Rotasyonu doğru kullanmak..

Yıllardır süregelen bir alışkanlık ve söylem aslında Ergin Ataman için "dar rotasyonla oynuyor" demek. Yanlış da değil, Ergin Ataman gibi pragmatizmi doruk noktasında yaşayan bir koç için oldukça olağan bir durum bu. Bu yaklaşımın doğruluğu tartışılır lakin ortada bir başarı varsa bunu kabul etmek de gerekir bana kalırsa...

Ergin Ataman son üç dört yılda başarılı olurken -EuroCup ve lig şampiyonluğu, Euroleague'de Play-Off oynama- belirli bir şablon oluşturdu kendine. Sezon içinde gerek sakatlıklar gerekse başka nedenlerden ötürü kadrosunda kullanabileceği oyuncu sayısı 7-8'e kadar indi ve o dar kadroda rol paylaşımını o kadar keskin yaptı ki koç, makine düzeninde işleyen takımlar ortaya çıkardı. Herkesin ne yapacağı belliydi ve sonunda başarı da geldi. Aslında dezavantaj olan bu durumu avantaja çevirdi belirli ölçüde, ta ki bu sezona kadar...

Sezon başında Euroleague CEO'su Jordi Bertomeu mevcut sistemin değiştiğini açıkladı. Neydi bu değişiklik, artık Euroleague'de normal sezon ve Top-16 ayrımı olmayacaktı. Takım sayısı 24'ten 16'ya düşecek, sezon çift devreli lig usulüne göre oynanacaktı. Bunun koçlar için meali ise rölantide geçen eski sistemdeki ilk on karşılaşmanın olmaması, ilk maçtan son maça kadar tüm maçların aynı ölçüde değere sahip olması demekti. Aslında Euroleague yönetimi bu şekilde heyecan dozajını arttırmak istemişti ama koçlar için bu durum pek de tercih edilebilir bir şey değildi bana kalırsa.

Neyse, konumuza dönersek... Sezon uzun, zorluk derecesi yüksek ve maç seçme ihtimalimiz de yok. Hatta sezon o kadar yoğun ki 7 gün içerisinde 3 maç yaptığımız sekanslar bile oldu. Bu kadar sıkışık sistemde takımdan maksimum verim alabilmek için rotasyonu çok doğru ayarlamak ve tüm oyuncuları işin içine dahil edebilmek gerekiyordu. Eskisi gibi normal sezonda yatıp, Top-16'da devreye girme dönemleri artık sona ermişti. Biz de aslında buna uygun şekilde oldukça geniş bir kadro kurduk. Hatta bana kalırsa 9 yabancı ile sezona başlamamız da başlı başına bir hataydı lakin onu bir kenara bırakırsak, biz bu geniş kadroyu kullanmak bir kenara dursun, sezonun 2/3'lük kısmında heba ettik.

Ergin Ataman bazı oyuncuları rotasyonun içine dahil etmekte çok çekimser kaldı, Diebler gibi. Bazı isimleri ise rotasyonun içine dahil dahi etmedi ve sezonun bizim için erkenden bitmesine sebep olan kısmında oldukça dar bir rotasyonla oynadı. Sinan ve Micov gibi karar verme mekanizmasındaki oyuncularımız uzun süreler sahada kaldı, maç sonlarında bu isimleri diri tutamadık. Dolayısıyla direk olarak performansımız etkilendi. İlk yarılardaki harika performanslarımızdan sonra üçüncü çeyrekte veya son beş dakikada verdiğimiz maçları bu durumun örneği olarak gösterebiliriz, ya da Sinan Güler'in 25 dakikanın altında süre aldığı maçlarla 30 dakikanın üstünde süre aldığı maçlardaki clutch time performansına bakarsak doğru karar alma mekanizmasındaki iniş-çıkışı çok rahat görebiliriz. 

Ergin Ataman yaptığı bu hatadan çok geç döndü. Zaten döndükten sonrada takımın performansında gözle görülür bir artış da oldu. Ege Arar ve Can Korkmaz'ın rotasyonda aldıkları 10'ar dakika kilit roldeki oyuncularımızı o kadar rahatlattı ki, performansımız bir gömlek yukarıya çıktı. Ama sadece son bir aydır rotasyonunu hakkıyla kullanıyor koç, geride kalan kısımda EuroLeague'de havlu attık ve ligde altıncı sıraya kadar geriledik. Ha, lig için kaybedilmiş bir şey var mı, şu anlık yok. Play-Off çeyrek finalinde Beşiktaş, eşleşmek isteyebileceğimiz bir takım. Ama daha iyisi pek ala olabilirdi.

Toparlarsak, yanlıştan geç de olsa bir şekilde döndük ve takım içindeki tüm oyunculardan katkı alabiliyoruz şu an, bu da ligin geride kalan kısmı için büyük bir umut kaynağı. Daha çok dinlenmiş as oyuncular, daha keskin performanslar demek. Kenardan gelen diri oyuncular ise sahadaki enerjinin sürekli yukarıda kalması demek. Sezon boyunca yapamadığımız ve çok basit bir matematiği olan şey aslında... 

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.