THY Euroleague | İki devre, iki farklı oyun

Salı günü Maccabi FOX Tel-Aviv'i evinde 102-63 gibi farklı bir skorla geçerek moral depolayan Galatasaray Odeabank, Turkish Airlines Euroleague 20. hafta karşılaşmasında Fenerbahçe'ye konuk oldu. Karşılaşmada Fenerbahçe adına 2 maçtır sakatlığı sebebiyle forma giyemeyen Ekpe Udoh bu maçta da oynayamazken; takımımızda uzun süreli sakatlığı olan Emir Preldzic dışında bir eksik yoktu.

Karşılaşmaya Bruno Fitipaldo - Sinan Güler - Blake Schilb - Vladimir Micov - Tibor Pleiß beşi ile başlayan takımımız ilk sayılarını Sinan Güler'in potaya gidişi ile buldu. Maçın ilk dakikalarında Fitipaldo'nun topsuz oyunu ile etkili olmaya çalışan takımımız, savunmada ise ikili oyunlarda içeriye gömülerek boyalı alanı korumaya çalıştı. Fenerbahçe uzunlarının ikili oyunlarda agresif show-up yapması karşısında zaman zaman zorlansa bile topu ters tarafa döndürmeye çalışan takımımız, doğru saha içi yerleşimi ve dinamik hücumlar ile hücumda rahat oynadığı ilk çeyrekte TV molasına 11-14 önde girdi. Mola dönüşünde yarı saha hücumlarında harika saha içi yerleşimi ile çok rahat hücumlar bulan Ergin Ataman'ın öğrencileri farkı çift hanelere çıkartınca Obradovic molasına başvurdu(11-22). Mola dönüşü pota altında Pleiß'ı kullanmaya çalışan takımımıza karşı Bogdanovic ile etkili olan Fenerbahçe farkı azaltmaya çalışsa bile çabuk toparlanan Galatasaray Odeabank ilk çeyreği 19-27 önde geçti. 

İkinci çeyreğe Blake Schilb'in el üstünden bulduğu orta mesafe şut ile başlayan takımımız, Schilb'in domine ettiği bu dakikalarda farkı çift hanelerde tutmayı başardı(28-38). Blake Schilb'in adeta "god mode-on" modunda oynadığı ikinci çeyrekte hücumda her istediğini yapan ve Fenerbahçe savunmasını kroke duruma getiren Galatasaray Odeabank, farkı iyice açtı ve Zeljko Obradovic'e molayı aldırdı(31-44). Mola dönüşünde önce basit bir savunma hatası ile boş üçlük yiyen takımımız, hücumda da basit  bir hata ile top kaybı yapınca Ergin Ataman hemen molasına başvurdu. Mola dönüşünde Fitipaldo-Sinan ikilisine dönen takımımız, iyi top paylaşımı yaptığı hücumdan bulduğu basketle küçük çaplı krizden kolay çıktı. Antic-Datome ikilisinin aynı anda sahada olduğu dakikalarda değişmeli adam adama savunmada Fenerbahçe oyuncularının yaptığı hataları çok iyi değerlendiren ve durağanlıktan uzak oynayan Ergin Ataman'ın öğrencileri bir kez daha Zeljko Obradovic'e mola aldırdı(39-53). Hücumdan aldığı enerji ile savunmada da oldukça agresif olan takımımız, temastan ve mücadeleden kaçmazken oldukça iyi oynadığı ilk yarının ardından soyunma odasına 41-54 önde girdi. 


İkinci yarıya maça başladığı beş ile başlayan takımımız, ilk savunmasında top çalarak devreye iyi bir başlangıç yaparken; ilk sayılarını ise Sinan Güler'in penetresi ile buldu. Fenerbahçe'nin tam sahada baskılı savunması karşısında zaman zaman topu çıkarmada zorlanan Galatasaray Odeabank, yarı sahada ise doğru saha içi paylaşımı üzerinden sayılar bulmaya devam etti(61-48). Bu dakikalarda Fenerbahçe sertliği arttırıp momentumu lehine çevirmek isterken, takımımız üst üste topu yarı sahadan taşıma aşamasında hatalar yapınca Ergin Ataman Fenerbahçe'nin ritme girmemesi için hemen molasına başvurdu(55-63). Mola dönüşünde de maçın başında yaptığı doğruları yavaş yavaş terk etmeye başlayan takımımız, üst üste topu çevirmeden şutlar kullanınca fark iyice eridi(57-63). Bu sekansta ilk yarının suskun isimlerinden Jan Vesely sahaya enerji koyma noktasında ağırlığını koyunca Fenerbahçe taraftarı da maçın içine girdi. Periyotun sonunda Fenerbahçe'nin enerjisine karşı koyamayan takımımız yakaladığı farkın erimesine izin verdi ve son çeyreğe 64-66 önde girdi. 

