Biz tüymedik, buradayız..

19.kez olağanüstü seçime giden Galatasaray'da 37. başkan Mustafa Cengiz oldu. Büyük bir kesimin beklemediği bir sonuç oldu diyebiliriz. Kaydı açık üyelerin yarısına yakınının katılım gösterdiği seçimlerde 12 sandıktan üstün çıkan Mustafa Cengiz, spor basını ve camianın beklentilerin üzerinde bir sonuçla başkanlığa seçildi.

Başta da belirttiğim gibi beklenmedik bir gelişme oldu, en azından benim için. Aslında belki de hepimiz için Galatasaray Camiası'nı daha iyi tanıma fırsatı bulduğumuz bir gün oldu. İşin Dursun Özbek tarafından başlarsak, 2.5 yıllık eziyetimizin son bulduğu bugün de bir kez daha Dursun Özbek'in ne kadar kötü bir yönetici olduğunu görmüş olduk. Zira Mayıs'ta seçilememe tehlikesini görüp, baskın seçim yaparak koltuğunu sağlama almak isteyen Dursun Özbek, seçime sayılı günler kala yaptıklarıyla belki de rahatlıkla kazanabileceği bir seçimi elleriyle Mustafa Cengiz'e teslim etti. Seçime 1 haftadan bile az bir süre kalmışken ''İmza toplayanların hepsi tüydü.'' açıklamasını yapması, başkan olduğu camiayı hiç tanımadığının bir göstergesiydi. Belki de arkasındaki Serdar Eder, Ahmet Ocaklı gibi derin Galatasaray ya da statüko diye tabir edebileceğimiz insanlara çok güvendi. 2.5 yılda Galatasaray'ı yokuş aşağı götürmesine, Galatasaray'ın mallarını peşkeş çekmesine, ''Fikri hür, vicdani hür Galatasaray'' felsefesine zarar vermesine ve yaptığı rezalet yönetim listesine rağmen bu isimlerin desteğiyle bugüne gelmişti ve belki de kendisi için talihsiz, bizim için çok büyük şans olan ''tüydüler'' açıklaması olmasa yine başkan olacaktı ancak berbat yöneticiliğini bir kez daha gösterdi ve bu kez bu Galatasaray'ın yararına oldu.

Şahsi görüşüm ve tahminim Mustafa Cengiz'e zaferi getiren gelişmelerden biri olan Burak Elmas ve Abdurrahim Albayrak hamlesinde de ''tüydüler'' açıklamanın büyük etken olduğunu düşünüyorum. Bu açıklamanın seçime olan etkisini, seçim sonunda yapılan ''Biz tüymedik, biz buradayız, biz Galatasaraylıyız'' tezahüratlarından da anlamak mümkün. Bunu Galatasaray kongre üyesi olmayan, sıradan taraftarlar olarak bizler anlarken, Dursun Özbek anlayamadı. Başta da belirttiğim gibi bu olay bile Dursun Özbek'in berbat bir yönetici, başkan olduğunun göstergesiydi. Göreve başladığı ilk günden, bugüne kadar Galatasaray başkanlığı Dursun Özbek'e hep 5-6 gömlek fazla geldi. Gerek giydiği kıyafetlerle olay olması, gerek konuşma biçimi, gerekse dün yaşanan üçlü faciasıyla Galatasaray'a hiç yakışmayan bir isimdi. Galatasaray tarihinde başarısız başkanlar olmuştur ancak Dursun Özbek'i diğer isimlerden ayıran en önemli nokta bence Özbek'in başarısızlığın yanına Galatasaray'ı hiç tanımamasıydı. Dursun Özbek, başkanı olduğu camianın değerlerini hiçbir zaman anlayamadı ve bu camianın bütün değerlerine zarar verdi. Sonuç olarak, Galatasaray camiası tarihin en başarısız başkanınından, ''tüydüler'' sözü sayesinde kurtulmuş oldu.

Diğer taraftan günü galibi olan, Mustafa Cengiz kısmına gelirsek.. Dürüst olmak gerekirse ilk olarak TRT Haber Radyo'da yaptığı çok kötü açıklamaların ardından bende Dursun Özbek'ten farksız olmaz imajı yaratmıştı. Fakat Mustafa Cengiz, daha sonra yaptığı konuşmalarla, yönetim listesiyle ve son günlere doğru gelen Burak Elmas ve Abdurrahim Albayrak hamlesiyle ''Yazık olacak'' dedirtten bir noktaya gelmişti. Dursun Özbek'i her anlamda Özhan Canaydın'a benzeten biri olarak, Mustafa Cengiz'in 2018 model Yiğit Şardan olduğunu düşünüyordum ve bu seçimi kaybedeceğine inanıyordum hatta emindim. Ancak Galatasaray'da tarihin tekerrürden ibaret olmadığını görmüş, öğrenmiş oldum. Galatasaray, dünyanın en tahmin edilemez kulübü olduğunu hepimize gösterdi.

İşin diğer bir yönüne gelirsek, Galatasaray bugün statükoya karşı bir zafer kazanmıştır doğru fakat bence bunu bir devrim olarak görmek de yanlış.. Belki çok pesimist yaklaşıyorumdur ama Galatasaray'ın içindeki statükonun yarından itibaren seçimlerde yine aktif rolü olacağını düşünüyorum. Senelerdir süre gelen bir konunun 1 günde yıkılacağına inanmıyorum açıkçası. Galatasaray'da bir devrim olacaksa bu bugün başlamıştır evet ama bence asıl süreç bugün başlıyor. ''Küçük olsun, benim olsun'' zihniyetindeki insanların yıllardır söz sahibi oldukları, tabiri caizse oynadıkları oyuncağı kolay kolay bırakacaklarını düşünmüyorum. Bugün yenildiler ama bu kalıcı bir devrim değildir. Bana kalırsa bunun kalıcı olması için bundan sonraki süreç büyük önem arz ediyor. Mustafa Cengiz dediklerini yapabilir ve başarılı olursa kalıcı olması için büyük bir adım atılmış olacak.

İşin özetine gelirsek, koltuğu sağlama almak isterken kendi ayağına sıkan Dursun Özbek başkanlıktan olurken Galatasaray'da yıllardır süregelen statükoya karşı muhalefetin büyük bir başarı kazanılmasına da yardımcı oldu. Mustafa Cengiz dönemi, Galatasaray'ın özüne döndüğü ve zirveye çıktığı bir dönem olur umarım. Camiamıza hayırlı ve uğurlu olması dileğiyle..

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.