Bravo kızlar, yürüyedurun...

Galatasaray Kadın Voleybol Takımı, geçtiğimiz gün İtalya'nın Novara takımını İstanbul'daki 2-3'lük maçın rövanşında 1-3 mağlup ederek bu sezon başarı ile mücadele ettiği Cev Şampiyonlar Ligi'nde Final Four organizasyonunda kendine yer elde etti. 4 sezon önce organizasyonu bize verilen Final Four organizasyonunun ardından 2. kez bu güzel başarıyı elde eden takımımızın bu saatten sonra gözü yüksekte; kupa istiyoruz!

Sezon başı yazdığım yazılarda Kadın Voleybol Takımımız için oldukça yerinde bir yatırım yapıldığını ama oyuncu uyumu sebebiyle takımın oturmasının vakit alacağını belirtmiştim. Sezon hedefleri konusunda da geçtiğimiz sezonun ardından gözüme tekrar kestirdiğim lig finalini "şaibeli" sebeplerden gerçekleştiremesek de Avrupa'da kesin bir F4 hedefi vardı, bunun başarılı olması bence Şampiyonlar Ligi deneyimi fazla olmayan bir takım için oldukça iyi bir başarı. Bu tarz organizasyonlarda takım alışkanlıkları oyuncular değişse de baki kalıyor. Bizim için bu tarz bir alışkanlıktan bahsetmek sezon başı biraz güçtü. Kazan gibi, Vakıfbank gibi, Imoco gibi buraların gediklisi olma kültürü oynadıkça oturuyor.

Takımımız Şampiyonlar Ligi'nde oldukça zor bir gruba düştü. Voleybol ile arası pek iyi olmayan okurlar için de bir betimleme yapabilirim. 2013-2014 sezonunda futbol takımımız Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde Real Madrid, Juventus ve Kopenhag'ın arasına düşmüştü. Benzer durum bu sezon kızların başına geldi. Vakıfbank, Dinamo Moskova ve Lodz'un grubuna düştü. Burada belki Moskova ve Juventus benzetmesi tıpa tıp benzemese de durum buna yakın ifade edilebilir. Kızlar ligde birbirlerine iyice ısındıktan sonra başladığı Şampiyonlar Ligi grup aşamasında sadece Vakıfbank maçlarında sahadan mağlup ayrılınca ikinci olarak gruptan çıktı ve B grubunda aslında Imoco ve Fenerbahçe gibi dişli rakiplerin olduğu bir gruptan lider çıkan Novara ile eşleşti.

Novara ile yapılan ilk maçtan mağlup ayrılan takımımız, bir de en iyi oyuncusu konumunda olan Tatiana Koshaleva'yı sakatlık sebebiyle kaybetti. Ardından gelen "şaibeli" Vakıfbank mağlubiyeti moralleri çökertmedi, takımımız taraftarı ile antrenmanda buluştu ve "Final Four" parolası ile İtalya'ya uğurlandı. İtalya'da da Novara'yı 1-3 ile deviren takımımız altın setin oynanmasına gerek kalmadan set avantajı ile istediğimiz sonucu aldı ve haklı olarak zafer çığlıkları ile İtalya'dan ayrıldı.

Kadın Basketbol Takımımız'ın da zor bir sezon geçirdiği halde Avrupa'da final müsabakalarına çıkacak olması, ardından gelen F4 sonucu Galatasaray'ın kazanan karakterinin oyunculara nasıl işlemiş olduğunun göstergesidir. Ayakta alkışlanacak başarılar bunlar. Özellikle voleybolda rakibimiz Fenerbahçe'nin yıllar önce yakaladığı bu başarıları bizim yeni yeni tadıyor olmamız öncelikle bir voleybol sever, sonra takımına gönülden bağlı bir taraftar olarak "ah" çektiriyor bana, fakat yapılması gereken şey bu takıma daha çok destek vermek. Futbol kadar göz önünde değil, futbol kadar ilgi çekici değil, futbol kadar büyük paraların döndüğü bir spor dalı değil ama göz ardı edilmemesi gereken en önemli şey; bu kızlar sahaya futbol takımından daha fazla yürek koyuyorlar, savaşıyorlar ve en önemlisi asla yılmıyorlar. Son sayıya kadar.

Büyük tebrikler ve teşekkürler bu güzel takıma ve teknik personele. Ataman Güneyligil ve ekibinin emekleri büyük, oyuncular keza kendilerine yapılan eleştirilerin karşılığını sahada çok güzel veriyorlar.  Vermeye de devam edecekler. Öte yandan ligde gerçekleşen "şaibeli" sonuçlara ithafen de Vakıfbank'ın karşısında Avrupa'da durmaya devam ediyorlar. Dileğim daha tarafsız bir arena olan CEV Şampiyonlar Ligi'nde finalde karşı karşıya gelmemiz ve daha büyük önem taşıyan bu rövanştan galip çıkmamız.

Son olarak eklenmesi gereken ise benim bu mecrada 4 senedir adeta bas bas bağırdığım bir konu. Maalesef maçlarımızı çok az kişi izliyor. 80-100 arası taraftara oynuyoruz. Bu sayının artması lazım. Belirttiğim gibi, kulübün belki de en çok yürek koyan şubeleri bunlar. Kesinlikle hak ettikleri değeri gördüklerini düşünmüyorum. Bu yüzden hep birlikte kızların arkasında yer almamız daha fazla başarıyı kuşkusuz ki bu renklerin başarı listesine ekleyecektir.

Bravo kızlar, bravo takım. Yürüyedurun.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.