Bizim bir ruhsat vardı...

11 Mayıs 2016: Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena'nın yanındaki alana kapalı spor salonu yapılması için proje çalışmalarını bitirdik. Önümüzdeki hafta ruhsatını alacağız.

10 Ağustos 2016: Proje aşamasında ruhsat çalışmaları yapılıyor şu aşamada.

21 Eylül 2016: Yeni salon için proje hazır, ruhsat almak için çalışacağız.

19 Ocak 2017: Sponsorluk görüşmeleri yaptığımız bir firmanın istekleri oldu Columbia Üniversitesi ile yaptığımız bir çalışma ile daha iyi yöne geliştirdik. Bitti, iki gün içinde teslim alacağız. Sarıyer Belediyesi de çok sıcak. Bu ay ya da Şubat başında şantiye kurarak Galatasaray'a uzun yıllar hizmet edecek çok amaçlı tesise başlayacağız.

8 Şubat 2017: 15 bin kişilik basketbol salonu için gerekli izinleri aldık. Projenin sponsorluğunu NEF firması üstlendi.

21 Nisan 2017: Ruhsat için uğraşıyoruz.

30 Nisan 2017: Yakında salon için ruhsatı da alacağız. Sponsor için görüşmelerimiz devam ediyor ve bir noktaya geldik. Sponsor görüşmeleri sonuçlanır sonuçlanmaz bu projemizi de hayata geçireceğiz.

Evet, yukarıda gördüğünüz tüm açıklamalar belirtildiği tarihlerde başkanımız Dursun Özbek tarafından inşaası planlanan Spor Salonu için yapıldı. "Bu ay şantiye kuracağız" söyleminin üstünden aylar geçmesine rağmen bırakın şantiyeyi daha ortada ruhsattan eser yok. Hatta yapılan lansmanda gösterilen proje de o kadar basit ve yüzeyseldi ki, bir projenin varlığından bile şüphe duymaya başladım.

Galatasaray basketbolunun kendi sınırlarının ötesine geçmesi için, büyüyebilmesi için oldukça önemli bir proje bu. Hem içine yapılması planlanan ticari alanlar ve müze ile hem de Seyrantepe'de "sürdürülebilir bir Galatasaray hayatı" yaratmak adına atılması gereken bir adım. Tabi işin bu boyutundan öte bir de bu adımın atılabilirliği var. Dursun Özbek yönetimi ile bu pek kolay gözükmüyor. Çünkü Dursun Özbek geçen 1 yıllık süre içerisinde henüz inşaat ruhsatını bile alabilmiş değil. Hem de Devlet ile bu kadar içli dışlı iken, Florya ve Riva arazilerini adeta devlete peşkeş çekerken. Ruhsatı alamadığı gibi hafızamızla dalga geçer gibi yukarıda gördüğünüz açıklamaları yapıyor. Sadece soruyorum, siz bizi salak mı sandınız? Bitiremeyeceğiniz işlere kalkışıp taraftarın ağzına bir parmak bal çalarak attığınız yalanları unutturabileceğinizi mi sandınız? 

Sayın başkan, eğer bu işi yapamayacaksanız bunu söyleyin. Çünkü bizim sizden böyle bir beklentimiz kalmadı. Yapamıyorsunuz diye kızmayız. Ancak bizim hafızamızla bu şekilde dalga geçmeyin. Ruhsat alımı sırasında sorun mu çıktı, açıklayın bunu. "Böyle böyle oldu o yüzden ruhsatı alamıyoruz" deyin. Taraftarınıza karşı şeffaf olun. Belki o zaman gözümüzde yitip giden itibarınız bir nebze olsun toparlanır. Yoksa bu şekilde yalanlar atmaya, bizi oyalamaya devam ederseniz karşınıza aldığınız taraftarı daha da çok kutuplaştıracaksınız. Eylemlerinizle, söylemlerinizle karşınızdaki bu kızgın topluluğu siz yaratıyorsunuz. 

Açıkçası bunları söylemek bile oldukça trajikomik ama kendisini Genel Kurul'da eleştirdiği için ceza verdiği Yasin Çakmak'ın da dediği gibi "Başkanımızın lafina güvenemez hale geldik".

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.