Dört Köşe | ''Şampiyonluğun en büyük adayıyız''

FCN Blog'un kendine has konsepti olan Dört Köşe'de bu hafta Beşiktaş derbisini ve Tudor'u twitterın sevilen ismi Sayhan Efe ile konuştuk. Keyifli okumalar.. 

Beşiktaş karşısında çok iyi bir ilk yarının ardından rezalet bir ikinci yarı ve kötü bir skor vardı. İki devre arasında 360 derece fark olmasını neye bağlıyorsun?
İkinci devreye göre nispeten iyi bir ilk devre geçirdiğimiz doğru ama çok çok iyi diye nitelendirebileceğimiz bir ilk devre geçirdiğimiz kanaatinde değilim öncelikle bunu belirtmeliyim. İlk devre çok iyiymişiz gibi görünmemize sebep olan en temel şey, ikinci devre özellikle golden sonra gelen rakip baskısı ve maçın bitiş düdüğüne kadar bu baskıya reaksiyon veremememiz. O kadar kötü bir ikinci devre ortaya koyduk ki insanlar ister istemez bu yanılgıya kapılabiliyor. Durumu daha iyi ifade etmek açısından geçen sezon Riekerink idaresinde deplasmanda Beşiktaş'la oynadığımız ve soyunma odasına 0-2 üstün girdiğimiz maçı örnek gösterebilirim. Bu maçtaki gibi bir ilk devre ve oyun ortaya koyduğumuzu kesinlikle düşünmüyorum. 

Tudor yönetiminde bir büyük maçı daha kaybettik. Sen bunu ve Tudor'un görevde kalmasını nasıl değerlendiriyorsun?
Sanırım Tudor'la tarihimizdeki en uzun derbi kazanamama serisini yakaladık. Her ne kadar derbi olarak nitelendirmesek de Başakşehir maçını ilave ettiğimizde ortaya çıkan tablonun bu kadar iç karartıcı olacağını hiç beklemiyordum. Bu durumun futbol adına bilimsel bir açıklaması olduğunu da düşünmüyorum. Sezona fırtına gibi başlayan, ortaya koyduğu oyunla rakiplerine adeta "N'oluyoruz?" dedirten takıma ne oldu da birden böylesi maçlarda geceyle gündüz arasındaki fark gibi bir durum ortaya çıktı? Bunun çeşitli yanıtları var tabii. Buna kimi Tudor'un takım üzerindeki sistemsel denemeleri cevabını verirken, kimi yetersiz kadroyu öne sürüyor. Bunlara daha bir sürü şey ekleyebiliriz. Ama ben bunların tek başına veya toplayınca elde edilen verilerin de cevap olamayacağı kanaatindeyim. En bariz örneği az evvel değindiğim, Beşiktaş karşısında oynadığımız ikinci devre. Golü yedikten sonra maçın bitiş düdüğüne kadar hiçbir şekilde reaksiyon veremedik. İşte bende bunun cevabı, diğer maçları da ilave ettiğimizde kâtiyetle Igor Tudor. Bunu da şöyle açıklayabiliyorum şimdilik. Belki tecrübesizliğinin getirdiği bir şey bu bilemiyorum ama Tudor'un böylesi büyük maçlar esnasında bir ikinci planının olduğunu düşünmüyorum. Zira hepimiz gördük bunu.

