Ağlanacak halimize gülüyoruz..

"Ağlanacak halimize gülüyoruz." Çok trajikomik bir atasözümüzdür aslında bu bana kalırsa.. Özeleştiridir. İçinde bulunduğun durumun getirdiği küçük mutlulukla aslında ne kadar kötü durumda olduğunu saklamaya çalışmak ama becerememektir. Dün de aslında bu atasözünün neredeyse sözlük karşılığı bir olay yaşadık. Çok büyük bir başarı elde etmişiz gibi sevindik. Aslında ağlanacak halimize gülüyorduk sadece..

Dün öğle saatlerinde Galatasaray kadın basketbol takımı Abdi İpekçi Arena'da "kendi seyircisi önünde" Fenerbahçe'yi mağlup etti. Derbi karşılaşması, rakip güçlü, psikolojik ve maddi etkenler işin çok içinde.. Sahada ortaya konan büyük bir mücadele ve kazanılan bir zafer var; amacım bunu küçümsemek değil. Benim asıl dikkat çekmek istediğim nokta koskoca asırlık çınar Galatasaray; evinde oynanan bir derbi karşılaşmasına favori olarak çıkmadı ve alınan galibiyete fazlasıyla sevindi. Hepimiz sevindik..

Derbi maçları her daim özeldir, her zaman ayrı bir anlam kazanır ama Galatasaray, tarihi boyunca hiç bu kadar küçümsenmemişti. Hele ki evinde oynadığı bir mücadelede. En kötü yüzde 51'e 49 favori gösterilirdi. Ama o günleri geride bırakıyoruz artık ve bu durumu çok çabuk kanıksadık ne yazık ki. 

Hikaye bu kadar değil elbette; tablonun asıl iç parçalayan tarafı Galatasaray Spor Kulübü ezeli rakibi Fenerbahçe'yi 2016-2017 sezonunda tüm takım sporları içinde ilk kez mağlup etmeyi başardı! Sadece basketbol değil, tüm takım sporları diyorum. Futbol, basketbol, voleybol hatta yeni kurulan ve ilk senesinde küme düştüğümüz E-Spor dahil. Oynanan toplam 12 karşılaşmada 10 mağlubiyet; 2 beraberlik var. 13. karşılaşmada ilk galibiyetimizi aldık. Ne kadar trajikomik değil mi? Ezeli rakibiz ve 12 kez karşılaşıp galibiyet alamıyoruz.

Galatasaray bu değil... Galatasaray'ın forması çıksa şurada daha fazla galibiyet alırdı. Bu kulüp her daim "winner" bir kulüptü. Derbilerde, kritik maçlarda, kupa maçlarında n'olursa olsun kazanırdı. Bu kadar ezilmezdi.. Dursun Özbek ve yönetimi, 100 küsür yıllık bir kulübün tüm "winner" karakterini kaybetmesini sağladı. Mali başarısızlığın yanında sportif açıdan da başarıyı kaybetti. Hani Dursun başkan "Üç yılda bizim yaptıklarımızı kim yapabilir" diyordu ya; gerçekten bir önceki dönemde rekor sayıda kupa kazanan takımı Aziz Yıldırım gelse ezeli rakibi karşısında bu kadar aciz duruma sokamazdı!

Biz de taraftar olarak bundan dört sene önce "normal" diye karşılayacağımız bir galibiyet karşısında sanki ilk kez meme görmüş küçük çocuk gibi seviniyoruz.. 

Kısacası ağlanacak halimize gülüyoruz...

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.