Mazeret üretmiyorum ama..

"Fizik olarak hazır değiliz. Bu eşleşmeye çok hazırlanamadık. Gomis ve Belhanda takımla antrenman yapamadı. Oyuncular hazır değil. Bu maçı 1 ay sonra oynasak kazanırdık. Yeni bir takımız. Yeni oyuncular gelecek. Hazır değiliz."

Yukarıda okuduğunuz cümleler UEFA Avrupa Ligi'nde turnuva tarihine ikinci öneleme turundan katılan en yüksek puana sahip takım olmasına karşın, kulüp tarihindeki en büyük başarısı Avrupa Kupası'na ikinci öneleme turundan katılmak olan Östersunds karşısında rezil bir performansa imza atarak elenmeyi başaran Galatasaray'ın teknik direktörü Igor Tudor'a ait.. Hırvat teknik adama göre yukarıdaki cümlelerin hiç birisi mazeret veya bahane değil.

Süper Lig'i geçtiğimiz sezon 4.sırada bitiren Galatasaray, kulüp tarihinde uzun bir aradan sonra Avrupa Ligi'ne ikinci öneleme turundan katılma hakkını kazanırken, takvim yaprakları Haziran ayının ilk günlerini gösterdiğinde Galatasaray'ın yeni sezonun ilk resmi maçını 13 Temmuz'da oynayacağı biliniyordu. Bunu bilmek için ne Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek vardı, ne de tanrı parçacığını bulmaya.. Prosedürler, talimatlar, yönergeler gayet net. Ancak anlaşılan Galatasaray'ın bir numaralı isminin bundan haberi yok, ki kendisi Östersunds eşleşmesinden itibaren hep aynı şeyi söyledi: Hazır değiliz.

Evet. Haziran ayında sezonu kapatan takımın Temmuz ayının ortasında ilk resmi maçına çıkması, sezonun bitişiyle birlikte 15 gün tatil yaptıktan sonra takımla çalışmalara başlamak ve bu maça hazırlanmak için kısa bir süre.. Ancak ne bu tarih, ne de bu durum son dakika karşımıza çıkan bir gelişme değil. Aylar öncesinden belli olan, hazırlıklarınızı ve tüm planlarınızı bu şartlara göre yapmanız gereken bir durum. Fakat dikkat çeken bir ayrıntı var. Östersunds karşılaşmasında forma giyen oyuncuların neredeyse %90'ı geçen sene birlikte oynayan isimlerdi. Kadroda "uyum sorunu" yaşayacağı iddia edilen Maicon haftalar öncesinden Brezilya'da lig maçlarına çıkmış, Belhanda sadece ikinci maçta forma giymiş ve Gomis iki maçın toplamında bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda pozisyona girmişti. Hırvat teknik adama göre bunların hepsi, elendikten sonra basın toplantısında "mazeret değil ama bilin diye söylüyorum" diye ısrarla sözlerine yer verdiği detaylardı. Igor Tudor'dan masallar dinledik hepimiz..

Östersunds'a elendikten sonra basın toplantısında "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır." atasözünü hatırlatan bir performansa imza atan Hırvat teknik adam basın mensuplarına aynı şeyleri tekrar tekrar söylemekten kaçınmazken dikkat çeken bir soru sordu: Oynanılan iki maçta neyi beğenmediniz? Anlaşılan o ki, Igor Tudor geride kalan 180 dakika sonunda alınan 3-1'lik mağlubiyette ortaya konulan futboldan memnun.. Östersunds karşısında düzgün bir hücum seti olmadan, büyük kısmının doldur - boşalt olarak yorumladığımız şişirme toplardan oluştuğu bir hücum düzeni sergileyen Galatasaray, iki maç sonunda rakip kaleye toplamda 22 şut attı ancak bu şutların yalnızca 8'inde isabet bulabildi. Ki bu şutların 4'ü ceza sahası dışından (frikik dahil) geldi. 

Kendisinin dediği gibi mazeret aramıyoruz ancak Igor Tudor anlaşılan o ki, Galatasaray'ın hedeflerine ulaşabileceği bir teknik adam değil. Aylar öncesinden bu tarihte oynanacağı bilen bir maça çıkıp "Hazır değiliz." demek yetersizlikten ziyade amatörlük olarak yorumlanabilir. Takımınızı bu maça göre hazırlamalı, formasyonunuzu ve hücum setlerinizi buna göre planlamalısınız. "Nasıl olsa kazanırız." dediğiniz zaman birileri size hayatınızın dersini verir ve ürettiğiniz mazeretler havada kalır. Kusura bakmayın sayın Tudor. Mazeret üretmiyoruz ancak Galatasaray'ı hedeflerine taşıyacak, görev bilinci olan ve vizyon sahibi bir teknik direktör değilsiniz. Galatasaray tarihine adınızı tersten yazdırdınız. İlk maçtan sonra "Gelecek hafta ne olacak, göreceksiniz." diye basın toplantısında esip; maçtan bir gün önce "Kazanacağız, turu geçeceğiz. Biz Galatasarayız." diye gürlerken, altın harflerle imzanızı attığınız rezillik sonrasında "Hazır değildik." diye mazeret üretip, "İstifa edersem mutlu mu olacaksınız?" diye ahkam kesemezsiniz. 

Sorunuzun cevabını duymak istiyorsanız eğer; Evet. Siz ve sizi bu kulübe getirenler istifa ederse, fazlasıyla mutlu olacağız.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.