Soru&Cevap | Okan Can Tüfekçi: Bitse de gitsek havasındalar..

Geçtiğimiz sezon baş antrenör Marina Maljkovic önderliğinde alışık olmadığımız bir yapılanma gerçekleştiren ve genç oyuncuların yanı sıra düşük bütçeyle potansiyelli bir takım kurarak sonuç ne olursa olsun alkışlanan bir takım oluşturan Galatasaray kadın basketbol takımı bu sezon oldukça kötü bir dönem geçiriyor. Erkek basketbol takımı gibi Türkiye Kupası'nın dışında kalan Sarayın Sultanları, yapılan transferler ve oynadığı basketbolla eleştirilerin odak noktası haline geldi. Biz de bu durumu kadın basketbolunu yakından takip eden Okan Can Tüfekçi ile konuştuk. Keyifli okumalar..

 Öncelikle geçen sezondan başlamak gerekiyor bence, Ekrem Memnun sonrasi Maljkovic dönemine "daha düşük bütceyle yeni bir yapılanma" parolasiyla girdik 16-17 sezonuna. Gençlerin de katkı verdigi yapıda sezonu beklenenin üstünde bir yerde bitirdik diyebiliriz. Öncelikle Maljkovic tercihi hakkında konuşalım istersen..
Açıkçası Ekrem Memnun sonrası Galatasaray Kadın Basketbol'unun nereye gideceği konusunda herkes ister istemez endişeliydi. Zira Ekrem hoca, hepimize çıtayı yükseğe koymayı, yarışmacı olmayı, hayal kurmayı ve hayale ulaşmayı öğretmişti. İster istemez büyük bir boşluk oluşacağı belliydi, mühim olan da bu boşluğu ve geçiş sezonunu en az hasarla atlatmaktı. Bunun için birkaç koç alternatifi arasından belki de kimsenin burun kıvırmayacağı biri olan Marina Maljkovic ile anlaştığı açıklandı. Marina Maljkovic, genç yaşına rağmen özellikle Sırbistan Milli Takımı ile yakaladığı başarılarla isminden sıkça söz ettiren, geleceği parlak bir hocaydı. Sezona başlarken biliyorsun ki, "yeni bir yapılanma" parolasıyla başlandı, en önemlisi genç oyuncuların değerlendirilmesiydi. Özellikle İrem Naz olsun, Seda olsun süreler bulmaya başladılar, keza Eda Şahin 'de Eurocup Woman maçlarında değerlendirildi. Bu da Galatasaray taraftarlarının takdirini topladı. Sezon boyunca da futboldaki gegen-pressing dediğimiz olayın bir benzerini basketbolda özellikle rakip yarı alandan top çıkartmaya çalışırken Maljkovic ara ara uygulattı ve bu da ciddi beğeni kazandı. Sezon boyunca kaybetse de alkışlanılan bir takım oluşturdu. Hatırlarsan play-offtan elenilen karşılaşma sonunda dahi Galatasaray taraftarları takımını kucaklamış, onları onore etmişti. Bence bizim ülkemizde ender rastlanan mükemmel bir görüntüydü. Bu görüntü özellikle ilk sezon için zaten bize Maljkovic seçimin doğruluğunu gösterme konusunda oldukça yardımcı olmaya yetiyor.

