STSL | Galatasaray tekrar gaza bastı..

Spor Toto Süper Ligi 11.haftasında Galatasaray evinde Gençlerbirliği'ni ağırladı. Maçta Galatasaray adına Feghouli ve Ndiaye kart cezaları sebebiyle kadroda yoktu. Feghouli'nin Feghouli, çok özel bir oyuncu ancak Ndiaye kadar oyun içinde önem teşkil etmiyor. Bu sebepten dolayı Ndiaye'nin yokluğundan Igor Tudor'un taktiksel anlamda bir değişiklik yapacağını tahmin ediyordum.


Yukarıdaki gibi sahaya sürdü takımı, Tudor. Maç başında Gençlerbirliği'nin alanı daraltarak, topu Galatasaray'a bırakıp hızlı hücumlarla çıkmaya çalışacağını tahmin ediyorduk. Stoperleri havadan iyiydi ancak hiçbir zaman 2 forvet ile oynayan bir takıma oynamamıştı ve kademe hatalarını bolca yaptığını izlemiştik. Tudor, bu sebepleri göz önüne alınca 3-5-2 şeklinde takımı sürdü. Sorunlu Mariano-Maicon birlikteliğini riske etmişti. Gençlerbirliği kenar oyuncuları takip edemediği takdirde Mariano ve Garry'nin bolca pozisyon bulabileceğini düşünmüştü Hırvat teknik adam. Planı erkenden tuttu ve Gomis'in sırtı dönük oyunu, Eren'in boşalttığı alana dalan Mariano golü buldu. Temelde planı mantıklıydı. Sağ kenarı riske etmişti ama sol kenarda Tolga-Denayer-Garry ile önlem almıştı. Tolga'nın belki de en az ceza sahası çevresinde bulunduğu maçtı. Denayer'in kaymalardan sonra sol bek gibi oluşu buraya önlem alındığını kanıtlıyordu. İlk yarıda golü bulduktan sonra Eren'in sadece yüksek toplarda varlık göstermesi, harketliliğin düşmesi sonucu Galatasaray oyundan düşmeye başladı. Eğer bu tarz bir düzende çıkıyorsa Galatasaray adına hareketlilik çok mühimdi. Duran toplarla etkili olmaya başladı Galatasaray ama oyun olarak istenen düzeyde değildi. Hareketlilik çok düşüktü. Sadece Belhanda ve Garry Rodrigues'in bireysel performansına bağlı kalarak bitirdi Galatsaray ilk yarıyı.

İkinci yarıya ise Galatasaray 3.bölgede pres yaparak başladı Galatasaray ve meyvelerini çok çabuk şekilde aldı. Eren Derdiyok'un biraz daha sağ kenara yakın olması ve Belhanda'ya pas opsiyonu olmaya başlaması ile Gençlerbirliği dağılmaya başladı. Eren'in bu süreçte 1 asist, 1 asist öncesi pas ve 1 de çok net gol pozisyonuna soktu takımını. Maç ise 55.dakikadan sonra bitti desek yeridir. Tudor bu dakikadan sonra ceza sınırında olan Fernando ve Maicon'u oyundan aldı. Orta saha kurgusunu değişen Galatasaray'ın oyunu da kenarlara yığmaya başladı. 4-4-2 gibi oynamaya başlayan Galatasaray hızlı şekilde topları kenara taşıdı ve dağılan Gençlerbirlği savunmasına karşı bolca pozisyon buldu. Bu noktada Garry Rodrigues'e ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Garry belki ilk 11 seviyesinde bir oyuncu değil ama bu yapılanma içinde mecburiyeti olan başka bir oyuncu. Karar verme konusunda her ne kadar saç baş yoldursa da hareketlilik katıyor takıma. Oyun sıkıştığında ise topu öne taşıyıp takımı rahatlatabiliyor. Galatasaray bu galibiyetle puanını 26 puanla kapattı ve milli takım arasına da lider olarak girmeyi garantiledi.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.