Karşılaşmanın son çeyreği karşılıklı basketlerle başlarken Sinan Güler'in asistleri üzerinden basket bulan Ergin Ataman'ın öğrencileri, topu ilk yarıdaki gibi paylaşmaya başlayınca üçüncü çeyrekteki ölü toprağını üstünden attı(66-73). Bu sekansta savunmada temastan kaçmayan takımımız savunması ile maçın içinde kaldı. Hücumda istediği gibi sahaya yerleşen ve topu çeviren takımımız, son tercih noktasında hatalar yapınca üst üste hücumlardan boş döndü ve Fenerbahçe yakaladığı 7-0'lık seri ile skorda eşitliği yakalayınca Ergin Ataman molasına başvurdu(73-73). Mola dönüşünde Blake Schilb'in üçlüğü ile nefes alan takımımız, sonraki hücumlarda yeniden durağanlaşınca son üç dakikaya 75-76 önde girdi. Karşılaşmanın son dakikaları nefes keserken daha az hata yapan Fenerbahçe sahadan 85-80 galip ayrıldı.   

İLK YARI: DOĞRU SAHA İÇİ YERLEŞİMİ, KUSURSUZ HÜCUM
Fenerbahçe maçın başında ikili oyun savunmasında Jan Vesely ile agresif show-up ve ikili sıkıştırmalar yaparken; takımımız doğru saha içi paylaşımı üzerinden topu çok iyi çevirince boş üçlükler buldu. Fenerbahçe'nin riskli savunmasına cezaları çok rahat kesen Galatasaray Odeabank, topu ters tarafa çevirdiğinde penetre ederek de rakip savunmayı iyice dengesiz halde yakaladı. İkinci çeyrekte ise hücumda set temposunu yüksek tutan ve sürekli topsuz katlarla Fenerbahçe savunmasını dengesiz halde yakalayan takımımız, Schilb'in önderliğinde çok akıcı şekilde hücum etmeyi başardı. Özellikle Datome-Antic ikilisi sahadayken adam değişmeli Fenerbahçe savunmasına karşı topsuz alanda sürekli hareketli olarak rakibini hataya zorlayan Ergin Ataman'ın öğrencileri; bireysel zorlamadan uzak, topu iyi paylaşarak hücum edince attığı 22 basketi 18 asist üzerinden buldu ve ilk 20 dakikada çok rahat bir şekilde 54 sayı buldu. 

İKİNCİ YARI: BASKIDA ÇÖZÜM ÜRETEMEDİK
İkinci yarıda Fenerbahçe momentum kazanmak için tam saha baskı yaparken yarı sahada da topa baskısını arttırınca; takımımız hücumda topu çeviremediği hücumlarda istediği atışları bulmakta zorlandı. Fenerbahçe'nin ön alandaki sert savunması karşısında maçın başında yaptığı doğrulardan vazgeçmek zorunda kalan takımımız, el üstü şutlara kalınca ilk yarıdaki yüksek yüzdesi de iyice düştü. Bu dakikalarda baskılı savunma karşısında topsuz oyundaki aktivitesi de düşen takımımız akıcılıktan da iyice uzaklaştı. Sahaya koyduğu enerjiyi yükselten Fenerbahçe, savunmadan aldığı momentum ile hücumda da etkili olunca 15'lere çıkan fark 2'ye kadar düştü. Son çeyreğin başında tıpkı ikinci çeyrekte Blake Schilb'in etkili olduğu sekanstaki gibi Sinan Güler ile etkili olan takımımız, topu paylaşmayı yeniden hatırlayınca hücumda kendine geldi. Yalnız topu yeniden çevirmeyi hatırlayan takımımız, bu sefer de topu ters tarafa çevirdiğinde penetre yerine şutu tercih edince istediği isabetleri bulamadı. Karşılaşmanın son 2 dakikası içinde ilk yarıda çok iyi yaptığı çembere gitme işini tekrardan hatırlayan takımımız, hücumda istediği şutları buldu ve oyunun içinde kaldı. 

KARAR ANINDA CAN YAKAN HATALAR
Karşılaşmanın son dakikaları nefes keserken önce ikili oyun savunmasında Diebler'in basit hatası yüzünden üçlük yiyen takımımız sonrasında ise hücumda durağan oynayınca Micov'ın tepede bire birine kalıp hücum faul yaptı ve belki de daha fazla hak ettiği karşılaşmada mağlup olarak deplasman galibiyetini bir başka maça bıraktı.

GÜZEL MÜCADELE, DOĞRU OYUN
Sezon başından beri deplasmanda oynadığı ruhsuz ve mağlubiyeti kabul etmiş oyunu ile büyük eleştiriler alan Galatasaray Odeabank, belki de ilk defa sahaya bir maçta karakter koydu. Doğru oyun planı ve sakin oynadığı ilk yarının ardından büyük avantaj elde eden takımımız, üçüncü çeyrekte ise sahaya enerji koyma noktasında rakibinin çok altında kalınca belki de karşılaşmayı burada kaybetti. Her şeye rağmen maç sonuna kadar oyunun içinde kalan takımımız, maç sonunda çok basit hatalar yapınca sahadan mağlubiyetle ayrıldı. 

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.