Global Futbol: Sıkışık fikstürler yeni bir şey değil.

Şampiyonlar Ligi maç haftasına girerken ve Türkiye Kupası Yarı Final fikstürünün açıklandığı şu dönemde gündeme yeni bir olay geldi. Söylemler Fikret Orman'ın Fenerbahçe ile yapacakları maçın ertelenmesini istemesiyle başladı. Sıkışık fikstürler Orman tarafından sadece Türkiye'de varmış gibi lanse edilmeye çalışıldı. Aslında bu sıkışık fikstürler yeni bir şey değil. Uzun zamandır futbolun içerisinde ve Avrupa'nın her yerinde yaşanıyor.

Fikret Orman'ın fikstür ile ilgili açıklamaları ve erteleme isteği şu anda gündemde ama Beşiktaş cephesinden ilk kez böyle bir şey duymuyoruz. Daha önce de Şenol Güneş, Türkiye Kupası son 16 ilk maçının ardından fikstür ile ilgili açıklamalarda bulunmuştu. Güneş, Osmanlıspor ile karşılaştıkları maçın ardından "Biz bu maçı perşembe günü oynadık. Galatasaray ise salı günü oynadı ve iki gün izin yaptı." sözlerini kullanmıştı. Kendisinin bahsettiği bu durumda Beşiktaş için ne gibi bir gariplik var çözemedim. 24.12.2017'de evinde Göztepe'ye karşı Süper Lig maçına çıkan Galatasaray, 26.12.2017'de yine evinde Bucaspor'a karşı Türkiye Kupası son 16 ilk maçını oynadı. Beşiktaş ise 23.12.2017'de deplasmanda Sivasspor'a karşı Süper Lig maçına çıkmış ardından 28.12.2017'de evinde Osmanlıspor'a karşı Türkiye Kupası son 16 maçına çıkmıştı. İki takım bu maçları oynadıktan sonra devre arasına girdi ve neredeyse bir ay boyunca hiçbir resmi maça çıkmadı. Şimdi ben sormak istiyorum, burada yanlış olan ne var? Galatasaray sadece iki gün sonra maça çıkarken, Beşiktaş beş gün sonra çıkıyor. Bu durumda Beşiktaş'ın dinlenme şansı daha fazla. Dinlenme konusunda olaylar Beşiktaş'ın lehine sonuçlanıyor. Şenol Güneş'in de iki gün izin yapmak istediğini ve Galatasaray ile aynı gün yani 26.12.2017'de maça çıkmak istediğini düşünelim. Beşiktaş 23.12.2017'de deplasmanda oynadıktan sonra diğer maçı evinde oynamak için seyahat etmesi gerekirken, Galatasaray'ın ise iki maçı da evinde oynadığını göz önünde bulundurması gerekiyor sayın Şenol Güneş'in.. Eğer Galatasaray ile aynı gün maç oynasaydı da hiç dinlenme şansı bulamayacak ve bu sefer de maç çok erkene koyuldu diye itiraz edecekti. Bu söylemleri ben bir mantık çerçevesinde anlamlandıramadım bu yüzden. Kimseyi zan altında bırakmak istemem ama Şenol Güneş'in Sivasspor'a kaybettikten sonra böyle bir açıklama yapması benim bakış açımdan gündemi değiştirmek için konuşmak anlamına geliyor. Taraftarlar arasında ise bu konuyla alakalı birkaç şey gördüm ve hala da görüyorum. Beşiktaş taraftarları şöyle söylüyor: "Biz hafta içindeki maçımızı salı günü oynadık ardından gene cuma günü oynuyoruz. Galatasaray ve Fenerbahçe ise hafta içindeki maçını perşembe günü oynayıp ardından pazar günü oynuyor." Bu cümle tamamen benzetme bunu da belirtmem gerek ama olaylar böyle gelişiyor. Bunları da ilk olay gibi anlamıyorum. Belki uzaktan baktığında eşitsizlik varmış gibi durabilir ama iki durumda da takımlar iki gün dinlenme fırsatı buluyor. Aslında durumlar tamamen eşit. Son olarak ise Fikret Orman'ın yaklaşan Şampiyonlar Ligi maçları ile birlikte açıklamaları var. Fikret Orman, "Fenerbahçe'yle olan maçımız ertelenmeli. Bu sene de şampiyon olmak istiyoruz." dedi. Ben kendisini anlayamadım bu fikstürde şampiyon olunamıyor mu? Bu fikstür yeni bir şey mi?

