Analiz: Yavaş tempo, top taşıma sorunu ve tek kanat!

Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında Galatasaray, Konyaspor'un konuğu oldu. Maç öncesi beklentinin aksine Fatih Terim geniş bir rotasyon kullanmayı tercih etti. Osmanlıspor karşılaşmasına göre Mariano, Maicon, Denayer, Latovlevici, Muslera, Tolga, Feghouli, Rodrigues ilk 11'de şans bulmadı. Galatasaray'ın sahaya klasik 4-2-3-1 yerine 4-1-4-1 gibi dizilerek başladığını gördük. 

Öndeki 4'lünün hatta Eren'in de zaman zaman yer değiştirmesini istemişti Fatih Terim. İlk gole kadar Galatasaray topa hakim bir görüntüsü vardı ancak ne hücum devamlılığı vardı ne de tempo anlamında lig maçlarındaki kadar iyiydi. Konyaspor'un 2.bölgede iyi alan daraltması, 2 tane sahte 9 ile 4-4-2 gibi dizilip 3. bölgede zaman zaman baskı yapması Galatasaray'ın topu taşımasında sorun yaşattı. Beklerin de Hakan Balta ve Linnes oluşu Galatasaray hücumlarını baya sorun yaşatacağı aşikardı. Hakan Balta'dan bu durumuyla sol bekte katkı beklemek gerçekten çok kötü bir karar ancak orada başka bir alternatif de yok şu an için. Linnes ise Fatih Terim geldiğinden beri daha iyi bir grafik çiziyor ancak Mariano vari bir katkı şu an içi vermesi beklenemez. Merkezde Donk, Selçuk, Belhanda üçlüsünün oluşu da temponun düşük olmasına sebep oldu. Bu üçlüden Donk asla tempo yapan bir oyuncu olmadı, Selçuk yaşının ilerlemesi sebebiyle artık bu işleri yapamıyor. 

İkinci yarıda ise Galatasaray önde baskı ve daha hareketli bir oyunla başladı. 4-2-3-1 gibi dizilmeye başladı. Konyaspor ise skorun verdiği rahatlıkla adım adım geriye yaslandı. İlk yarıdaki 3.bölgede baskı yoktu ve 2. bölgede alan daraltmak yerine Jonsson stoperlerin arasına kaçmaya başladı. Donk-Selçuk ikilisi çok rahat top alıp yüzünü rakip kaleye döndürebiliyordu. Savunma çizgisi daha öndeydi oyunu iyi sıkıştırmaya başladı. Konyaspor, 2.golü yiyene kadar hücuma dahi çıkamadı. Galatasaray adına bu bölüm oyun olarak çok iyi geçti. Belhanda'nın da oyuna kendini biraz daha toparlayarak dönmesi Galatasaray için daha iyi bir görüntü göstermesine yardımcı oldu. Lakin hücumlar sadece sağ kenar üzerinden ilerledi. Yasin'in oyunda hiç olması ve sol bekin Hakan Balta oluşu Galatasaray sol kenarının yaprak kımıldamaması anlamına geliyordu. Her ne kadar kendi kalesine gol atsa da Linnes'in çok iyi bir maç çıkardığını ayrıca eklemem gerekiyor. Sinan birkaç şut çekerek taraftarı heyecanlandırsa da kenar oyuncusu olması için asla yeterli olmadığını bir kez daha kanıtladı. Sinan'ın oynaması gereken bölge forvet ancak şu ana kadar hiçbir teknik direktör kullanmadı.

2.golden sonra ise Galatasaray biraz daha oyunu frenlemeye başladı. İkinci yarının ilk 10 dakikasındaki iyi oyun yavaş yavaş düştü ve Konya oyun olarak üstün olmaya başladı. Topun kontrolü de Konya'nın eline geçti bir süre sonra. 3 senedir klasikleşen ve sürekli pozisyon buldukları Konya hücumları izledik. 1-2 sene önce Ali Çamdalı'nın diyagonal pasları ile rakip bekin arkasına sarkan Konyaspor bu sefer Jonsson'un diyagonal paslar attığı hücumlar izletmeye başladı. Sol bekte Hakan-Lato değişikliği gelmesi bu hücumların etkili olmasında etkisi vardı ancak burada Fatih Terim'in hücumsever bir hoca oluşunun sebebiydi. Muhtemelen Terim son 15 dakikalık topun Konya hakimiyetinde olduğu bölümden hiç memnun olmamıştır. Galatasaray'ın iki bekinin de savunması çok kötüydü ve Konya diyagonal paslarla buralardan tehlike oluşturdu. Jahovic'in Eray ve Koray'ın ortaklaşa kocaman hatasında attığı gol maçın skorunu tayin etti. Galatasaray bu skorla İstanbul'a ufak da olsa bir avantajla dönmüş oldu.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.