Garry Rodrigues Galatasaray Dergisi'ne konuştu..

Spor Toto Süper Lig'de ilk golünü Adanaspor ağlarına gönderen futbolcumuz Garry Rodrigues, Galatasaray Dergisi'nin 165. sayısına konuk oldu. "Türk arkadaşlarımla halen görüşüyorum. Sadece maçlardan sonra değil her antrenman sonrası bile 4-5 kere arayıp konuşmak istiyorlar. Takımın durumunu soruyorlar. Her şeyi bilmek istiyorlar" diyen Garry Rodrigues ile Florya'da gerçekleştirilen röportajın diğer satırbaşları şöyle...

TÜRKİYE'DE ÇOK BİLİNMİYOR
Türkiye'de Yeşil Burun Adaları'nın çok duyulmadığını biliyorum. Annem ve babam orada doğmuş ve büyümüşler. Daha sonra Hollanda'ya geliyorlar. Ben ailenin ilk çocuğuyum. Hollanda'da doğdum. Orada büyüdüm. Fakat çifte vatandaşlığa sahibim. Ailemin geldiği yerden de gurur duyuyorum. Futbolda ilk profesyonel sözleşmemi imzaladığımda babama "Milli takım olarak Yeşil Burun Adaları'nı seçeceğim" demiştim. Ailem aynı zamanda başkent de olan en büyük ada Santiago'dan geliyor. Yeşil Burun Adaları'nı seviyorum. Kendimi oraya ait hissediyorum. 

BULGARİSTAN LİGİ'NDEN İSPANYA'YA
Bulgaristan'a gitmeyi tercih ettiğimde Levski çok iyi bir takımdı. Bu kararımdan hiçbir zaman pişmanlık duymadım. Bulgaristan'da sadece bir sene kaldım. İyi de bir sezon geçirdim. Çok sayıda gol attım. Bulgaristan Ligi'nden sonra İspanya'ya gitmek çok farklı hissettirdi. Kolay değildi... Beni transfer etmek istediklerinde kabul ettim. Büyük bir fırsattı.

PAOK'UN KATKISI BÜYÜK
Galatasaray'a gelene kadar oynadığım en büyük takım PAOK... Hem insan olarak hem de futbolcu olarak gelişimime büyük katkı sağladı. Orada oynamaktan ve bana bu fırsatı sunduklarından dolayı çok mutluydum. Ayrıca Yunan halkı ve taraftarlarımız tarafından da çok seviliyordum. Harika bir deneyimdi. Bugünümü onlara borçluyum. Şimdi bunu Galatasaray'da devam ettirmek istiyorum.

Hiçbir zaman pes etmem... Maç içinde ya da dışında fark etmeksizin sonuna kadar mücadele ederim. Karakterimin en güçlü yanı herhalde bu... Galatasaray’da olma nedenim de bu.

ONUN İÇİN DURMAK DİYE BİR ŞEY YOK
İlk senemde Igor Tudor ile PAOK’ta beraberdik. Futbol mantalitesinde “durmak” diye bir kavram yok. Onun takımında sürekli çok çalışmalısınız. Çok profesyonel biri... Aynı zamanda genç olduğu için de kazanmaya çok aç. İyi bir karaktere sahip. Onun hakkında konuşmak için tanımanız gerekiyor. İyi bir insan… Kendisiyle hiçbir zaman problem yaşamadım. Beni de sevdiğini düşünüyorum.

BRUMA İLE İYİ ANLAŞIYORUZ
Buraya geldikten sonra Bruma ile karşılaştırıldım. İnternette pek çok yorum gördüm ama dikkatimi bu konulara vermiyorum. Dünyada bizim gibi oynayan pek çok oyuncu var. Bu nedenle karşılaştırmaları anlayabiliyorum. Bruma ile de iyi bir ilişkimiz var. İkimiz de Portekizce konuşuyoruz. Aynı dili konuşan insanların takımda olması çok iyi. Aramızda tabii ki de sorun yok. İyi arkadaşız.

KENDİMİ GELİŞTİRMELİYİM
Sol açıkta oynamayı seviyorum. Fakat pozisyonlar o kadar da önemli değil. PAOK’ta Igor Tudor’un sisteminde 5’linin sağında da birkaç ay oynadım. Tüm kanat bana emanetti. Çok kolay olduğunu söyleyemeyeceğim. Halen geliştirmem gereken çok yanım var ama önce son pasları daha iyi vermem lazım. Benden daha rahat pozisyondaki arkadaşımı bulmak için daha çok odaklanmalıyım. Bu nedenle pek çok asisti kaçırıyorum. 

BURADA ŞAMPİYONLUK KAZANMAK İSTİYORUM
Galatasaray ile 4 sene sözleşmem var. Birinci önceliğim burada şampiyonluk kazanmak. Kariyerimdeki en büyük başarı olacak. Eğer bu 4 senede daha iyi bir futbolcu olup Galatasaray ile pek çok şeyi başarırsam kariyerimde bir sonraki adımı atmayı umut ediyorum. Şampiyonlar Ligi’nde hiç oynamadım. Ligi kazanıp, Şampiyonlar Ligi’nde oynamak harika olacak.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.