Siz görevdeyken tam olarak ne yaptınız?

Galatasaray'da geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen olağanüstü seçim sonrasında Mustafa Cengiz başkanlığa seçilirken, son 2 yılda Galatasaray tarihinin idari ve sportif anlamda en kötü günlerini yaşayan Dursun Özbek tarihin tozlu yaprakları arasında yerini aldı. Mustafa Cengiz'in başkanlığa seçilmesinin ardından dikkat çeken en büyük detay Galatasaray'da hemen hemen tüm branşlardaki oyunculara 4 aydır ödemelerin yapılmadığı oldu. Ancak burada dikkat çeken en büyük detay, Dursun Özbek zamanında gerçekleşmeyen ödemelerin Mustafa Cengiz'in başkanlığa seçildiği dakikadan itibaren ayyuka çıkması ve basındaki sözüm ona özgür (!) kalemlerin bunu dile getirmesi oldu.

Yazının giriş paragrafında da belirttiğim üzere, Galatasaray tarihinin en kötü 2 yılını geride bırakırken Dursun Özbek aldığı baskın seçim kararı sonrasında tarihin tozlu sayfalarında kendisine ait yerini buldu. Tüzük gereğince Mayıs ayında gerçekleştirilmesi beklenen seçimlere 5 ay kala olağanüstü seçim kararı alan ve 1 ay içerisinde seçime giden Özbek, sandıkta boyunun ölçüsünü aldı. Bir önceki seçimde neredeyse tulum çıkarttığı 1-6 sandıkları arasında ciddi bir oy kaybı yaşayan Özbek, muhalefet olarak adlandırılan Genç Galatasaraylıların bulunduğu sandıklarda her geçen dakika seçimi kaybetmeye başladı. Günün sonunda 18.sandık açılmadan Galatasaray Lisesi'ndeki toplantı salonundan ayrılan Özbek, seçime günler kala "Tüydüler." cümlesinin bedelini ağır ödemekle kalmadı, kendisi ve ekibi de salondan tüydü! Ancak tüydükleri yer sadece Galatasaray Lisesi değil, son günlerde yaşananlara ve açıklanan tablolara göre tüy diktikleri yer Galatasaray Spor Kulübü'nün ta kendisi olmuş.

Göreve geldiği 2015 yılında yaptığı açıklamada "Galatasaray bir kuruş bile olsa kar edecek." açıklamasıyla dikkat çeken Özbek, nedendir bilinmez başkanlık döneminde sürekli zarar etti. Bununla da yetinmedi, Galatasaray'ın geleceği olarak bilinen Riva ve Florya'yı olmayacak bedellere peşkeş çekti. Gelen paralarla sözüm ona banka borçlarının kapandığı iddia edildi ancak aynı zamanda bankalardan kredi çekildi. Mecidiyeköy'de yapılan otelin inşaatı takribi 6 aydır yerinde sayıyor ve kendisinin dile getirdiği "yıllık 5 milyon dolar kira getirisi" havada kalan hayaller arasındaki yerini aldı. Galatasaray sportif olarak başarılı veya başarısız olur, orası farklı bir konudur ancak idari anlamda ancak bu kadar kötü yönetilebilirdi. Mali olarak yaşanan tüm süreçler bir kenara dursun, Galatasaray Spor Kulübü yarısını geride bıraktığımız 2017-18 sezonunda sporcularına ödemelerini 4 ay geriden yapıyor. Yani bu şu demek oluyor.. Futbolda şampiyonluk mücadelesi verdiğimiz, kendi çiftlikleri gibi kullanarak eşlerini-dostlarını zengin ettikleri basketbol şubesinde, tarihin en büyük bütçesinin harcandığı voleybol şubesinde ödemeler geriden geliyor. 

Tüm bunların hepsinin ayyuka çıktığı zamanlama dilimi ise Dursun Özbek baskın seçim kararı aldığı seçimde sandığa gömüldükten sonra Mustafa Cengiz yönetimi daha mazbatasını alalı 3 gün olmuşken.. Neden? Çünkü basındaki satılık kalemlerin ipini tutanlar böyle istiyor.. Çünkü basındaki satılık kalemler bunu bilmesine rağmen yazmaya cesaret edemiyor! İşin garibi, akla ve fiziğe, mantığa aykırı bir şekilde bu durumu 3 gün önce mazbatasını alan Mustafa Cengiz yönetimini sorumlu tutuyor. Burada sorulması gereken daha büyük bir soru var: Riva ve Florya'dan ciddi gelir elde etmişken, bankalardan nedeni bilinmez kredi çekilirken, Genel Kurul'dan borçlanma yetkisi alıp bütçenin üzerine çıkmak için yetki isterken, Ali Sami Yen Arena'da ciddi sayıda kombine ve loca satmışken, kasaya ciddi anlamda sıcak para girmişken oyuncuların ödemesi neden yapılmıyor? Bu arada loca demişken, stadyumda bulunan locaların 3'te 1'ini pazarlayamamak gibi önemli bir yönetim başarısı var, orası ayrı bir yazı konusu.. Ve tüm bu idari başarısızlıklar yetmezmiş gibi bir de hesabı verilmeyen/verilemeyen harcamalar var. 

Galatasaray tarihinin en başarısız başkanı olma sıfatını layıkıyla taşıyan Dursun Özbek'e soruyoruz. Görevdeyken tam olarak ne yaptınız? Galatasaray'ı birilerine peşkeş çekmekten, eşinizi-dostunuzu zengin etmekten, Galatasaray'ın geleceğini satmaktan başka ne yaptınız? Transfer edileli daha 6 ay olan oyuncunun parasını 4 ay ödememeyi nasıl başardınız? Ve bu şartları siz oluşturmuşken, baskın seçim kararı alarak ilk önce Mayıs ayındaki sportif zarar doğrultusunda A hissesindeki özerkliğin kaybedileceğini tehdit edercesine hatırlatarak ve bir de "Kulüpte projelerimi devam ettirmek için 3 yıla ihtiyacım var." cümlesiyle utanmadan oy istediniz. Acaba bahsi geçen projeleriniz nelerdi? Kulübün ortasına tüy dikmek mi? Tarihin en büyük zararını oluşturmak mı? Yoksa kulübün elinde ne var ne yok satıp, bazı şubelerde peşkeş çektiğiniz eşinizi-dostunuzu zengin etmek mi? Tam olarak neydi o projeler mesela.. Merak etmedik değil. Anlaşılan tüyen muhalefet değil, siz ve ekibiniz. Galatasaray'ın içine tüy dikip, tüymüş görünüyorsunuz!

Bu arada ufak ama bir o kadar da önemli bir detayı söylemeden geçmek olmaz. Sezon başında takımın büyük bir kısmı yenilenmiş olmasına ve transfer olduğu günden bugüne 4 aydır parasını almamasına rağmen ne basına, ne de sahaya yansıyan en ufak bir tepkisi olmayan Galatasaraylı futbolcular büyük bir alkışı hakediyor. Şampiyonluk yolunda mücadele eden takım aylardır parasını alamıyor ve 10 tane oyuncusu yeni gelmesine, kadrosunda 14 tane yabancı olmasına rağmen tek bir kelime haber, içerik, saha içerisinde ima söz konusu dahi olmadı. Paranız bir şekilde ödenir de, şu ortamda gösterdiğiniz karakteriniz ve hakkınız nasıl ödenir, işte o bilinmez.. 

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.