Dört Köşe | "Galatasaray'ın cesarete ihtiyacı var!"

#DörtKöşe'de bu hafta mynet.com spor editörü Egemen Yıldırım ile geçmişe göre nispeten daha keyifli konuları konuştuk. Haftanın konu başlıkları; Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'ne gitme ihtimali, Tudor'un taktiksel esnekliği, oyuncuya dayalı sistemin değişmeye başlaması ve gelecek sezon planlaması. Keyifli okumalar...

** Adanaspor maçı, 4-0'lık net galibiyet. Puan durumuna bakarsak Başakşehir'le aramızda 4 puan kaldı ve haftaya onlarla oynayacağız. Fikstürümüz de görece rahat. Şampiyonlar Ligi ihtimali hiç olmadığı kadar yakın sanki ne dersin?
Fikstür Galatasaray'ın lehine görünüyor nispeten ancak takım, bu avantajı değerlendirebilecek güveni veriyor mu? İşte asıl soru işareti bu. Şahsen Bursaspor ve Gaziantepspor deplasmanlarında takımın zorlanabileceğini düşünüyorum. Bir geçiş dönemi yaşanıyor, hem taktik, hem teknik, hem mentalite hem de hoca bazında. Bu dönem, şimdilik çok büyük soru işaretleri yaratmadı ancak temkinli olmakta fayda var. Bu yarışın, son haftaya kadar süreceğini düşünüyorum. Galatasaray için Şampiyonlar Ligi'ne kalmak, bu sezonki vaziyet göz önünde bulundurulduğu zaman birçok açıdan kabul edilebilir bir hedef ancak bu sağlansa bile Galatasaray sezonu başarısız tamamlamış sayılır. En azından benim nazarımda. 

Genel açıdan baktığımızda ise, birçok arkadaşımın beni eleştirdiği bir düşüncem var. Galatasaray'ın başarılı olması demek, yönetimin kredisinin artmasını sağlamak demek. Şimdi diyeceksiniz ki, 'Bir Galatasaraylı olarak başarısızlığı nasıl bu kadar istiyorsun?' Bazı açılardan bakıldığında haklısınız. Galatasaray'ın kötü halini görmek beni de mutsuz ediyor ancak daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, Galatasaray'ın mevcut yönetimle başarılı bir çizgi yakalaması imkansız. Birkaç aylık başarılar için kulübün geleceğinin yakılmasını istemiyorum. O yüzden kulübün, tüm branşlarda istenilen seviyede olmaması yönetimin ömrünü bana göre fazlasıyla kısaltacaktır. Çok garip ve kabullenilmesi zor bir düşünce ancak ben 3-5 aylık rüzgara değil, geleceği kurtaracak fırtınaya önem veriyorum. Ama yine de, umarım haksız çıkarım. 

** Tudor Galatasaray başında çıktığı 6. maçta ilk defa 4'lü savunmaya döndü. Hatta maç içinde 3'lü ve 4'lü savunmalar arasında geçişler yaptı. Taktiksel olarak belli kalıpları yok ve denemekten korkmuyor. Bu cesareti yerinde mi sence? 
Tudor, Lippi tedrisatından çıkan bir teknik adam. Genç olmasının yanında yeniliğe açık da bir isim. Taktiksel esneklik, bence büyük takımlar için iyi bir şey. Mesela Conte'nin bıraktığı Juventus, Allegri ile 3'lü savunmaya devam etti ancak 4'lü savunmayı kullanma sayıları hiç de az değil. Keza Chelsea de öyle. Şu an 3'lü savunma ile İngiltere'yi domine ediyorlar ancak eldeki kadro, 4'lüyü de çok rahat oynayabilir ve hatta sezon başında da oynadı. 

Galatasaray, Tudor'un çalıştırdığı ilk büyük takım. Bu tarz taktiksel esneklikler küçük takımlardan çok büyük takımlarda daha çok işe yarar. Çünkü büyük takımlardaki kaliteli oyuncu sayısı fazladır ve sistem değişikliklerine uyumları daha kolay olur. Tudor, Şampiyonlar Ligi hedefine karşın sezon sonuna kadar geçen süreyi bir geçiş dönemi olarak görüp, bu nedenle taktiksel değişiklikler yapıyor olabilir. Milli aradan sonra, referandum için verilecek arada da bu çalışmalarına devam edecektir. 

