Hoca öğütme fabrikası, Galatasaray!

İstikrar belki de başarının en önemli anahtarlarından birisi. Ya da şöyle söyleyeyim, gündelik başarıları kalıcı hale getirmek için istikrarlı bir yapıya ihtiyacınız vardır. Futbolda da geçerli bir kuraldır bu, ne yazık ki biz gözardı etmeyi çok seviyoruz.

Dursun Özbek göreve geldiğinde Galatasaray futbol takımının başında Hamza Hamzaoğlu vardı. Sezonu Türkiye Kupası ve lig şampiyonluğu ile kapatan Hamza hoca, tartışmalar içerisinde geçen yaz döneminin ardından başladığı yeni sezonda ligde sadece on bir maça çıkabildi ve Kasım ayının ortasında görevine son verildi. Daha sonra apar topar Mustafa Denizli göreve getirildi, kara bulutlar ufak bir sisti onun için ama o siste kayboldu Mustafa hoca. O da ligde on bir maçın ardından kovuldu. Dursun Özbek daha göreve geleli bir yıl bile olmadan iki teknik adamın görevine son vermişti bile. 

Mustafa Denizli sonrasında Türkiye'ye altyapının başına geçmesi için getirilen Jan Olde Riekerink bir anda kendini takımın başında buldu. Sezonu Türkiye Kupası ile kapatan Galatasaray, yaz döneminde tüm arayışlarına rağmen kendisine bir teknik adam bulamayınca yeni sezona Riekerink ile başlama kararı aldı. Fena da bir başlangıç olmamıştı aslında ama üst üste alınan mağlubiyetler havayı bir anda bozdu. Mart ayının ortasında da Riekerink Bey'in görevine son verildi. Hollandalı'dan sonra bu sefer yeni kurban Igor Tudor oldu. Şubat ayından beri görevde olan ve Galatasaray'ın başında sadece sekiz lig maçına çıkan Tudor'un da suyu ısınıyor, basında şimdiden yaz dönemi için Hırvat antrenörün yerine getirilecek isimler hakkında çalışmalar yapıldığı yazılmaya başlandı. Sezon sonunu görürse iyi bile...

Şimdi asıl konuya gelelim. Neden böyle bir girizgah yaptın derseniz eğer, sadece iki sezondur yönetimde olan Dursun Özbek şimdiden üç teknik adam kovdu, dördüncüsünün de yolunu yapıyor. Arada geçici olarak görev yapan Claudio Taffarel ve Orhan Atik'i bu listeye dahil etmiyorum bile.. İlk paragrafta bahsettiğim başarı için gereken istikrar nerede? Sorunu yanlış yerde mi arıyor acaba sn. Özbek?

Igor Tudor da bir insan, elinde büyülü asası olan bir adam değil. Hele futbol anlayışına göre değerlendirirsek başarılı olması için mutlaka takımla birlikte sezon önü kampı geçirmesi gereken bir hoca. Bunu bile bile bu adamı göreve getirip, iki ayda ipini çekiyorsanız planlamada yanlış yapıyorsunuz demektir. Ha Tudor'u tanımadan, felsefesini bilmeden onu göreve getiriyorsanız durum daha da vahim demektir. Ya da şunu sorayım, Riekerink devre arasında kovulsa ve Tudor o zaman göreve getirilse şu anki durumumuzdan daha kötü mü yoksa daha iyi bir yerde mi olurduk acaba..

Dursun Özbek ve yönetiminin önce durup bir hata değerlendirmesi yapması gerekiyor. Sorun antrenörde mi, oyuncu da mı yoksa kendisinde mi diye.. Tudor ilk geldiği zaman duruşu olan ve idealist bir hoca imajı çizdi, gerek saha kenarındaki hareketleri gerekse de icraatları ile. Ama nedense iki aylık süreçte değişim yaşadı, ya da zorla yaşamak zorunda kaldı, bilemiyoruz. Göreve gelir gelmez "takım oyununa yardımcı olmuyor" diyerek Rize deplasmanına götürmediği Bruma'ya kurtarıcı olarak sarıldı, felsefesine uymayan Sneijder'i önce kenarda tutup sonra Fenerbahçe maçında on bir başlattı ve doksan dakika sabretti. Önceden kadroya dahi almadığı Sabri'yi derbide sahaya sürdü vs.. Demem o ki, ilk başta "Ben bu oyunu bozarım" dediği düzene ayak uydurmak zorunda kaldı Tudor. Böyle olunca da kendi ipini çekmiş oldu. Bu düzene ayak uydurmayıp karşısında durabilseydi belki bir şansı olabilirdi ama artık sezon sonunda görevine son verilmesine kesin gözüyle bakıyoruz. 

Toparlarsam, her gelen hocanın bir ayda biat ettiği ve kendisine dayatılan bazı şeyleri kabul etmek zorunda kaldığı, dolayısıyla da felsefesinden uzaklaştığı Florya'daki bu düzen değişmeden Dünya'nın en iyi hocasını da getirsek, başarı Kaf dağının arkasında bizim için. Bu düzenin değişme ihtimali de ne yazık ki kısa vadede yok. Bu yüzden Allah hepimize Eyüp Sultan sabrı versin...

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.