Performans olarak yukarıdaydık ama Yakın Doğu Üniversitesi ve Fenerbahçe'ye gücümüz yetmedi de diyebiliriz. Peki bu sezon baslamadan artan bütce ile geçen sezonki keyif veren oyundan sonra bu sezondan beklentiler nelerdi sence?
Oyuncu tercihlerinden bahsedelim bu noktada. Sezon başında Haziran bitmeden tüm transferler yapılmıştı. O dönemi nasıl değerlendiriyorsun? Galatasaray'da her zaman hayali kurulan şeydir transferlerin kamptan önce halledilmesi, bilirsin. Bunun iki etkisi var. Birincisi; planın hazırdır, buna göre stratejini belirleyerek ekibini kurarsın. Diğer taraftan ise acele ettiğin için daha sonra boşa çıkabilecek daha kaliteli oyuncuları kaçırma durumu oluşur. Sezon başında lansmanda hatırlarsan Maljkovic "tüm transferleri ben yaptım" tarzı bir cümle kullandı, bu nedenle öncelikle mevcut durumdan kendisi mesul. Mevcut kadromuza ve transferlere bakınca Quigley ve Petronytre dışında üçüncü bir oyuncu çıkaramıyoruz ortaya. Geçen sezona oranla gençlerimizin oyundaki süreleri de azaldı. Bence ciddi derecede başarısız bir dönem geçirildi. En basitinden: 21 yaşındaki Seda Deniz'i gönderiyorsunuz ve yerine hayatının hiçbir döneminde üst lig tecrübesi bulunmayan 29 yaşındaki bir oyuncuyu alıyorsunuz. Gelirken baz aldığınız "Gençleşme ve geleceğin kadrosu" projenize ihanet ediyorsunuz bu hamlenizle, farkında bile değilsiniz. Tek tek oyunculara bakacak olursak vaktimiz çok olmadığı için yetmeyecektir, yalnızca bir iki örnekle geçmek istiyorum. Chatilla van Grinsven mesela, neden alındı? Neden gönderildi? Gönderildiğine dair bildirim bile yapılmadı Galatasaray Spor Kulübü tarafından, sırf bu bile şubemizin maalesef nasıl yönetildiğinin bir göstergesi olarak gösterilebilir. Ewalina Kobryn, Merve Uygül, Tuğba Taşçı, Özge Kavurmacıoğlu ve ismini sayamadığım diğer transferler.. Sen, bugün Galatasaray'ın antrenörü olsan, bu sezon yapılan transferleri takımında görmek ister miydin? Açıkçası Quigley ve Petronyte dışındaki oyuncuları ben tercih etmezdim.

Koçun, Amerikalı oyuncu tercihlerini de sorgulamak gerek veya kıta dışı diyelim. Geçen sezon gelen vasat kıta dışı oyuncularının transferlerini düşük bütçeye bağlamıştık, ancak bu sezon da Kobryn ve Davis geldi. Maljkovic'in sezon ortası hamleleri hakkında fikrin nedir?
Marina Maljkovic, oyun içerisinde en kaliteli antrenörlerden biri bence. Fakat takım kimyası oturtmak takımı parkede yönetmekten biraz daha farklı bir perspektif gerektiriyor. Açıkçası hem geçen sezon, hem de bu sezon, sezon içinde yapılan hamleleri kimsenin beğendiğini sanmıyorum. Geçen sezon Sofia Da Silva ve Ashley Paris ikilisinden hiçbir katkı alamamıştık, bu sezon ise Kobryn ve Davis, bir de Tuğba Taşçı var elbette unutmak ne mümkün.. Kaela Davis belki takım içerisinde bir şeyler değiştirebilir, en azından bir dinamizm katabilir takıma fakat diğerlerinden pek umudum olduğunu söylemem mümkün degil. Sonuca baktığımızda ise Maljkovic'in takım kurmak ve sezon içi hamle yapmak konusunda pek başarılı olduğunu söylememiz mümkün değil.

Bir de konuşulan transferlerde komisyon iddiaları var. Bunlar hakkında neler söylemek istersin?
Bahsettiğin şeyleri ben de duyuyorum farklı yerlerden.. Gerçekten utanç verici bir durum. Düşünebiliyor musun? Galatasaray Spor Kulübü'nün bir branşındaki hocası veya idari ekibi hakkında böyle şeyler dile getirilebiliyor. Gerçekten üzücü... Ne diyebilirim ki? Eğer varsa bunu ortaya çıkartmak senin, benim değil, Galatasaray Kulübü'nün görevi. Galatasaray, denetleme kurulu bunları incelemeli, es geçmemeli. Yeni yönetimle beraber yeni bir sayfa açıldı. Bu nedenle yeni yönetim kurulumuzun yalnızca futbol odaklı olmayacağına inanarak, basketbol başta olmak üzere Galatasaray isminin bulunduğu tüm branşları inceleyeceklerini düşünüyorum. Galatasaray'ın iç huzura ihtiyacı var, kaosa değil.