Bu fikstür yeni bir şey değil. Biz bu fikstürü Galatasaray olarak, Galatasaray taraftarı olarak çok yaşadık. Fikret Orman'ın sandığının aksine bunlardan başarıyla çıktık. Birkaç örnek üzerinden bahsetmek istiyorum. Türk kulüplerinin en büyük başarılarından birine gidelim: UEFA Kupası'nı kazandığımız sezona. 1999/2000 sezonunun son kısmı, bütün finallerin bulunduğu zaman. 
  • 03.05.2000 Antayaspor - Galatasaray, Türkiye Kupası Final.
  • 07.05.2000 Galatasaray - Kocaelispor, Süper Lig.
  • 12.05.2000 Altay - Galatasaray, Süper Lig.
  • 17.05.2000 Galatasaray - Arsenal, UEFA Kupası Final.
  • 21.05.2000 Galatasaray - İstanbulspor, Süper Lig.
Galatasaray dört ve beş gün arayla önce Türkiye Kupası'nda finale çıktı ardından UEFA Avrupa Ligi'nde finale çıktı. İkisinden de şampiyon olarak ayrılan takımımız ayrıca aralarında bulunan lig maçlarında da elinden geleni yaparak Beşiktaş'ın 4 puan önünde 79 puan ile şampiyon olmayı başardı. Sıkışık fikstürde üç kulvarda da şampiyon oldu.

Bir başka örneğini ise 2012/2013 sezonundan söyleyebiliriz. Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale çıkma başarısı gösteren takımımız Real Madrid'e korku dolu dakikalar yaşatmış ve o sezonun sonunda da Süper Lig'de şampiyon olmayı başarmıştı. Real Madrid maçına doğru gidildiğinde fikstür şu şekildeydi:
  • 30.03.2013 Galatasaray - İBB, Süper Lig.
  • 03.04.2013 Real Madrid - Galatasaray, Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final.
  • 06.04.2013 Galatasaray - Mersin İdman Yurdu, Süper Lig.
  • 09.04.2013 Galatasaray - Real Madrid, Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final.
Üç ve dört gün arayla bu maçlara çıkan takımımız, Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finale gelene kadar da bu şekilde sıkışık fikstürde oynadığını hepimiz biliyoruz.
Bu sadece Türkiye'de olan bir şey değil. Türk kulüplerinin yaşadığını Avrupa'da kulüpler yaşıyor: İspanya, İngiltere... Bu sezondan bir örnek vermek istiyorum. Şampiyonlar Ligi son 16'da olan bir eşleşmeye göz atalım. Chelsea - Barcelona. İspanya ve İngiltere'nin iki büyük kulübünün karşılaşma öncesindeki ve sonrasındaki maçlarına bir göz atalım.
  • 12.02.2018 Chelsea - West Bromwich, Premier Lig.
  • 16.02.2018 Chelsea - Hull City, FA Cup.
  • 20.02.2018 Chelsea - Barcelona, Şampiyonlar Ligi son 16.
  • 25.02.2018 Chelsea - Manchester United, Premier Lig.
  • 04.02.2018 Espanyol - Barcelona, La Liga.
  • 08.02.2018 Valencia - Barcelona, İspanya Kral Kupası.
  • 11.02.2018 Barcelona - Getafe, La Liga.
  • 17.02.2018 Eibar - Barcelona, La Liga.
  • 20.02.2018 Chelsea - Barcelona, Şampiyonlar Ligi son 16.
Anlatmak istediğim bu fikstür sıkışıklığı sadece Türkiye'de değil. Futbolun her zaman, her yerinde içinde olan bir şey. Yanlış anlaşılmasın bu sıkışıklığı savunmuyorum. Futbolcular da haklı ama çok kısa sürede birçok maça çıkıyorlar, sakatlık riski var, yorgunluk var, dinlenemiyorlar. Bu şartlar gerçekten zor şartlar ama futbolu profesyonel bir iş olarak yapıyorlar ve alabilecekleri en iyi maaşları alıyorlar. Bu sıkışıklığın içinde zamanında biz de bulunmak istemedik. Bunu da söylemek gerek ama o zaman biz bunu gündeme getirdiğimizde Uğur Karakullukçu'nun anlattığı göre karşı çıkan isimlerden biri de Fikret Orman'mış. Şimdi kendisinin neler söylediği de ortada. Şunu kabul etmek gerek artık bu fikstür sıkışıklığı bir gerçek ve futbolun içinde var. Futbolcular dar veya geniş rotasyon içerisinde birçok şey yaşayacaklar ve maçların ertelenmesi Avrupa'nın her yerinde olmadığı gibi burada da olmayacak.

Bahsettiğim Uğur Karakullukçu'nun anlatımı şu şekilde;
2001 yılında Galatasaray, Real Madrid ile Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final maçı oynayacak. 3 gün öncesinde de Galatasaray - Beşiktaş maçı var. Eğer Galatasarya Real Madrid'i elerse, Türkiye tarihinde ilk kez üç takım Şampiyonlar Ligi'ne gidebilecek. Bir kulübün bir yere çıkmasından bahsetmiyorum. Somut olarak, Türk futbolunu ileriye çıkaracak bir eşleşmeydi. Galatasaray'ın erteleme talebinin ardondan Beşiktaş kulübü açıklama  yapıyor, "Bizi ilgilendirmez, biz bu ertelemeye karşıyız, istemiyoruz." diyor. Kararın altında imzası olan yönetici de Fikret Orman. Fikret Orman'ın ya o dönem açıklamalarında bir sorun var, ya da şu an bir sorun var.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.