Dört Köşe | "Başarılı bir yönetimi olmayan takım başarılı olamaz"

Klasikleşen #DörtKöşe konseptimizin bu haftaki bölümünde Egemen Yıldırım ile Galatasaray formasının ağırlığı, Tudor'un kadro denemeleri, Semih Kaya ve Şampiyonlar Ligi'ne katılım hakkını konuştuk. Konular can sıkıcı, içerik ise gerçekleri yüzümüze çarpıyor... Keyifli okumalar!

** Pazartesi akşamı sahada Galatasaray forması giymiş ama Galatasaraylılık ruhundan nasibini alamamış oyuncular vardı. Bu mu Galatasaray taraftarının görmeyi hak ettiği takım?
Taraftar iki yıldır hak ettiğini görmüyor sahada. İki yıldır saha dışında TFF 1. Lig takımlarından farksız yönetilen Galatasaray, aynı sürede yine benzer tarzda bir saha içi durumuna ve idaresine sahip. Yapılan türlü teknik adam değişiklikleri, alınan birçok oyuncu bile bu durumu değiştiremedi. Kısa sürede de değiştirmesi imkansız. 

Pazartesi akşamı ise uzun zamandır bu kadar kepaze olmuş bir Galatasaray izlememiştik. Maalesef en doğru kelime 'kepaze.' Bir daha da izlememeyi umuyorum ama mevcut yönetimle de iyi bir dilekte bulunmak büyük hayalcilik olur. 

Galatasaray forması, Türkiye'nin manevi ağırlığı en büyük olan üniformalarından biridir. Kapasitesi olmayan bir kişinin bırakın o formayı giymesine, o formaya bakmasına bile izin verilmemelidir. Tabi bu en başta, 112 yıllık camiayı yöneten insanlardan başlamalıdır. 

** Tudor geldiğinden beri bir şeyler yapmaya çalışıyor ama bazı kadro denemelerinden istediğini alamadı. Başakşehir karşısında Poldi ve Sneijder'ın yedek kalmasını nasıl değerlendirdin sen?
Ben Podolski ve Sneijder'in yedek olmasından önce, Başakşehir gibi sert ve fiziki temastan kaçınmayan bir takıma karşı bu kadar kırılgan bir takımla çıktığı için eksi yazıyorum Tudor'a. Hem de çok büyük bir eksi. Josue, son haftaların en faydalı ismi olabilir ama Başakşehir karşısında Selçuk'a partner olacak son isimdi. Onu daha ileride kullanmak ve en azından Selçuk'un yanına Tolga'yı koyarak daha fazla direnç sağlayabilirdi Tudor. 

Sneijder ve Podolski'nin yedek kalmasına gelirsek, ben şahsen normal karşılıyorum. Kafasında Galatasaray'ı bitirmiş Chedjou'nun oynaması ne kadar yanlışsa, aynı durumdaki Podolski'nin oynamaması da o kadar doğru. Sneijder'in oynamaması ise tamamen sistemle ve fiziki durumuyla alakalı. Sneijder, eski Sneijder değil. Özellikle fiziken. Geçen haftaki yazıda da söylediğim gibi Sneijder, eski dominant ve oyuna direkt etki eden halinde olursa forma zaten onun. Ama Tudor döneminde o formayı almak zorunda. Alamıyorsa, o forma ayağına gelmez. Bu kadar net bir durum. 

** "Eyvallah kardeşim" Semih, yıllarca Galatasaray'dan para kazanıp sahada yaptığı işe gram saygısı olmayan bir oyuncu. Gelen tüm hocalarda bir şekilde oynattı onu, neden ısrarla hocalarından formayı alabiliyor sence Semih?
Sabri Sarıoğlu, yaklaşık 15 yılda birçok hocayla çalışmasına karşın nasıl kadroda kalıyorsa, Semih de aynı şekilde kalıyor. Yani bunu futbol nezdinde anlamak ve açıklamaya çalışmak inanılmaz zor. 

Semih'in çok doğru bir karakter, çok iyi bir Galatasaraylı ve çok iyi bir insan olduğunu biliyorum; lakin mevcut yeteneği Galatasaray'da oynayabilecek durumda değil. Olacak gibi de değil. Ben, onun kadroda oluşunu, sadece altyapıdan oyuncu bulundurma zorunluluğuna bağlıyorum. Başka bir şey gelmiyor aklıma. Ve bu durum nedeniyle de öyle görünüyor ki Semih, Galatasaray kadrosunda kalmaya devam edecek. 

** Kaybedilen 3 puanla ikincilik hayalleri kurduğumuz haftayı dördüncü olarak kapattık. Artık Şampiyonlar Ligi'nden bahsetmek bir yana ligi ilk dört içinde bitirebileceğimiz bile şüpheli. Ne diyorsun bu duruma?
Benim beklediğim bir durum açıkçası. Şahsen, Galatasaray'ın Kasım ayından itibaren sezonu başarılı bir şekilde tamamlayamayacağını anlamış ve hiç umut beslemeden takip etmiştim. Kendi içimde yapılmadığımı görüyorum. 

Aslında Galatasaray için son 2 yılın özeti, Başakşehir karşısında yenen 3. golde saklı. Visca'nın vurduğu top Muslera'dan sekiyor, altı pasta bulunan 4 Galatasaraylıdan 3'ü kale çizgisine diziliyor ( 3 oyuncu da stoper) ve rakibin altı pastaki tek adamı olan Adebayor'la kafa topuna Selçuk İnan çıkıyor. 

Galatasaray için bu sezon ilk 3'e girmek başarıdır. Aylardır söylediğim şey budur. Bu kötü durum, mevcut yönetime karşı uygulanacak baskı açısından son derece önemlidir. Başarılı bir yönetimi olmayan takım başarılı olamaz. Bunun başka bir tanımı yoktur. O nedenle taraftar, baskısını iyiden iyiye artırıp camiayı radikal değişiklikler almaya zorlaması gerekiyor. Yoksa Galatasaray'ın yeni sezon yapılanmasını, Florya'ya tuvaletleri yenilemek için gelip de futbol şubesinin başına geçen şahıs yapacak. 

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.