Süper Lig: Ön alan presi, kusursuz hücum..

Süper Lig'in 22.haftasında Galatasaray sahasında Bursaspor'u ağırladı. Rakibi karşısında baştan sona üstün bir oyun ortaya koyan Fatih Terim'in öğrencileri rakibi karşısında bu sezon ligdeki en farklı galibiyetini elde ederken, 3 puanla zirve yarışını sürdürdü.

Galatasaray maça geçen haftaya göre cezası biten Belhanda'nın dönüşünü saymazsak aynı kadroyla sahaya çıktı. Oyun planından da pek bir değişiklik yoktu. Buna karşın Bursaspor ise 3-5-2 vari bir kadroyla sahaya çıktı. Galatasaray bu 3'lü orta sahalı kurguya döndüğünden beri beklerini daha da önde kullanıyor. Fatih Terim, Badou Ndiaye olduğu dönemde bekleri biraz daha geride kullanarak ortadaki ikilisini daha öne atıyordu ancak Ndiaye'nin gidişiyle birlikte bekleri daha da önde kullanmaya başladı. Bursaspor için Galatasaray'ın kenarlarında bulunan Feghouli ve Rodrigues ile kanat beklerini başa baş bırakmak tamamen facia bir karardı. Galatasaray'ın önde baskısına da karşı koyamadılar. Hücuma çıkamadılar, ikinci topları alamadılar, kötü yerleştiler, alan paylaşımıları çok kötüydü, pas dahi yapamadılar. Maç boyunca Galatasaray ceza sahasında bir kere bile topla buluşamadılar. Bursaspor'un bu kadar kötü olmasında elbette ki Galataaray'ın etkisi de büyüktü. Galatasaray 3.bölgede pres yaparken çok iyi bir yerleşim sergiledi. Adam adama yerleşilen bu düzende orta sahadaki 3'lü, öndeki 3'lü ile uyum sağlamakta sorun yaşıyordu ancak bugün çok daha iyiydiler. 

DONK'UN PERFORMANSI
Donk'u hiçbir zaman beğenmedim. Stoper olarak Donk müthiş fiziğine ve top kapma becerisine rağmen bu pozisyon için yeterli konsantrasyona sahip değil. Orta sahada oynasa ayakları iyi olmasına rağmen temposu, pres yapılırken doğru pozisyon alamayışı sebebiyle bu seviyede oynayamayacağını düşünüyordum. Fernando sakatlandığı vakit ilk tercihin Tolga olması gerektiği kanaatindeydim ancak Donk bu maç beni yanıltacak bir oyun ortaya koydu. Hollandalı oyuncu oynamaya başladığı günden beri en iyi maçını oynadı. Bugün Galatasaray'ın ön alanda yaptığı presin en önemli sebeplerinden birisi de kendisi oldu. Yukarıda beğenmeme sebeplerimi saymıştım, bunlardan arınmış bir Donk gibi oynadığını söylemeliyim.

GARRY RODRIGUES İÇİN NE DEĞİŞTİ?
Fatih Terim gelmeden önce Garry Rodrigues ilk 11 oynaması için yeterli bir futbolcu olmadığı konusunda çoğumuz katılıyorduk. Fatih Terim gelişinden sonra ise ilk 11 için yeterli bir oyuncu olmayı da geçip hücumdaki ana planlarından biri olmayı başardı. Bunu sağlamasında mental etkenler elbette fazladır. Fatih Terim özel bir görüşme ile daha fazla özgüvene sahip olmasını sağlamış olabilir, elbette. Lakin bence Fatih Terim asıl dokunuşunu saha içinde yaptı. Garry Rodrigues'in oyun zekasının çok iyi olmadığı aşıkar. Bu sebeple de Garry kalabalıkta topla ne yapacağına bir türlü karar veremeyip topu eziyor ya da en kötü kararı verip topu kaybediyordu. Fatih Terim gelişiyle birlikte Garry'i bu kalabalıktan uzaklaştırdı. Galatasaray hücumlarında topu sağ kenarda dolaştırırken topu alakasız bir yerde pozisyon alan Garry ile buluşturup rakip bekiyle birebirinden bolca skor üretmeye başladı. Fatih Terim gelene kadar Garry Rodrigues'in kanat bekine daha uygun bir profile yakındı ancak Fatih Terim'in gelişiyle birlikte kenar forvet özellikleri de göstermeye başladı. Garry'nin ceza sahasına topsuz koşuları artmaya başladı. Galatasaray hücumlarına genelde sağ kenar üzerinden yönlendirirken Gomis'in açtığı alanlara bolca girmeye başladı. Buralardan skor üretemedi ancak üretmesi yakındır. Müthiş bir yükseliş gösteriyor ve her maç oyununa da yeni bir özellik koymaya başladı. Örneğin bu maç öncesinde Garry'nin son vuruşları sıkıntılıydı ancak bugün attığı golde çok temiz bir son vuruş yapmayı başardı. 

LINNES TERCİHİ VE MARIANO
Mariano sezona fırtına gibi girdi. İlk yarı bittiğinde buraya Mariano'nun ligin ilk yarısındaki en iyi performansını gösteren futbolcumuz olduğunu yazmıştım. Mariano devrenin son maçında sakatlandı ve dönüşünden sonra fiziksel olarak yetersizliği, Sivas deplasmanındaki kötü oyununa Linnes'in yükselen performansı eklenince Mariano yedek oturmaya başlarken Linnes ilk 11'e monte edildi. Linnes'in kesinlikle söylenildiği kadar kötü bir futbolcu olmadığını geçtiğimiz dönemlerde de yazmıştım. Norveçli savunmacı son dönemde artan özgüveni ve sisteme uyumuyla birlikte en iyi performanslarından birini göstermeye başladı. Mariano kesik yerken kesinlikle doğru bir karardı. Formsuzdu, fiziksel olarak vücudu gitmiyordu ve kesik yedi. Linnes haklı şekilde formayı aldı. Öncelikle şunu söylemekte fayda var.. Linnes'in en iyi performansı bu lig için 10 üzerinden 6 puanlık bir futbolcuysa, Mariano'nun en iyi hali 10 üzerinden 8 puan rahatlıkla alır. Mariano'nun hücumda takıma katkısı üst düzey oldu bu sezon. Oyun kurma konusunda takımı rahatlattı, hücumda uzun zaman sonra bu kadar iyi bir bek izlememizi sağladı lakin Mariano'nun zaafları Galatasaray kadrosu adına büyük de bir sorun oluşturuyor. Mariano-Maicon hattı rakip takımlar adına büyük bir maden ve burayı her maç işliyorlar. Linnes-Maicon hattı ise daha dengeli bu konuda.. Fatih Terim'in Linnes tercihinin sebeplerinden biri de bu gibi görünüyor. Bugün Mariano'yu yeniden görmek adına ilk 11 başlatacağını düşünüyordum ama Fatih Terim geçen hafta iyi oynayan Linnes'i kesmemeyi tercih etti. İlk 11'leri gördüğüm zaman Mariano'nun ne durumda olduğunu görmek adına en azından 30 dakika civarı forma giymesi gerektiğini düşünüyordum. Fatih Terim'de benzer şekilde düşündü ve sağ bekte ikinci yarı şans verdi. Gelecek hafta da yine Linnes'in ilk 11 tercih edileceğini ve Mariano'nun Linnes veya başka birinin yerine sonradan şans bulacağını düşünüyorum.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.