STSL | İstek, arzu, coşku ve farklı galibiyet..

Süper Lig'de zirve yarışından iyice uzaklaşan ve Avrupa Kupaları'na direkt katılım hakkını sağlayacak olan üçüncülük şansını da zora sokan Galatasaray, sezonun 29.haftasında Bursaspor ile deplasmanda karşılaştı. Timsah Arena'da oynanılan karşılaşmada baştan sona üstün bir oyun ortaya koyan Galatasaray sahadan 5-0 gibi farklı bir skorla galip ayrılırken, takımımıza galibiyeti getiren goller Bruma (2), Ahmet Çalık, Lukas Podolski ve Yasin Öztekin'den geldi. 

Geçtiğimiz hafta evinde son dakikada kaybettiği Fenerbahçe derbisine başladığı onbirde tek değişiklik yaparak Fernando Muslera - Sabri Sarıoğlu, Ahmet Çalık, Hakan Balta, Lionel Carole - Selçuk İnan, Tolga Ciğerci, Wesley Sneijder - Yasin Öztekin, Bruma ve Podolski onbiriyle sahaya çıkan Galatasaray'da derbinin oyun şablonunda değişen tek isim maç kadrosuna alınmayan Semih Kaya oldu. Maça hızlı başlayan ve oyunu ikinci bölgede rakibine kabullendiren Galatasaray, özellikle Wesley Sneijder'in servisleriyle rakip ceza alanında pozisyonlar üretti ve bu baskının 5.dakikasında aradığı golü buldu. Bruma ceza sahasına girerken iki rakibinden kurtardı, çizgiye indi ve içeriye orta / şut karışımında bulundu; Ertuğrul'un ayağından seken top ağlarla buluştu. Golden sadece bir dakika sonra Podolski'nin pasında Yasin ceza sahasına girdi, kalecinin üzerinden aşırttı ancak Aziz Behic son anda çizgide topa dokundu ve skorun 2-0 olmasına engel oldu. Galatasaray golün ardından alışagelmişin dışında önde basan, kaptığı toplarla direkt kaleye hareketlenen ve hücumda Podolski'yi duvar olarak kullanarak rakip ceza sahasına kanatlarını kullanarak inmeye çalışan bir profil çizdi ancak bu yapı çok uzun sürmedi. Hücumda ağırlıklı olarak sol tarafı kullanan ve Wesley Sneijder & Bruma ikilisiyle rakibinin üzerine giden Galatasaray, ters kanat varyasyonlarıyla da Yasin Öztekin & Sabri Sarıoğlu ikilisinin çizgiye bindirmeleriyle rakip kalede pozisyon üretmeye çalıştı. Podolski'nin duvar olduğu pozisyonlardan birisinde Bruma yeniden ceza sahasına girdi, arka direğe ortasında savunma uzaklaştırmak istedi ancak Sabri araya girip gelişine vurdu, savunma bir kez daha çizgi üzerinde dokundu. Podolski'nin ceza sahasına topu aktardığı pozisyonda Bursalı savunma oyuncusu Ertuğrul topa dokunduktan sonra elle müdahale etmesine karşılaşmanın hakemi "devam" demesi aynı zamanda penaltıyı es geçmesi anlamına geliyordu. Pozisyonun ardından rakip kalede etkinliğini arttıran Galatasaray aradığı golü devrenin sonunda Bruma'nın ayağından buldu. Soldan süratlenen ve Podolski ile ver-kaç yaparak ceza sahasına giren Portekizli düzgün bir vuruşla kalecinin müdahalesine rağmen topu ağlarla buluşturdu ve Bursa'da devrenin fişini çekti. Galatasaray devre sona erdiğinde %72 topla oynama oranına sahip olurken, rakip kaleye 10 şut attı.

İlk yarıda olduğu gibi ikinci yarıda da oyunun kontrolünü ele alan ve hakim bir görüntü çizen Galatasaray, kanat oyuncularının saha içerisindeki yer değiştirmesiyle atak yönünü sağ tarafa çekti. Günün etkili ismi Bruma'nın yerde kaldığı pozisyonda, serbest vuruşta Wesley Sneijder arka direğe nefis kesti ve Ahmet Çalık kafayla topu ağlarla buluşturarak farkı 3'e çıkarttı. Golden sadece 2 dakika sonra orta sahada Tolga Ciğerci'nin kazandığı topta Wesley Sneijder yine ince gördü ve Lukas Podolski ceza sahasına girer girmez vurduğu şutunda kalecinin müdahalesine rağmen golü bularak farkı 4'e çıkarttı. Mücadelede 65.dakikaya girilirken Igor Tudor orta sahayı biraz daha dirençli hale getirmek istesi ve Tolga & Selçuk ikilisini kenara alarak, de Jong & Josue ikilisini sahaya sürdü. Bursaspor maçın başından itibaren etkisiz bir oyun ortaya koymasına karşın, Selçuk ve Tolga'nın kenara gelene kadar görevlerini başarıyla yaptığını söylemek mümkün. Sakatlıktan oldukça formsuz dönen Tolga'nın derbiyle birlikte form grafiğinin yükselmeye başladığını görüyoruz. Fark her ne kadar 4 olsa da Galatasaray rakip kalede pozisyona girmeye devam etti. Tudor'un öğrencileri rakibi karşısında 75.dakikaya kadar Bruma'nın başrolde oynadığı 2 pozisyonda net gol şansı yakaladı ancak bunları değerlendiremedi. Karşılaşmanın son dakikalarında Sabri'nin ortasına Eren ayak koydu ancak kaleci Harun son anda dokundu. Devam eden pozisyonda Josue kaleyi yokladı, savunmadan seken top kornere gitti. Sneijder'in kullandığı korneri takip eden pozisyonda Yasin bireysel yeteneğiyle oluşturduğu pozisyonda 2 rakibinden topu kurtardı, çaprazdan sert vurdu ve maçın sonucunu tayin etti.

İşin doğrusunu söylemek gerekirse, Bursaspor oldukça etkisiz bir takım. Ortaya çıkan sonuç kafa karıştırıp bambaşka bir algı yaratmasın ancak Fenerbahçe derbisinde son dakikada talihsiz bir golle kaybeden Galatasaray yine aynı istek ve arzuyla oynadı. Oyunun tek hakimi, sürekli ikinci ve üçüncü bölgede oynamak isteyen, Bruma'nın süratiyle sürekli çizgiye inmeye çalışan, Lukas Podolski'nin sahte dokuz rolünde sürekli duvar olması oyun formasyonunu kabullenişi görebiliyoruz. Tudor'un maç öncesinde söylediği gibi "oyun olarak gelişiyoruz" cümlesi son derece doğru. Wesley Sneijder ne kadar formsuz olursa olsun, Tolga ve Selçuk'un defansif olarak görevlerini yaptıkları takdirde Hollandalının sahada olması bambaşka bir görüntü yaratıyor. Sneijder mevcut fizik durumu nedeniyle 50 metrede top oynayacak kondisyona sahip değil, haliyle topu 1.bölgeden alıp 3.bölgeye taşımakta zorlanıyor ancak topu 2.bölgede aldığında veya 3.bölgeye geçişte aldığında etrafındaki hücum oyuncularını fazlasıyla besliyor. 

Bursa deplasmanından 5 golle 3 puana ulaşan Galatasaray maçın genelinde %70 topla oynama oranının yanı sıra rakip kaleye 22 şut atıp bu şutların 8'inde isabet bulurken, 623 isabetli pas yaptı.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.