Bu kalp seni unutur mu?

Basketbolda yeni sezon bu hafta sonu başlıyor. Erman Kunter önderliğinde yeni bir yapılanmaya giden Galatasaray'da yeni sezonda önemli bir eksik olacak; Abdi İpekçi Spor Salonu. Galatasaray basketboluna yıllardır ev sahipliği yapan salon, bu kez kapılarını açmayacak.

Yeni sezonda Galatasaray erkek basketbol takımı maçlarını Sinan Erdem Spor Salonu'nda oynarken, Galatasaray kadın basketbol takımı ise Ahmet Cömert Spor Salonu'nda oynayacak. Bizde FCN Blog olarak Galatasaray Basketbolu için özel bir yere sahip olan Abdi İpekçi'de oynanan unutulmaz maçlarımızdan bazılarını derledik...



GALATASARAY M.P 76-58 BANVİT
Galatasaray erkek basketbol takımı için çok özel bir gün.. 23 yıldır şampiyon olamayan Galatasaray, Banvit'i mağlup etmesi durumunda şampiyon olacaktı. O sezon Ergin Ataman önderliğinde iç sahada çok iyi bir performans sergileyen Galatasaray, final serisinde Banvit'i mağlup ederek şampiyonluğa ulaşmıştı. Kapalı gişe olan maçta maç öncesi koreografiyle, yapılan tezahüratlarla unutulmayan günlerden biriydi. Aradan yıllar geçmesine rağmen o gün salonda olamamak hala beni üzen şeylerden biridir. 



GALATASARAY M.P 68-64 CSKA MOSKOVA
''Namağlup geldiler, namağlup dönemediler!'' O günü en iyi anlatacak söz herhalde budur. Tarihinde ilk kez Euroleague'de mücadele eden Galatasaray, TOP 16'ya kalmış ve gruptaki 4. maçında o sezon hiç yenilmemiş olan CSKA ile İpekçi'de karşılaşmıştı. Yenilmez Armada o akşam rakibini mağlup ederek İstanbul'dan namağlup dönmelerine izin vermedi. Maç sırasında Euroleague TV, atmosferiyle tüm rakiplerine korku salan Abdi İpekçi Cehennemi için özel çekimler yaparken, maç öncesinde yapılan koreografi de taraflı-tarafsız herkesi etkilemişti. 



GALATASARAY LİV HOSPİTAL 64-55 PARTİZAN
Takvim yaprakları 11 Nisan 2014'ü gösterdiğinde, Galatasaray Basketbolu için çok özel ve çok güzel bir gün olacaktı. Açıkçası o günü salonda yaşadığım için kendimi şanslı hissediyorum. Günün ilk haberi Kadın Basketbol takımından gelmişti. Euroleague Final Four'unda, Ekrem Memnun'un öğrencileri ev sahibi Ekaterinburg'u mağlup ederek finale kalmıştı. Bu haberden dolayı salona gelirken heyecanın yanına yüzümüze istemsizce oluşan bir tebessüm eklenmişti. Kadın Basketbol takımının ardından, erkek basketbol takımımız da Sırp rakibi karşısında istediği sonucu alıp tarihinde ilk kez TOP 8'e kalacaktı. O gün yaşanılan duygu, "kuşlar gibi hafiflemiştim" cümlesinin karşılığıydı. Enfes bir gün olmuştu. Son olarak maçın bitiminden sonra herkesi saha içine alıp, bizim girmemize izin vermeyen güvenlik görevlisi abi seni de unutmadım!



GALATASARAY ODEABANK 73-54 FENERBAHÇE
Önce Türkiye Kupası finali, ardından da Euroleague finalinde ezeli rakibini mağlup ederek şampiyonluğa ulaşan Galatasaray, bu kez lig şampiyonluğu için suyun karşı tarafıyla karşı karşıya gelmişti. 14 yıllık hasretin bittiği o gün, kadın basketbolda seyirci rekoru kırılmıştı. Maç öncesi Fenerbahçeli oyuncuların bacaklarının titremesi atmosferin ne derecede olduğunu anlatmaya yetecektir. Benim için de içimde hep ukte kalacak maçtır. O sezon final serisinin ilk 2 maçına gidip, son maça gidememek içimde büyük bir yaradır.  



GALATASARAY ODEABANK 78-67 STRASBOURG
Teker teker geçtik turları, Avrupa'da aldık kupayı! Assolistler sahneye son çıkar demişler. Kendi açımdan hayatımın en güzel günü olan Eurocup finaline geldik. Sezon öncesinde Ergin Ataman'ın önderliğinde bir meydan okumayla başlayan sürecin, başarıya ulaştığı gün olarak da tanımlasak yanış olmaz. Her anlamda özel bir gündü. Arkadaşlarla heyecandan yerimizde duramayıp, saatler öncesinden salona gidişimiz, iğne atsanız yere düşmeyecek bir doluluk, maç öncesi yapılan koreografi, maç sırasında mutluluktan sık sık birbirimize sarılmamız ve maç sırasında arkamda ağlayarak dua eden abi. Her şeyiyle özel olan o gün, şampiyonlukla bitecek ve o gün için erkek basketbolda kazanılan en büyük kupa olacaktı.

Bu listeye eklenecek birçok maç elbette vardır, biz sadece bir kısmını seçtik. Bir ev olarak gördüğüm Abdi İpekçi'den ayrılmak açıkçası hala hazmedemediğim bir konu. Elbette günün birinde ayrılacaktık ama yine de kabul edemiyor insan. Kendi adıma çok özleyeceğim. Devre arasında tanıdığım insanlara selam vermek için koşturmayı bile özleyeceğim diyebilirim. İçimde ukte kalan günler de, hayatımın en güzel günü de İpekçi'deydi. Sadece Galatasaray maçlarının olduğu bir salon değil, arkadaşlarımla buluşmamı sağlayan bir salon da olmuştu İpekçi. Bu yüzden hep yeri özel olacak, bu yüzden bir salondan daha fazlası olacak.

Buraya daha yazabileceğim çok şey var ama daha fazla uzatmak istemiyorum, Fikret Kızılok'un da söylediği gibi ''Kader gibi istemeden, bu kalp seni unutur mu?'' 

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.