Alperen Kurnaz: Basketbol sistemleri arasında çok fark var!

Galatasaray altyapısından çıkan ve şuanda Amerika'da basketbol hayatına devam eden 1999 doğumlu Alperen Kurnaz TrendBasket'ten Gökberk Yenitepe'ye özel açıklamalarda bulundu. Yıldız milli takımda Avrupa üçüncüsü olan kadronun içinde yer alan ve Amerika’nın sayılı basketbol programlarından birisi olan Hillcrest’te basketbol hayatını sürdüren Alperen Kurnaz, NBA hayalinin olduğunu söylerken, iki ülkenin basketbol sistemleri arasında büyük farklar olduğunu belirtti. 

BİREYSEL AÇIDAN İYİ BİR SEZON GEÇİRDİM
Alperen, Amerika'da başarılı bir sezonu geride bırakırken Grind Session turnuvasında yaşadıkları şampiyonlukla ilgili; ''Bu sene birden çok turnuvaya katıldık. Bunların çoğu The Grind Sessions adlı organizasyonun turnuvaları idi. Bu organizasyon Amerikan’nın en önde ve gözde turnuvalarından birisi. Bu organizasyonda biri dışında tüm maçları kazandığımız için final niteliğindeki “National Championship” turnuvasına da katılmaya hak kazandık. Burada bu turnuvaya Amerika’nın en önde gelen 16 lise takımı katılabiliyor. Eleme maçlarında önce Tennessee Prep’i, daha sonra Mümin Tunç’un da oynadığı 22ft Academy’i yendik. Ardından ülkenin önemli takımlardan Prolific Prep ile eşleştik. Sene içerisinde bu takıma 3 defa kaybetmiştik, ama bu maç şampiyona olduğu için biraz farklıydı sanırım. Uzatmaya giden maç sonucu galip gelen takım biz olduk. Final’de de The Rock takımı ile oynadık. Çok şükür kazanarak şampiyon olduk. Bireysel açıdan da çok iyi geçirdiğim bir turnuva oldu.'' ifadelerini kullandı.

NBA HAYALİM VAR
Gelecek planlarından ve hayallerinden bahseden Alperen, ileride NBA'de oynamak istediğini söylerken sözlerine şu şekilde devam etti. "Birçok hedefim var. Öncelikle kendime ve aileme verdiğim sözü tutmak istiyorum. Burada üniversite bursu ile hem basketbol hem de eğitim hayatıma devam etmek istiyorum. Bu konuda birçok gelişme de var. Ailece oturup, planlı bir şekilde hangi ortamın gelişmemi ilerletebileceğini, hangisi ortamı seçeceğimize karar vereceğiz. Tabii ki de benim de bir NBA hayalim var; bunun çok çalışmadan olmayacağını bilenlerdenim. Bunun için çok istekli bir şekilde çalışmaya devam ediyorum. Sadece hayal ederek sonuca ulaşılamayacağını bilerek, reel düşünmeye çalışıyorum. Eğer başarılı olacaksam sadece hayallerle yaşamamam gerekiyor. Gerçekçi olmam lazım, yani hiç duraksamadan kendimi geliştirmem lazım."

TÜRKİYE'DEN AMERİKA'YA GİTMEK ÇOK KOLAY BİR KARAR DEĞİLDİ
Amerika'ya gitme kararı hakkında bunun çok zor alınmış bir karar olduğunu ve sadece basketbol oynamaya değil, tabir-i caizse hayat okulundan mezun olmak için böyle bir tercih yaptığını söyleyen Alperen, "Türkiye'den Amerika'ya gitmek çok kolay bir karar değildi elbette. Bu kararın içerisinde sadece basketbol ve eğitim de yoktu. Aynı zamanda kendi başıma yaşamayı öğrenip, kendi başımın çaresine nasıl bakabileceğimi de bilmem gerekiyordu. Babam ve ben ‘hayat okulu’ dahil diğer başlıkların gerçekleşebilmesi Amerika’nın doğru bir yol olduğu konusunda birleştik. Ayrıca basketbol ve eğitim konusunda Amerika’da oturmuş bir sistem var. Her ikisini aynı anda ilerletebiliyorsun. Türkiye’de ise bu çok zor oluyor, ikisinden birini tercih etmen gerekiyor. Ben bu kumarı oynamak istemedim açıkçası." dedi.

