Sarayın Sultanları final için...

Bilyoner.com Kadınlar Basketbol Ligi çeyrek final serisinde Hatay BŞB'yi 72-69 ve 87-81'lik skorlarla geçerek adını yarı finale yazdıran Sarayın Sultanları, yarı final serisinde ezeli rakibi Fenerbahçe karşısına lig finalinde mücadele etmek için çıkacak. Biz de bu seriyi bütün yönleriyle ele almaya çalıştık...

SON MAÇTAN BERİ DEĞİŞENLER
Bundan 1 ay önce normal sezonun 23. hafta mücadelesinde Abdi İpekçi Spor Salonu'nda karşılaşan iki rakibin mücadelesinden Galatasaray ilk yarıyı 9 sayı farkla geride kapatmasına rağmen ikinci yarıda ortaya koyduğu müthiş savunma performansıyla 89-73 galip ayrılmış, sezonun kalanı için önemli bir umut ışığı olmuştu. Ancak sadece bu 1 aylık süre diliminde çok şey değişti. Maçtan sonra baş antrenörü George Dikeoulakos ile yollarını ayıran sarı lacivertli ekip, İstanbul Üniversitesi ile ligde önemli işler yapan Fırat Okul'u bu göreve getirdi. O tarihten sonra 1 ayda sadece 1 mağlubiyeti Euroleague finalinde Dynamo Kursk karşısında alan Fırat Okul'un öğrencileri, ligde ise 5/5 yaptı. Play off çeyrek final serisinde Mersin BŞB'yi rahat geçen Fenerbahçe, yarı finalde Galatasaray'ın rakibi oldu.

RAKİPTE GÜÇLÜ UZUN ROTASYONU
Kadrosunda birçok önemli ismi barındıran Fenerbahçe'de göze çarpan ilk detay, uzun rotasyonunun genişliği oluyor. Verameyenka, Gruda, Lavender ve Candace Parker gibi üst düzey pota altına sahip olan sarı lacivertli ekip, Candace Parker'ın gelişinden sonra genelde üç uzunlu sistem ile mücadele ediyor. Maçlara genellikle Birsel - Quigley - Candace Parker - Verameyenka(Gruda) - Lavender beşiyle başlayan Fenerbahçe, ligin en çok sayı atan ekibi konumunda. 3 uzunlu sistemde rakiplerine ribaund konusunda da üstünlük sağlamayı başaran sarı lacivertli ekipten 5 maçlık seride 3 maç kazanmak hiç kolay olmayacak. Saha avantajını da elinde bulunduran Fenerbahçe karşısında eğer final istiyorsak, deplasmandan en az 1 maç çalarak dönmeliyiz...

GALİBİYET İÇİN ANAHTARLAR!
Normal sezonda Fenerbahçe'nin sahasında oynanan ilk maçın ilk yarısında fena bir performans göstermeyen takımımız, ikinci yarıda ise rakibine direnememiş ve maçtan 77-55 mağlup ayrılmıştı. Savunmada boyalı alanı tutmakta zorlanan ekibimiz Fenerbahçe'ye yaptırdığı 16 top kaybının 13'ünü top çalma üstünden gerçekleştirse de mağlubiyeti getiren en önemli faktörlerden biri, Papova'nın 1/11 saha içi isabeti ile oynaması oldu. Eğer Fenerbahçe'yi eleme şansını arttırmak istiyorsak, iyi savunmanın yanında hücumda dış oyuncuların skor katkılarının yanı sıra hücumda Kristine Vitola'yı da etkili bir şekilde kullanmalıyız.

Candace Parker'ın gelişiyle savunmada daha rahat adam değişebilen Fenerbahçe karşısındaki en önemli kozumuz Moriah Jefferson olacak. Ancak genç Amerikalıya skor noktasında destek olmak, maçın içinde kalmamızı sağlayacak en önemli etken olacaktır zira Yvonne Anderson bu bağlamda takımımızın en güvendiği isimlerdendi ancak takımdan izinsiz ayrılması sarı kırmızılı ekibimizi zora sokacak. Fenerbahçe'nin üç uzunlu sistemine karşı takımımızın üç kısalı sistemi işe yaramıştı ve ikinci yarıda Jefferson ve Anderson'un etkili oyunuyla maçı koparmıştık. Yarınki maçla başlayacak seride ise kazandığımız maçtan farklı olarak Yvonne Anderson'un yerine forvet Astou Traore görev alacak.

IŞIL'IN KATKISI KRİTİK
Astou Traore'nin saha içindeki etkileri bir kenara dursun, Yvonne Anderson'un yokluğunda bu oyun anlayışını nasıl yönlendireceğimiz konusunda öne çıkan bir isim var; Kaptan Işıl Alben. Hücumda Vitola ve Papova'yı beslemek için Moriah ve Işıl'ın yaratıcılığına çok ihtiyacımız olacak. Bunun yanında Işıl'ın savunmada ayakta durabilmesi ve hücumda da kesinlikle kendi skorunu yaratması gerekecek. Astou Traore ise takımdaki herkes gibi özverili, canını dişine taktığına şüphe yok ancak takımın oynadığı basketbol anlayışıyla maalesef pek uyuşmuyor. Buna rağmen bir şekilde skor üretmeyi başaran Traore de takımın finale çıkması konusunda elinden geleni yapacaktır.

HERKES İŞİN İÇİNDE
Son olarak değinmek istediğim konu ise takımın kazanma alışkanlığını yakalamış olması. Sezonun başından bu zamana kadar gelinen noktada gelişen ve her maçta her top için mücadele eden bir Galatasaray gördük. Pınar'ın düşen performansına rağmen Cansu'yu son zamanlarda işin içine dahil edebilmek, Deniz'den özellikle savunmada belli bir katkıyı düzenli olarak sağlayabilmek önemliydi. Fenerbahçe karşısında 3 maç alabilmek kolay gözükmese de, bu takımın son an, son saniye, son topa kadar mücadele edeceğine dair hiçbir şüphe yok...

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.