif ve gitti, başka teklif yok. Öyle bir teklif olsa zaten satılır bazı futbolcular, Sneijder'di, Podolski'ydi diye düşünmezler. Galatasaray yaşlandı maalesef, gençleşmesi gerekiyor ama bu gençleşmeyi de bir plan içerisinde yapmanız lazım. Yönetime dönüp bakınca da bunun ne kadar boş bir hayal olduğunu görmek mümkün. Gençleşiyoruz diye yola çıkılsa da bir başarı elde edemezler, o sistemi ve planı kuracak vizyonu, aklı göremiyorum.

Daha önceki konuşmalarımızda Chedjou'nun gönderilmesi gerektiğini söylemiştin. Ancak Serdar'ın sakatlığından sonra Chedjou'nun kalabileceği konuşuluyor. Sence ne yapılmalı Chedjou konusunda?
Bence yine ayrılmalı, teklif varsa satılmalı ve kazandığın yanına kâr olarak kalmalı. Serdar Aziz'in Mart gibi dönebileceği söyleniyor, ameliyat olmayacak ve 6-8 haftalık bir tedavisi var. Chedjou ise Afrika Kupası'na gidecek, en iyi ihtimalle 3-4 maç yine kaçıracak. Chedjou'ya güvenemiyorum, kalması da bir anlam ifade etmeyecek.

Sidiki Maiga hamlesi hakkında ne düşünüyorsun? Bu tip hamlelerin artması gerekmiyor mu sence de? Birde Maiga konusunda beklentileri ne ölçüde tutmalıyız?
Maiga potansiyelli bir arkadaşımız, çok önemli bir yetenek. U21'de büyük bir fark yarattığı söyleniyor, kendisiyle sözleşme imzalanacak. Maiga'nın pozitif katkı vermesi şu açıdan da önemli, öncü olabilir ve bu tarz hamlelerin önü açılacaktır. Doğru olan da bu, kazancın büyük olabilir ama herhangi bir kaybın yok. Ülkede gelişmesi zor ama, Hollanda / Belçika eksenli kiralık geçireceği 1-2 sene onun futbola da büyük artı katar. Beklentiyi ilk etapta düşük tutacağız, formayı aldığı gibi muhteşem işler zor. Bruma gittikten sonra Maiga var demek yine zor, henüz 17 yaşında.

Son olarak da Sinan Gümüş.. Çok büyük beklenti yarattı ama o beklentilerin altında ezildi. Saha içindeki görüntüsü de oldukça kötü durumdaydı ilk yarı boyunca. Sinan'ı -Bruma gibi- ikinci yarı kiralamak mantıklı bir hareket olur mu?
Sinan Gümüş'ün sıkıntısı oldum havası. Bu havayı da yaratan maalesef bizler, kendi adıma bu suçu üzerime alabilirim. Maiga konusunda konuştuğumuz gibi, alışık değiliz ki bu tarz hareketlere. Ufak bir potansiyelde ayağa kalkıyoruz ve heyecanla birlikte beklentiyi anlamsız noktalara taşıyoruz. Sinan Gümüş de aldığı bu havayla birlikte oldum havasına girdi ve doğru katkının çok uzağına geçti. Oyundan çıkarken teknik heyete atar yapması mesela, ne ara bu konuma geçti? Riekerink'le de gelişmesini beklediğim bir isimdi, şans buluyordu çünkü. Sakatlıktan döndü ama geçen sezonu iyi bitirdi, bu sezona onunla başladık, ısrar da edildi sezon içinde ama olmuyor. Umarım Ocak ayı onun açısından iyi geçer ve en azından rotasyon için beklenti düzeyine biraz yaklaşır. Kiralama olayı ise zor, çünkü sayısal anlamda yeterli isim yok, Sinan Gümüş de giderse yeri doldurulamaz. Bu sezon sonu olabilir ancak ama kiralık gitmesinin de bir artı yaratacağını pek sanmıyorum.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.