Bir garip milli dava...

Son zamanlarda uluslarası basketbol medyasını en çok meşgul eden konulardan birisi FIBA ve EuroLeague yönetimi arasındaki fikstür savaşı. FIBA geçtiğimiz aylarda radikal bir karar alarak Dünya Şampiyonası elemelerinin tıpkı futbolda olduğu gibi sene içine yayılacağını açıklamıştı. NBA, hiç tartışmalara girmeden kendini olayın dışında bırakırken EuroLeague'de oynayan milli oyuncuların ne yapacağı ise uzun bir süre tartışma konusu olmuştu, çünkü fikstürler çakışıyor. Bu arada, belki bilmeyenler olabilir, EuroLeague organizasyonu Dünya Basketbol Federasyonu'na yani FIBA'ya bağlı değil. İspanya merkezli bir şirkete ait. 

İki taraf uzun bir süre ortak bir fikstür için fikir teyakkisinde bulunsalar bile görüşmeler sonuca bağlanmadı. Yani seçim bir nevi takımlara ve ülke federasyonlarına kaldı. Bugün ise Fenerbahçe Doğuş forması giyen Türk oyuncular, ortak bir bildiri açıklayarak kulüp başarısının önemli olduğunu vurgulayıp milli takıma katılamayacaklarını dile getirdiler.

Tabi ki şu ortamda her kulüp bu konuda kendi kararını almakta özgür. Oyuncularını göndermeme hakları var. Federasyonlar kulüplere bir yaptırım uygulayacak mı henüz bir örnek olmasa da, bazı federasyonlar ne olursa olsun tüm EuroLeague oyuncularının katılım göstermek zorunda olduğunu açıklamıştı. TBF'den ise şu ana kadar resmi bir açıklama yapılmadı.

Olayın tüm bu kronolojik boyutundan sonra bana mantıksız gelen konu ise şu, bu karar oyuncuların bireysel kararları değil, Fenerbahçe Spor Kulübü'nün almış olduğu bir karar. Acaba niye Fenerbahçe kulübü kendi ağzından bir açıklama yapmak yerine oyuncuları tabir-i caizse topun ağzına koydu. Gelecek olası bir tepkiden mi korktular? Bu şekilde kararı sanki oyuncuların kararıymış gibi gösterip kendilerini bu "milli görev" tartışmasının dışında tutma gereksinimini neden hissettiler merak ediyorum.. 

Öte taraftan şu ana kadar sakatlığı bulunan Bobby Dixon'ı bir kenara bırakırsak, bildirinin altında imzası olan 4 Fenerbahçeli oyuncu EuroLeague'de oynanan 5 müsabakada toplam 24:59 dakika süre alabildi. Sinan Güler sadece iki karşılaşmada süre alıp toplam 8:04 dakika sahada kalabilirken sadece 1 üçlük isabeti buldu. Melih Mahmutoğlu ise üç karşılaşmada toplam 16:55 dakika sahada kalıp 2 sayı atabildi. Egehan Arna ve Barış Hersek ise henüz EuroLeague'de süre bulamadı. Tabi ki kadro içindeki her oyuncu koç için değerlidir ancak rotasyonda bu kadar geride olan ve süre almayan oyuncuların bu açıklamayı yaparak milli takımdan affını istemesi ne kadar tatmin edici soruyorum..

Başka bir konu ise TBF tarafından "milli takımda oynaması için devşirilen" ve daha sonrasında Fenerbahçe Doğuş'a transfer olup yerli statüsünde oynayarak Fenerbahçe'nin avantaj elde etmesini sağlayan Bobby Dixon da milli takımdan affını istedi. "Milli takımda oynaması için" yerli statüsüne geçip bir kulübe avantaj sağlayan herhangi bir oyuncunun milli takımdan affını istemesi de ne kadar akla yatkın merak ediyorum. Değiştirilen devşirme kuralından sonra bu oyuncu ne sıfatla hala yerli statüsünde kalıp bir kulübün haksız çıkar elde etmesini sağlayacak? Kamuoyu bu konu hakkında ses çıkartabilecek mi yoksa her zamanki gibi kafasını kuma mı gömecek?

Ülke sporu olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Tüm siyasiler sanki kendi işleriymiş gibi futboldaki yabancı sayısına takıp içi boş bir "milli dava" tartışması yaratmışken, basketbol oyuncularının aldığı bu karara aynı milli gözlükten bakabilecekler mi, yoksa mevzu bahis Galatasaray ise vuralım, Fenerbahçe ise susalım senaryosu devam mı edecek bunu da ilerleyen günlerde göreceğiz.

Son olarak şunu tekrarlamakta fayda var. Kulüpler oyuncularını milli takıma göndermeme hakkına sahip. Bu yüzden aldıkları karar üzerinden linç girişiminde bulunmak tek kelime ile abartılı olur. Ancak yapılan açıklama ve bu açıklamayı kulüp yerine oyuncuların yapması çok doğru da değil. Ne diyelim, sanki hiç sorunumuz yokmuşcasına nurtopu gibi bir tartışma konusu daha yarattık.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.