Soru&Cevap | Cem Çatalok: Galatasaray, asla siyasete göre yön değiştirmez..

Galatasaray'da geçtiğimiz hafta yapılan olağanüstü seçimi, Galatasaray Spor Kulübü'nün genç üyelerinden olan Cem Çatalok ile konuştuk. Keyifli okumalar.. 

Son yılların en çekişmeli seçiminde neredeyse kimsenin beklemediği büyük bir sürpriz oldu ve Mustafa Cengiz, Galatasaray'ın yeni başkanı oldu. Bu bağlamda siz seçimi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Galatasaray; vizyondur, adalettir, cumhuriyettir, Atatürk’tür. Galatasaray, asla siyasete göre yön değiştirmez. Galatasaray, asla baskın seçimlerin camiası olamaz. Bu seçim, Galatasaray Spor Kulübü üyelerinin, Galatasaray’ın ne demek olduğunu yeniden hatırlamaları için çok önemliydi. Bana göre; Mustafa Cengiz’in kazanması değil, Dursun Özbek’in gerçekleşmeyen sayısız projesine rağmen yeniden başkan seçilmesi sürpriz olurdu.

Size göre Dursun Özbek seçimi nerede kaybetti, Mustafa Cengiz seçimi nerede kazandı? 
Dursun Özbek, başkanlık süresi boyunca taraftarın, üyelerin ve futbol otoritelerinin eleştirilerine kulağını tıkamayı tercih etti. “Dış mihraklar”, “Tüydüler”, “Rakip yönetim kurulunda tanıdığım 2 kişi var” söylemleri, kardeşi Mehmet Özbek’i karar mekanizmasının içinde tutmaya devam etmesi, yönetimi yenileme vaadi ile girdiği seçimde Can Topsakal gibi tartışılan isimleri yeniden yönetime alması, Serdar Güzelaydın’ı Sportif AŞ’nin başına geçirerek skandallara devam etmesi de hatalarından ders almadığın kanıtı oldu. Aslında birkaç yıl önce sosyal medyada yanan ateş, Sayın Özbek’in söylemleri ve icraatleriyle büyüdü ve en sonunda da Dursun Özbek’e seçimi kaybettirdi.

Mustafa Cengiz, her dönemde başkanlık vaadi ile ortaya çıkıp aday olmaya cesaret edemeyenlerin aksine, elini taşın altına koyarak büyük bir Galatasaraylılık gösterdi. Bana göre en büyük projesi, Galatasaray’ı Mayıs ayında yeniden seçime götürme vaadiydi. Dursun Özbek ise bir önceki seçimde vadettiği ve bitiremediği projeleri tekrar üyelerin önüne koymayı tercih etti. Sonuç olarak; “Galatasaray Yeniden” hareketine katılan üyeler tüymediğini gösterdi ve Galatasaray, baskın seçimlerin camiası olmayacağının mesajını çok net verdi.

Seçimde Dursun Özbek'in son sandığın sayımını beklemeden salondan ayrılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Dursun Özbek, seçimi kaybedeceğine %1 ihtimal dahi vermiyordu. Bu yüzden de seçim kararını çok rahat alabildi. Birkaç saat içinde hem Galatasaray, hem de çok sevdiği Kulüpler Birliği Başkanlık koltuğunu kaybetmesi sonucunda salonu terketmesini insani bir refleks olarak karşılıyorum.

Mustafa Cengiz yönetimi hakkında düşünceleriniz nedir?
Hem yönetim kurulumuz hem de Sportif AŞ’ye atanan yöneticilerimiz alanlarında uzman ve çok değerli isimler. Bu isimlerin Galatasaray’ı rahatlıkla Mayıs ayına kadar taşıyıp başarıya ulaştıracağına inanıyorum. Seçimin hemen ardından, görevlendirme sürecinde yönetimde bazı problemler yaşandığını görüyoruz. Bu problemlerin en kısa sürede aşılmasını ümit ediyorum.

4 aydır parasını alamayan bir futbol takımının olduğu yerde, Dursun Özbek'in mali anlamda bir enkaz bıraktığı söylesek yanlış olmaz. Dursun Özbek'in bıraktığı enkaz ile ilgili yeni yönetim bir araştırma yapar mı veya siz yeni yönetimden bir araştırma isteğinde bulunur musunuz?
Son Mali Genel Kurulda Dursun Özbek ve yönetimini ibra etmeyen bir avuç üyeden biriydim. Fikrim önümüzdeki Mali Genel Kurulda da değişmeyecek. Enkazın boyutlarının araştırılması elbette çok faydalı olur fakat araştırmaya dahi gerek olmadan da birçok şeyi görebiliyoruz. 

Son olarak eklemek istediğim birkaç husus var. Galatasaray’da değişim başladı, bu değişim Tüzük ile devam etmeli ve Tüzük, kimsenin enkaz bırakamayacağı şekilde çağa uygun olarak yeniden düzenlenmelidir. Bu kulübün bireyi olmak, en büyük başarıları kendimize hedef olarak belirlememizi zorunlu kılar. Yani Galatasaray için hayaller hedef haline gelir ve bir gün mutlaka gerçekleşir. Maalesef biz camia olarak günlük meseleleri, bitmeyen ya da başlamayan inşaat projelerini, desteksiz “altyapıya yönelme” edebiyatlarını sürdürdükçe endüstriyel futbolun gelişimini uzaktan izlemeye devam edeceğiz.

Galatasaray için tek kurtuluş taraftarını anlamak ve marka değerini yükseltmektir. Galatasaray artık bir dernek gibi değil, marka gibi yönetilmelidir. Son zamanlarda unutsak da vizyonumuz hala Şampiyonlar Ligi Kupasıdır. Rakibimiz hala Türk olmayan takımlardır. Bu doğrultuda taraftarın sadece cebine değil, fikirlerine odaklanmalı ve kulübün kapısını taraftarlara açmalıyız.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.