Juventus’un Yeni Logosu: İleriyi Görmek

Geçtiğimiz günlerde logosunu yenileyen ve bu radikal kararıyla Avrupa basınında oldukça yer edinen Juventus, kimi kesim tarafından takdir edilirken; bazı kesimler tarafından ise bu kararı yüzünden oldukça eleştirildi. Editörlerimizden Berkay Işık bu radikal değişiklik ile ilgili Medium TR'de yayınlanan bir yazı kaleme aldı. İşte bir nefeste okunacak o yazı...

Futbol 150 yıllık bir endüstri. İngilizler bu sporu ilk oynadıklarında bu kadar büyüyeceklerini tahmin ettiler mi bilemeyiz ama futbol endüstrisinin geldiği nokta hayret verici büyüklükte. Geçtiğimiz aylarda yayınladığım bir yazıda Manchester United’ın bir futbol kulübü olup, bugün bir profesyonel holding gibi yönetildiğine ve stratejilerine değinmiştim. Geçtiğimiz hafta, şahsi fikrim yine futbol adına güzel bir hamle oldu ve Juventus yeni logosunu tanıttı.

Futbol bildiğiniz üzere 11 tane futbolcunun oluşturduğu takımlar ile oynanıyor. Takımlar ligleri, ligler ise konfederasyonları oluşturuyor. Fakat bu sistemin en önemli parçaları takımlar. Takımlar kendilerini ne kadar geliştirirlerse, futbol da o kadar gelişiyor. Marka kavramı da gelişimlerin en büyük etkenlerinden biri 21. yüzyıl için. Marka kavramını iyi analiz edip bünyelerine iyi adapte eden takımlar bugün bir futbol takımından daha fazlası olup yıllık 500 milyon Euro’dan daha fazla gelir elde edebiliyorlar. Önemli olan ise bu gelirlerin sadece küçük bir kısmı sportif kaynaklı oluyor. Gelirlerin büyük bölümü yayın anlaşmalarından gelirken, sponsor ve pazarlama gelirleri ise dudak uçuklatacak sayılara varabiliyor.

Marka ve pazarlamanın da en önemli anahtarlarından biri kimliktir. Kimliğiniz ne kadar başarılı ise siz de o kadar başarılı olabiliyorsunuz. Özellikle milyonlara hitap eden bir marka iseniz. Futbolda da kimliğin 3'e ayrıldığını biliyoruz; isim, logo ve renkler. 150 yıllık tarihi olan bir endüstride oyuncular elbette kimliklerini yenilemek zorunda. Çağa ayak uydurmak her zaman kazandıran bir hamle olacaktır. Kulüpler kuruldukları tarihten itibaren logolarını çeşitli yenilikler ile geliştiriyorlar. Kimi zaman ise tamamen yeni bir tasarım üzerine yoğunlaşıp fark yaratmaya çalışıyorlar. Aslında bu sadece futbol markaları için değil, bütün sektörlere dahil markalar için de geçerli bir durum. Burada benim önemsediğim şey ise, bir logo tasarlanırken ilerisi ne kadar görülüyor? Bunun en büyük örneği ise dünyanın en büyük içecek markalarından Coca-Cola ve Pepsi’de görünüyor. Pepsi bugüne kadar birçok kez logo tasarımını güncellerken Coca-Cola senelerdir eskimeyen logosu ile geleceğe yenilmemeye çalışıyor.

Futbolda ise yakın zamanda aklıma gelen iki logo değişimi var. Biri Paris Saint Germain, diğeri ise Manchester City kulüplerinin yapmış olduğu değişimler. İkisi de artık demode olmuş keskin kenarlardan vazgeçip daha yumuşak geçişlere yer verdiler. Yani günümüzde kabul görmüş, yakın gelecekte ise rahatça kabul görebilecek tasarımlar. Juventus ise geçtiğimiz günlerde bundan çok daha fazlasını yaptı.
“Yeni logo Juventus’u yaşamanın sembolü” ve “Yeni logo, yeni bir doğuş” cümleleri ile tanıtılan logo günümüz tasarımının da ilerisinde şahsi fikrim. Oldukça vizyon sahibi ve cesaret isteyen bir hamle. Günümüzde sosyal medyanın etkisi ile bir haberin müthiş bir hızla yayılması hem eleştirileri hem de takdirleri oldukça ani bir şekilde topluyor. Bu logoyu da çok beğenenlerin yanı sıra eleştirenler oldukça fazla. Kulübün sahibi Agnelli ise “Juventus daima ileriyi düşünen bir kulüp ve aile” cümlesi ile atılımlarının ne kadar ciddi olduğunu zaten belirtiyor. Juventus şu an İtalyan kulüpleri ile değil, popülerliği sadece futbol ile sınırlı kalmayan Manchester United, Arsenal, Bayern Münih, Real Madrid ve Barcelona ile benzer çizgide ilerlemeye çalışıyor. Bunun altını Agnelli’de “Bizim modellerimiz İtalyan kulüpleri değil, daha büyük kulüpler” cümlesi ile çiziyor.

Ve bu hamlenin sadece logo ile sınırlı kalmadığını görmek çok kolay. Bu yeni bir markalaşma, kulübün pazarlama stratejilerinin çok daha ileriye taşınması manasında. Tasarımın arkasındaki adam, Manfredi Ricca’nın açıklamalarına bir bakalım: Bu değişimin yapı taşı Juventus’un her zaman futbola bağlı olduğu, fakat bundan çok daha fazlası var. Futbolu seven taraftarımız için markanın her zaman futbol temelli kalmasını istiyoruz fakat amaç ise futbolu önemsemeyen kitlenin de markası olabilmek.

Daha iyi pazarlama futbolun sınırlarını ne kadar aştığını bize gösteriyor, bunu ise “Juventus geriden olayları izlemektense bu değişimin parçası olmak istiyor. Bu da Juventus felsefesinin futbol çerçevesinin çok daha ilerisinde olduğunun bir açıklamasıdır” diye açıklıyor.

Ne bir tasarımcıyım, ne de bir pazarlama uzmanı. Fakat rahatlıkla söyleyebileceğim bir şey var ki; Juventus oldukça ileriye koca bir adım atmış durumda. Bu cüretkar adım şüphesiz daha nice kulübe cesaret verecektir. Futbol oldukça enteresan bir şekilde büyüyor, bizde güzelliklerinden faydalanmaya çalışıyoruz.

_____________
Dipnot: Kapatmadan internette çok hoşuma giden iki tasarımı buraya bırakayım. İlki yeni logonun üzerine yapılmış bir çalışma. Yeni tasarımı geleneksel logo tasarımı ile harmanlayınca da hiç fena olmuyor! İkinci fotoğraf ise bir forma tasarımı, buna söyleyecek sözüm bile yok. Hayatı boyunca Juventus’a ilgi duymamış bir insanın aşık olarak almak isteyeceği bir tasarım, şahane olmuş.

Müthiş bir düzenleme değil mi? Logo sembolü ve rütbe belirtici yıldızlar unutulmamış.

 Buna söyleyecek söz bile bulamıyorum!

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.