Görevine devam etmesi hususunda ise, her ne kadar gitmesi gerektiğini düşünsem de alınan devam kararı sonrası özellikle Dursun Özbek'in açıklamalarına kulak verdiğimde kalmasını anlayabiliyorum. Herkesin öngördüğünün aksine, yani Tudor kovulsun, kim gelirse gelsin kâti suretle başarılı oluruz algısını kastediyorum. Öyle ya da böyle kendi takımını kurmuş, sezon öncesi takımını çok iyi hazırlamış, sezona oldukça iyi başlamış bir takımın hocası olmasının yanında, sezon öncesi Lucescu kılıcıyla korkutulmuş, devamında ise Fatih Terim'in milli takımdan ayrılması hasebiyle ortaya çıkan yoğun taraftar ve medya baskısının içinde işini yapmaya gayret eden bir hoca Igor Tudor. Görevine son verildikten sonra yerine gelecek olan hocanın sezon sonu ortaya koyacağı tablonun hüsran olma ihtimali, başarılı olma ihtimaliyle eş değer vaziyette üstelik. Böyle bir senaryoyu düşündüğümüzde ne olacak peki bu kez? Plaklar terse dönecek ve bugün ben dahil Tudor'un gitmesini isteyenlerin çoğu, Tudor'un kalması gerekiyordu minvalinde cümleler kuracak. Bu kertede olayı değerlendirdiğimde, Tudor'un görevine devam etmesi kararının alınmasını anlayabiliyorum.

2 yıldır düşüşte olan Muslera'nın derbide büyük bir hata yaptığını ve gole sebep olduğunu gördük. Sen bu düşüsü neye bağlıyorsun?
Selçuk İnan'ın yaşadığı düşüşün birebir kopyası. Hiçbir fark göremiyorum. Bunun da yegâne sebebi alternatifsizlik. Haliyle bu durum ister istemez lüzumsuz bir öz güven aşılıyor insana. Ama şöyle bir durum da var tabii. Özellikle Taffarel ayrıldıktan sonra Muslera'nın neredeyse kimseyle çalışmak istememesi buna bir diğer sebep. Riekerink döneminde Frans Hoek gelmişti hatırlayacaksın. Manchester United'in ve Hollanda milli takımının kaleci hocasıydı Hoek. Dünya çapında bir antrenör. Ne yazık ki böyle bir isimle çalışmayı da reddetmişti Muslera basından öğrendiğimiz kadarıyla. Igor Tudor, Carrasso'yu önümüzdeki hangi maçlarda kullanır kestirmek güç ama Muslera'nın alternatifsiz olmadığını idrak etmesi lazım diye düşünüyorum.

Galatasaray taraftarında ciddi bir olumsuzluk hakim. Bu konuyla ilgili görüşlerine nedir ve Galatasaray'ın şampiyonluk şansını nasıl buluyorsun?
Taraftarın geneline sirayet eden bu olumsuzluğun sebebi gelecek endişesinden başka bir şey değil. Çoğumuz bu sezonki şampiyonluğun camiamız açısından elzem olduğunun farkındayız. Bu sezon büyük maçlarda Igor Tudor'un ortaya koyduğu performansı referans alıyoruz haklı olarak. Ve dahası ligin ikinci devresinin, mevsimsel iklim şartları, Anadolu takımlarının küme düşme, Avrupa kupalarına katılabilme gibi sıralayabileceğim pek çok sebepten ötürü daha çetin geçeceğini biliyoruz. Dolayısıyla büyük maçlarda yaşadığımız sıkıntıların diğer takımlarla yapacağımız maçlarda da ortaya çıkma ihtimali kuvvetleniyor. Tabii bu öngörümü devre arası transfer sezonunda ne yapacağımızı göz ardı ederek yapıyorum. 

Yaşanan bunca şeye rağmen hâlâ şampiyonluğun en büyük adayı olduğumuzu düşünüyorum. Taraftarın da artık, özellikle şu son alınan Tudor'la devam kararından sonra, medyanın yoğun baskısı sonucu uzatıldığını düşündüğüm hoca değişimi olayını şimdilik kapatıp, bu olumsuz havayı değiştirerek takıma bir el vermesi gerektiği inancını taşıyorum. Aksi durum bizi hiç istemediğimiz yerlere sürükleyebilir zira. Özellikle önümüzdeki Akhisarspor maçı esnasında yaşanacak küçük bir konsantrasyonsuzluğun maçın gidişatına bile etki edebileceği kanısındayım. Onun için bizim ne yapıp edip artık bir an önce takıma destek vermemiz ve bu sayede kalan üç maçımızı alıp ilk devreyi oldukça rahat bir konumda bitirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.