BASKETBOL SİSTEMLERİ ARASINDA ÇOK FARK VAR
İki ülke arasında basketbol sistemi açısından büyük bir fark olduğunu söyleyen Alperen, Amerika'da işlerin çok daha profesyonel gerçekleştiğini ve duygusallığa hiç yer olmadığını söyledi. "Alışma süreci benim için de zorlu oldu herkes gibi, ama üstesinden geldiğimi düşünüyorum. Ailem, bana Türkiye’den çok destek oldu, buraya alışmamı kolaylaştırdılar. Basketbol sistemleri arasında çok fark var. Alışmam biraz uzun sürdü. Türkiye’de takım oyununa dayalı bir sistem var, burada ise neredeyse tamamen bireysel yeteneklere dayalı. Herkesin de bildiği gibi maçlar çok hızlı oynanıyor. Savunma ve hücum konusunda başlarda tıkansam da artık adapte oldum. Burada çok iyi oyunculara karşı oynuyorsunuz, rekabet etmek zorundasınız. ‘Yapamam’ dediğiniz anda işiniz biter! Kendinizi göstermek istiyorsanız, üstesinden gelip o oyunculardan daha iyi işler yapmak zorundasınız. Bunu başardığımı düşünüyorum. İlk başlarda 5 dakika civarında aldığım süre, son maçlara doğru ortalama 25 dakikaya kadar çıktı. Burada duygusallığa hiç yer yok. Eğer sahada duygusal olarak devam ederseniz, tutunmanız çok zor. Ben başlarda bu yüzden çok sıkıntı çektim diyebilirim. "

EN ÇOK ZORLAYAN ŞEY AİLEMDEN UZAK OLMAK
Eğitim açısından Amerika'da daha çok ders varmış gibi gözükse bile derslerin kolay olduğunu dile getiren genç basketbolcu, en çok özlem duyduğu şeyin ise ailesi olduğunu söyledi. "Eğitim ise burada Türkiye’ye kıyasla daha kolay. Yabancı diliniz var ise zorlanacak çok bir şey yok. Burada ders sayısı Türkiye’de görülen derslerin sayısından daha fazla ama zorluk seviyesi oraya göre daha düşük. Diğer konularda olduğu gibi bu konu da adaptasyon meselesi. Alıştıktan sonra her şey çok kolay oluyor. Aileden uzak olmak beni en çok zorlayan konu oldu. Özlüyorsunuz, yanlarında olmak istiyorsunuz ancak bu yaşanılması gereken bir süreç, zorlukları aşa aşa gitmeden bir yere ulaşamıyorsunuz. Hem ben hem ailem şu anda fedakarlık yapıyor. Ancak günümüz iletişim imkanları ile bunu minimuma indirmek kolaylaştı tabi ki.  Bir de nasıl olsa kalplerimiz hep beraber. Şimdi çalışma zamanı, sonra çok beraber olacağız zaten."

ÇAĞIRILIRSAM BÜYÜK BİR HEYECANLA SEVE SEVE GELECEĞİM
Milli takıma çağrılmak istediğini ve kendini hazır hissettiğini söyleyen Alperen, "Yazın Milli takıma katılmayı çok istiyorum ve kendimi hazır da hissediyorum açıkçası. Ancak tabi ki bu koçların takdiridir. Çağrılırsam büyük bir heyecanla seve seve geleceğim. Buradaki yaz programımı da kadro açıklandıktan sonra yapacağım." dedi

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.