Evlere şenlik koç yönetimi ve sonuçları...

Bu sezondan beklentilerim "biraz eğlence, biraz smaç ama daha fazlası değil" modundaydı. Ancak yanılmışım. Sezonun ilk maçı olan Gaziantep Basketbol karşılaşmasını bir kenara bırakırsak eğer, henüz sahada eğlenceli bir şey de göremedik. Açıkçası ben birkaç maçı sonuna kadar izlemeye bile katlanamadım.

"Galatasaray Odeabank şu an yetenekli 3-5 oyuncunun yan yana geldiği bir kadro gibi. Bu kadronun birbirine uyumu ve takım olabilmeleri, sezon sonu sıralamasını doğrudan etkileyecek. Bu yüzden de Erman Kunter faktörü bizim için oldukça mühim olacak. Bu takımın yarı sahada bir şeyler üretebilmesi ve uyumlu olması için çok iyi bir coaching lazım."

Bu sözü 4 Ekim'de yazdığım yazıda söylemişim. Evet, kurulan kadro geçen senelere göre çok daha zayıf ve hedefsiz. Oyuncu seçimlerinde daha farklı, daha iyi isimlere de gidilebilirdi. Bunlar zaten hepimizin kabulü. Ancak elimizde günümüz deyimiyle "içi çöp dolu" bir kadro da yok. Bu kadronun iş yapabilmesi için iyi bir coaching lazımdı. Ancak sezonun geri kalanında rezaletin daniskası bir koç yönetimi var. 

Erman Kunter'in hücum sahasında motion offence'i temel aldığını ve bunun oturması için de zaman gerektiğini dile getirmiştim. Ancak her geçen gün iyiye gitmesini beklediğimiz kadro mehteren takımı gibi 1 ileri 2 geri gitmekten helak oldu. Hücumda oturan hiçbir şey yok, oyuncular birbiriyle sanki ilk defa oynuyormuş gibi duruyor sahada. Pas alışverişi çok kötü çünkü takım sahaya yerleşemiyor bile. Bazı pozisyonlarda beş oyuncu birden sahanın bir bölümüne yığılıp öteki tarafı boş bırakabiliyor. 

Birkaç kez denk gelmiştir heralde, Rakeem Christmas topu aldığında ne yapacağından o kadar bihaber ki istop oynarmışcasına en yakın arkadaşının kucağına fırlattı topu. Tüm bu amatörlükler takımın iyi yönetilmemesinden ve hücum planının olmamasından kaynaklanıyor. Eldeki oyuncu grubundan çıkartılabilecek en kötü yemeği yaptı Erman hoca. Bu yüzden oyuncuları hedef tahtasına koymadan önce çözmemiz gereken çok daha başka sorunlarımız var. 

Takımın hücum sahasında yapabildiği tek şey geçiş oyununda erken ikili oyun oynayıp rakibi dengesiz yakalamak, bunun dışında bir hücum setimiz yok. Oyuncuların oyun içindeki kötü kararlarına hiçbir şekilde reaksiyon göstermiyor koç. Takımı yönetmiyor, adeta izliyor. Şimdi de transfer yapılacakmış. Açıkçası Erman Kunter görevinin başındayken transfere izin veren idari ekip bence oturduğu koltuğun ağırlığını bir kez daha tartsın. Çünkü eldeki kısıtlı imkanı Ocak ayını bile göremeyecek bir koç için heba etmek büyük hata olur.

Şu an için en mantıklısı piyasadaki takım çalıştırmayan koçları araştırıp en uygun isimle sezon sonuna kadar anlaşmak, yeni transferi de koçun isteğine göre yapmak olur. Sezondan beklentimiz zaten minimum seviyede bari eziyete dönüşmesin...

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.