Sezonun geri kalanı hakkında neler düşünüyorsun? Maalesef Türkiye Kupası'na katılamıyoruz ve şu an ligde de ilk 8den uzagiz. Eurocup Women bizim için yeni bir hedef olabilir mi sence?
Eurocup Women bir hedef olabilir, evet. Bence bu saatten sonra Galatasaray Kadın Basketbol Takımı için ligde yarı final oynamak bir başarı olarak sayılabilir. Bu sezon özelinde baktığımızda da yanılmıyosam 1,5 aydır ligde maç kazanamıyoruz, 1 maç kazandık ama o da hükmen olduğu için saymıyorum. Galatasaray, gerçekten ismine, mazisine yakışmayan bir takım hüviyetine bürünmüş konumda. Başantrenör Maljkovic ve oyuncular bunu kabullenmiş bir halde "bir an evvel bitse de gitsek" düşüncesine girmiş görünüyorlar. Fakat Galatasaray markasının bu derece hedef küçültmesi ne kadar kabul edilebilir bir gelişme, esas soru bu bence. Bir antrenör değişimi kaçınılmaz görünüyor ki bu zamana kadar halen yapılmamış olması esasında beni şaşırtan bir durum.. Açık konuşmak gerekirse ben Galatasaray'ın basketbol şubesinin yeniden dizayn edilmesi gerektiğine inanıyorum. Yıllardır orada olan personeller yerine, başarıya aç, yeniliğe açık bir yapılanma oluşturulmalı. Şube genel menajeri yerine takımların kendi genel menajerleri dışında bir şube koordinatörü atanabilir mesela, takımların durumu hakkında yönetimin parkedeki eli olabilir. Ekstradan şube genel menajeri gibi bir yetkinliğin olmasına gerek yok. Galatasaray bu ülkede; kültürün simgesi, sporun beşiğidir. Vizyonumuz daima yüksek olmalı. Daima büyük hedeflerin peşinden koşmalıyız. Bunları başarabilmek ancak yeniliklerle mümkün olacaktır. Galatasaray'ın artık yenilenmesi ve değişimin içerisine girmesi gerek. Yeniden, özlediğimiz Avrupa şampiyonluklarına kavuşmak ancak bu şekilde ulaşılabilir hale gelecektir. Bu değişim kaçınılmaz, er yada geç gerçekleşecektir. Karşı gelenler ise zamana yenileceklerdir.

Son olarak: Mustafa Cengiz, Galatasaray'da geçtiğimiz hafta yapılan seçim sonucunda başkanlığa seçildi. Mayıs'a kadar görevde kalacağını ve Mayıs'ta tüzüğe uygun bir seçim yapacağını da açıkladı. Sen bu dönem için ne düşünüyorsun?
Sevgili Doğan, evvela Mustafa Cengiz'i bu kadar kısa bir süre içerisinde liste oluşturduğu için, baskılardan sıyrılarak, lafta kalmayarak ateşten gömleği giydiği için bir Galatasaraylı olarak tebrik ederim. Zira evvelki başkan döneminde Galatasaraylıların maruz kaldıkları başarısızlıklar ve skandallar, ne Galatasaray'a ne de Galatasaraylılara yakışan durumlar değildi. Şu an Mustafa başkan şanslı, zira taraftarlar önceki başkan ve yönetimden ciddi anlamda bıkmıştı, bunun bir rahatlığını görebiliyorsun Galatasaraylılarda şu an. Başkana ve yönetime güveniyorlar. Özellikle Sportif A.Ş'de görev alacak olan Burak Elmas ve Abdürrahim Albayrak, Galatasaraylıların görüşlerine daima değer veren, Galatasaraylılarca sevilen ve sayılan kişiler. Mustafa başkanın da böyle bir ekip sayesinde kısa süre içerisinde pozitif işlere imza atacağını ümit ediyorum. Kendisinden ve yönetiminden tek isteğim; evet futbol Galatasaray için lokomotif branştır lakin basketbol asla ve asla "amatör" değildir, bal gibi profesyoneldir. Umarım Mustafa başkan verdiği sözü unutmaz ve Galatasaray Basketbol A.Ş'nin kurulması için gerekli adımları atar. Bir kez daha kendisini ve yönetim kurulunu tebrik ediyorum. Sonsuz başarılar diliyorum...

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.