Euroleague Panorama: Part II

Geride bıraktığımız hafta sona eren Turkish Airlines Euroleague için yaptığımız panoramanın ilk bölümünde sezonun en iyi takım performansları, en iyi beş ve en iyi ikinci beşine değinmiştik. Bu bölümde ise sezonun koç ve oyuncu performanslarına bakacağız..


SEZONUN KOÇU: VELIMIR PERASOVIC
Bir önceki sezon Baskonia ile Euroleague'de F-4'e kalma başarısı gösteren, finali ise tek bir şut ile kaçıran Perasovic, sezon başında eski kulübü Anadolu Efes'e geri döndü. Atletizmi yüksek, tempolu oyunu seven oyuncu tercihleri ile geniş bir kadro kuran Perasovic, sezon başında birçok otoriteden eleştiri alsa bile sezon içinde yaptığı dokunuşlarla oldukça başarılı bir sezonu geride bıraktı. Kadrosundaki bir çok oyuncunun oyununa yeni noktalar katmasını sağlayan ve bireysel gelişimlerine katkı sağlayan Hırvat koç, kendi mentalitesini de takıma aktarınca ortaya oldukça kaliteli bir takım çıktı. Bakalım Perasovic başarılı performansına devam edip üst üste F-4'a kalma başarısı gösterebilecek mi...


SEZONUN EN KÖTÜ KOÇ PERFORMANSI: JASMIN REPESA
Panoramanın ilk bölümünde aslında Repesa'nın Euroleague'in en yetersiz koçlarından biri olduğundan bahsetmiştim. Ancak böyle bir başlık açınca buraya kendisini yazmasaydık basketbol tanrılarına büyük ayıp olacaktı. Son 2-3 sezon da olduğu gibi yine oldukça kötü bir coaching sergileyen Repesa, takımından maksimum performansı almak bir kenara dursun, minimum performansı bile zor aldı. Artık modern basketbolda pek yeri kalmayan ve eski başarılarının hatrına o koltukta Hırvat koç, herhalde kariyerinin de son Euroleague sezonunu geçirdi.


SEZONUN ÇIKIŞ YAPAN KOÇU: SARUNAS JASIKEVICIUS
Daha henüz 1.5 sezondur baş antrenörlük yapmasına rağmen Sarunas Jasikevicius, oyunculuk döneminde olduğu gibi Avrupa'nın en iyilerinden biri olacağı sinyallerini verdi. Zalgiris Kaunas gibi Euroleague'in en zayıf kadrolarından birine sahip olmasına karşın oynattığı güzel basketbol ve şaşırtıcı derecede başarılı deplasman performansıyla takımının 10. sırada yer almasını sağlayan Litvan antrenör, ileride bu kupayı hem koç hem de oyuncu olarak kazanan isimlerin arasına girmek için en büyük adaylardan biri olduğunu kanıtladı.


SEZONUN EN DEĞERLİ OYUNCUSU: SERGIO LLULL
Ödülleri kimlere versem diye düşünürken hiç zorlanmadığım 2-3 başlıktan biriydi bu. Sergio Llull diğer yazıda da belirttiğim üzere muhteşem bir sezonu geride bıraktı. Sergio Rodriguez'in ayrılmasının ardından adeta iki kişilik oynayan ve takımının her alanda liderliğini üstelenen İspanyol oyuncu, Avrupa'nın en önemli bayrak adamlarından biri olma yolunda hızla ilerliyor. Enerjisi, abuklukta sınır tanımayan son saniye basketleri ve çok yönlü performansı ile Madrid'in her şeyi olan Llull, bu sezon ki şampiyonu belirleyecek 2-3 kişiden birisi olacak.


SEZONUN EN İYİ SAVUNMA OYUNCUSU: EKPE UDOH
Ekpedeme Friday "Ekpe" Udoh. Avrupa'nın son dönemde gördüğü en dominant 2-3 uzun performansından birini sergiledi bu sezon. Pivot pozisyonunda oynamasına rağmen takımının liderliğine dahi büründü. Hatta mental açıdan lideri oldu sezon boyunca. Çember ve yardım savunması, ribaund gücü ve boyalı alanda yarattığı korku ile savunma alanında takımının lideri olan Ekpe, sempatikliği ile kalbimizi kazanmasının yanı sıra Euroleague'in de tartışmasız en iyi savunma oyuncusu oldu. 


SEZONUN YÜKSELEN YILDIZI: LUKA DONCIC
Avrupa'nın altın çocuğu, FM tabiriyle "wonderkid". Sezon boyunca çoğu kez oynadığı oyunla 1999 doğumlu olduğunu unutturan ve Real Madrid'te Sergio Llull'un ardından ikinci yönlendirici rolüne yükselen Doncic, bu ödülün de tartışmasız sahibi. Hatta Avrupa'da kalırsa önümüzdeki 2-3 sezon da kimselere bırakacak gibi durmuyor. Clutch time oynarken performansını yükselten, en üst seviyede maç kazandıran Luka, kırmızı yanakları ve sarı saçları ile adeta bebek yüzlü katil modunda. Bu sezon bir kaç defa da triple-double performansının kıyısından dönen Sloven oyuncu, sezonun kalan kısmında ilk şampiyonluğunu kazanmak için elinden geleni yapacak gibi duruyor, bizde seneler sonra "Ben bu adamın çocukluğunu hatırlıyorum" diyebileceğimiz bir yıldızı izliyoruz. 


SEZONUN HAYAL KIRIKLIĞI(OYUNCU): JAN VESELY
Avrupa'nın en çok para kazanan oyuncularından biri -hatta bazı dedikodulara göre en çok kazananı- olmasına rağmen sezon boyunca sergilediği iniş çıkışlı, çoğu zaman da silik performansıyla sezonun hayal kırıklığı yaratan oyuncu performansı bölümünde zirveleri kimseye bırakmadı Jan Vesely. Geçen sezon Euroleague en iyi beşine seçilme başarısı gösteren ve NBA takımlarından teklif almasına rağmen Avrupa'da kalmayı tercih eden Çek yıldız, bu sezon sergilediği performansla aldığı kontratın altında ezildi. Sadece 2-3 maçta geçen seneki performansını sergileyebilen ve Ekpe Udoh'a çok fazla sorumluluk binmesine sebep olan Jan, Final-Four yolunda Fenerbahçe'nin çözülmesi gereken sorunlar listesinde üst sıralarda yer alıyor.


JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ: PAULIUS JANKUNAS
Yıllardır Euroleague'de oynamasına rağmen hiçbir zaman hak ettiği değeri görememiş isimlerin başında gelir Paulius Jankunas. 14 yıllık profesyonel basketbol hayatının 13'ünü Zalgiris Kaunas'da geçiren Litvan yıldız, 32 yaşında adeta yıllanmış bir şarap gibi. Koçu Jasikevicius'un saha içindeki en büyük yardımcısı olan ve takımın saha dışında da liderliğini yapan Jankunas, 30 Euroleague maçının tamamına da ilk beş başlayarak bu istikrarı gösteren on oyuncudan biri konumunda. Sezonu 13 sayı, 6.1 ribaund, 1.5 asist ortalamaları ile tamamlayan Paulius Jankunas, takımını ilk sekiz sıraya taşıyamasa bile görmeyi hak ettiği saygı ile Jüri Özel Ödülü'nün sahibi oldu. 

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.