Stadyumlar neden dolmuyor?

Yakın zamanda sosyal medyada da görüntüsü çok dönen bir olay yaşandı. Almanya'da U19 Ligi Finalini 33 bin 450 kişi izledi ve bu seviyede rekor kırıldı. Peki bizde durum nasıl? U19'a inmeden direkt zirveyi ele alalım. Türkiye Süper Liginin bu sezonki seyirci ortalaması yalnızca 9 bin. Bundesliga ile karşılaştırmaya girmek çok manasız olur o yüzden Almanya 2.ligindeki ortalamaya bakalım. Oradaki seyirci ortalaması da 21 bin. Kısacası Almanya 2.ligi, U19 ligi bile Süper Lig'den fazla izleniyor.

Türkiye'de tribünlerin neden dolmadığı spor programlarında sıklıkla konuşulan bir konu. Hep ortalamalar verilir, kötü futbola neden olarak gösterir ardından geçmişteki maçlardan fotoğraflar, anılar ve bitiş. Türkiye'de birçok alanda kendini gösteren samimiyetsizlik burada hakim. İnsanları keriz yerine koyup, tribünlerin dolmasını bekleyemezsiniz. Türkiye'de kulüpler tribünün dolmasını istemiyorlar. Haftalarca tribünler boş kalmasına rağmen hiçbir önlem alınmadan devam ediliyor. Geçtiğimiz hafta İngiltere'de bir olay yaşandı. Arsenal tribünlerinde önemli bir boşluk gözlemlendi. Arsenal, Emirates'e geçtiğinden beri ilk kez 44 bin kişi vardı. Bilmeyenler için stadın kapasitesini de söyleyelim Emirates'in kapasitesi 60 bin kişi. Yıllardır ilk kez bu kadar az seyirciye oynayan Arsenal'de, Taraftar Birliği bu durumla ilgili yönetimi önlem almaya çağırdı. Yapılan çağrıda uzun süre maça gelmeyen kombine sahiplerinin, kombine kartlarının iptal edilmesi istendi. Hatırlayan olur mu bilmiyorum ama Galatasaray 4.yıldızı takarken, son haftalardaki maçlarda bilet satışı iyi bir seviyede olsa da stat full olmuyordu çünkü kombine sahipleri maça gitmiyorlardı. 4 kutlamalar için satışa çıkan biletlerin tamamı bitmesine rağmen kombineliler stada gelmediği için kutlamalarda dahi Arena full olmamıştı. Bir tarafta ilk kez başına böyle bir şey gelen ve hemen bu konuyla ilgili önlem almayı düşünen Arsenal diğer tarafta yıllardır boş tribünlere oynayan kulüplerimizin bu konu üzerinde durmayan kulüplerimiz.
Son yıllarda şiddeti bitireceğiz, seyircisiz oynama cezasını kaldıracağız diyerek hayatımıza giren Passolig'i de unutmamak lazım. Passolig'in olmadığı son yıl olan 2013-2014 sezonunda Süper Lig'in ortalaması 14 bin, Passolig'li ilk yılda 2014-2015 sezonunda bu ortalama 8bin'e düşüyor. Bu tablo 2015-2016 sezonunda da değişmiyor ve ortalama 8 binde kalıyor. Bu sezon ise 9 bin olan bir seyirci ortalaması var. Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören bu durumun üstünü "gelmeyenler bizim istemediğimiz kişiler" diyerek örtemeye çalışıyor. Şiddeti bitireceğini iddia eden Passolig bu konuda başarılı olamadı. Hatırlanacağı üzere Trabzon'da tribünden atlayan bir şahıs, hakeme saldırmıştı. Buna benzer bir olay bu sezon da yaşandı. Bursaspor-Fenerbahçe karşılaşmasında, Bursaspor'lu bir taraftar sahaya girerek Volkan Şen'in üstüne yürüdü. Şimdi Yıldırım Demirören'e sormak lazım gelmesini istediğiniz kişiler bunlar mı? Seyircisiz oynama cezasını kaldıracağını iddia eden bu sistem, bu alanda da başarısız oldu. Yine hatırlanacağı üzere yakın tarihte Galatasaray'a, Fenerbahçe maçında olanlardan dolayı seyircisiz oynama cezası verildi. Savunduğu her alanda sınıfta kalan bu sistem insanları, tribünden de uzaklaştırdı. Passolig ile ilgili başka bir sorun daha var. Bu kartı alırken en az 16 TL ödüyorsunuz. Bu ücret aldığınız takıma bağlı olarak 33 TL'ye kadar çıkabiliyor. 1 yıl kullanım hakkına sahip olduğunuz kartı, 1 yıl sonra maçlara gitmek için yenilemeniz gerekiyor. Paşalarımız bu yenileme sırasında da sizden 16 TL ile 33 TL arasında bir ücret talep ediyorlar. Yetti mi? Tabiki de hayır. Bu yılla birlikte Passolig hizmet bedeli altında biletlere ekstra bir ücret de konuyor. Mesela bilet fiyatı 100 TL ise, Passolig hizmet bedeliyle 107 TL oluyor. Kısacası insanları tribünden uzaklaştıran, savundukları hiçbir şeyi gerçekleştiremeyen bu sistem tamamen bir ranta dönüşmüş durumda. Siz insanları keriz yerine koymaya devam ettikçe o statlar boş kalmaya devam edecek. Yapılan yeni statlar, içi boş beton yığınlarından başka bir şey olmayacaklar. Spor programlarında ise inatla passoligten bahsedilmemesi de şaşırtıcı bir durum.

Türkiye takımlar kötüyken, protestodan korkup tribünlerin boş kalmasını isteyen yöneticilerle dolu. Kısacası üstte de belirttiğimiz gibi ülkemizde birçok alana hakim olan samimiyetsizlik, bu alanda da hakim. Bu samimiyetsizlik ortamı bir kenara bırakılıp bir kez olsun futbolu yönetenler tribünlerin dolmasını gerçekten istiyorlar mı sorusu sorgulanırsa işte o zaman bir gelişme yaşayabiliriz. Mevcut ortamda tribünler boş kalmaya devam edecektir.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.