Cesur olmak iyidir. Galatasaray'ın da cesarete ihtiyacı var. Çünkü 2 yıldır futbol olarak ne yaparsa yapsın başarılı olamayan bir yapı mevcut. Tudor, cesaretini şuur kaybına dönüştürecek bir teknik adam değil. Hatalarından dönme erdemine sahip. Ancak bunun ayarı kaçarsa, Galatasaray için yine başarısızlık kaçınılmaz olur. Günümüz futbolunun doğrularının farkında olan ve bunu takımına yansıtmaya çalışmaktan çekinmeyen Tudor, cesaretini ölçülü kullanmaya devam edecektir.

** İyileşmesine rağmen oynatılmayan bir Sneijder var. Tudor'un açıklamaları da, Sneijder'ın ne kadar memnuniyetsiz olduğu da ortada. Bu futbolcuya dayalı düzenin değişmesi için tam vakti değil mi?
Galatasaray'ın futbolcuya bağlı düzenden ziyade, birkaç başlılığı ortadan kaldırması lazım. Bilenen şeyler ise; Sabri, Selçuk ve Sneijder'in takım içerisinde farklı kitlelere hitap ettiği. Bunu ortadan kaldıracak olan da yönetim esasında ancak yöneticilerden bazıları, bu saydığım oyunculardan birini takım içerisinde istediği gibi kullandığından, şu an bu değişimin yaşanması çok çok zor. 

Sneijder konusuna dönecek olursak, ben Tudor'un safındayım. Kim hazırsa, kim formdaysa ve kim takımın futbol anlayışına uygunsa o formayı almalı. Eğer Sneijder bu seviyede değilse oynamasın. Sneijder çok büyük bir yıldız. Galatasaray'a katkısı hiçbir zaman yadsınamaz ama bazı gerçeklerle de yüzleşmek zorunda kendisi. En basiti, artık yaşı artık 33 ve yaklaşık 2 yıldır bildiğimiz dominant oyunundan fazlasıyla uzakta. Eğer bu oyunu Tudor'la sergileyebilecekse, Sneijder'i istememek şımarıklık olur. Ancak Tudor'a alışması bana kalırsa bir hayli zaman alacak. Peki, Sneijder bu zamanın geçmesini bekler mi? Onun kararını da kendi verecek. Tudor'la birlikte artık formayı isimler değil, almak için çabalayanlar giyecek. Eğer Sneijder formayı ayağına bekleyecekse ve takıma zarar verecekse, benim açımdan gitmesinde hiçbir mahsur yok. Her güzel şeyin bir sonu vardır ne de olsa...

** Transfer konusunda artık belirli raporlar ve hareketler konuşulmaya başlandı. Geç kalmadan erken hareket etmek son yıllarda pek görmediğimiz bir şey bizim kulüpte. Sence bunlar biraz taraftarın gözünü boyamak için altı boş söylemler mi yoksa cidden bir planlama olduğunu düşünüyor musun?
Transfer için konuşulan isimlerin çoğu doğru. Yönetimin, hatırı sayılı bir bütçe ayırdığını da biliyorum. Planlama demeyelim ancak yeni sezonda takıma katılmak istenen isimlerle ilgili çalışmalar gerçekten var. Menajer Ahmet Bulut da zaten bu konuda en büyük yetkilerden birine sahip. İstenen yıldız isimlerin iknası, Ahmet Bulut aracılığı ile olacak. 

Taraftarın gözünü boyayabileceklerini sanmıyorum. Çünkü taraftarın gözü, yönetime nazaran daha açık. Yediremezler. En az 6-7 oyuncunun gideceği ve bir o kadar oyuncunun geleceği, ciddi bir değişimin yaşanacağı bir yaz bizleri bekliyor. Tek güvenilecek isim (O da çok büyük bir güven değil) Tudor. Yönetim eğer isteklerini yerine getirirse, onların başarısızlığını da bir nebze giderebilir Hırvat teknik adam. Fakat benim şahsen hiç umudum yok. Yine de peşin konuşmak yerine hamleleri görmek daha faydalı olacaktır.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.