E-Spor: Sokakta oynadıktan sonra gerçekten oynamak gibi..

Elektronik spor ülkemizde son birkaç yıldır tanınmış, hala profesyonelleşme yolunda olan bir spor dalı. Aslında bundan 10 sene önce de ülkemizde birçok oyunun elektronik sporu bulunuyordu diyebiliriz ancak bundan sadece oyun oynamayı sevenlerin haberi vardı. Yerel internet kafelerde düzenlenen turnuvalar, oyunlarla ilgilenenlerin arasında yapılan maçlar... 

10 sene sadece bu işle ilgilenenlerin bildiği elektronik spor maalesef profesyonellikten uzak ve ülkemizde spor olarak kabullenilmeyen bir spor dalıydı. Dünyada ise birçok ülkede bundan 10 sene önce spor olarak kabul edilen ve elektronik spor kategorilerin liglerini kurarak profesyonelleşme adına büyük adımlar atılan bir olay. Elektronik sporun oyun oynamaktan farkı ise tıpkı sokakta basketbol oynamakla basketbolcu olmak arasındaki fark gibi.. Sokakta sadece basket atmak için oynanan basketbol yerine nasıl salonda basketbolun aslında daha fazla şeyden oluştuğunu kavramaya başlıyorsak, saatlerce oyun oynamak yerine elektronik sporda da rekabetçi oyunlarda oyunun bütün yönlerini öğrenmek, bireysel ve takım olarak çalışmayı kavrıyoruz. Kendimizi geliştirmek de bizi oyunu sadece oynamak yerine bu işin profesyonelliğini kavramamızı sağlayıp bizi sadece oyun oynayan insan yerine elektronik spor arenasında yer alan bir birey yapıyor. Bu arenayı inceleyen birinin başlıca anlaması gereken olay kesinlikle bunun normal sporlar gibi olduğudur. Fiziken oynana futbol, basketbol, voleybol gibi kendi oyununu geliştirmeye çalıştığın, rakibinin stratejisine, fikirlerine önem verdiğin bir spor dalı elektronik spor. Topu elinle tutmak ve topa ayağınla vurmak yerine elinle klavye ve fare kullanmak aslında çok şey değiştirmiyor.

Teknolojinin gelişmesiyle girdiğimiz bu teknoloji devrinde yaşarken elektronik spor diye bir şeyin ortaya çıkması kesinlikle kaçınılmazdı. Bundan 10 sene önce de bunu görüp yatırım yapmak önemli bir adımdı bu camia için ancak daha önemli olan ise şu an buna ayak uydurabilmek. Elektronik spora ülkemizde büyük bir önyargı var. Daha doğrusu vardı demek belki daha doğru olur çünkü şu anda birçok alanda elektronik sporun desteklendiğini görüyoruz. 'Esporcu' olarak adlandırılan oyuncuya karşı "asosyal misin, bu iş senin geleceğin olamaz, oyunlar sana zarar veriyor" gibi birçok tepki alındı, hala maalesef alınabiliyor. Bunun en büyük nedenlerinden biri de teknoloji devrine geç adapte olmamız. Ailelerin yani büyüklerimizin kendi zamanlarında teknoloji devrini yaşayamamış olması anne-baba ve çocuk arasında bu konuda fikir ayrılıklarına yol açıyor. Nesiller arasındaki farklılıklar teknolojiye bakış açısını değiştiriyor ve bahsettiğimiz tepkilerin doğmasına yol açıyor. Bu tepkilerin ailelerde oluşması nedeniyle de esporcular yetiştirmemiz bizim için bu 10 sene içerisinde zor oldu. Her ne kadar oyuncuya ihtiyacımız olsa da bu oyuncuları yetiştirebilmek için ailelere ve diğer desteklere de ülke olarak ihtiyacımız var. Elektronik sporlar şu an ülkemizde de büyük bir adım atmış  durumda ve gelişiyor. Bu sayede de ailelerin çocuklarının bu kararlarına destek verme yüzdelerinde bir artış görüyoruz. Ben bu işin içinde bulunmak isteyen ve elektronik sporları izleyen, takip eden biri olarak umarım en doğru ve bilinçli şekilde elektronik sporlara yatırım yaparız temennisindeyim. Elektronik sporların önemli bir mecra olduğunu görüp her şeyin en başından yani ailelerimizden başlayarak bu spor dalına şu anda olduğu gibi gelişerek daha fazla destek verebiliriz.

ELEKTRONİK SPORU GELİŞTİRİYORUZ
Ülkemizde League of Legends dışında tam olarak büyük bir lige sahip olan bir elektronik spor dalı bulunmuyor. Hatta bir ligi bulunan elektronik spor dalı bulunmuyordu. Bunun tam aksine dünyada tüm hızıyla gelişmeye devam eden elektronik sporlar patlama yapmayı başardı. Birçok dalda büyük bütçelere ve kitleye ulaşan elektronik sporlar şu an dünyada çok popüler. Bulunduğumuz teknoloji devrinin de birlikte getirdiği alışkanlıklar elektronik sporların gelişmesinde büyük fayda sağladı. Şu an oyunları çok büyük kitleler oynarken, bu oyunların elektronik spor dallarını da büyük kitleler izliyor. Büyük kitlelere hitap eden bu sporların bütçeleri ve gelirleri de haliyle büyük oluyor. Twitch platformunda İngilizce yayın yapan kanalında yayınlanan turnuvasının 1 milyon kişi tarafından izlenen ve 1 milyon dolardan fazla ödül havuzu ile yapılan turnuvalara sahip olan CS:GO, önemli sponsorlukların düzenlediği turnuvalar dışında EA Sports'un düzenlediği Dünya Kupası'na -ayrıca içinde Barcelona, Roma gibi önemli kulüplerin bulunduğu birçok Avrupa kulübünün takım kurduğu ve Almanya, Hollanda gibi ülkelerin özel ligi bulunan- sahip FIFA, dünyada en çok izlenen ve kitlesi bulunan ayrıca ülkemizde de en köklü elektronik spor dalı olan League of Legends ve ülkemizde de yeni yeni gelişen, profesyonelleşmeye çalışan Dota, Overwatch, Wolfteam, Rainbow Six Siege, PUBG, Heartstone gibi oyunlar bu kategorinin içinde yer alıyor. Şu anda dünyada en çok ilgi gören üç elektronik spor dalı ise şu şekilde..

1- CS:GO
CS 1.6'dan beri profesyonel olarak oynanan CS, CS:GO oyunuyla kendi zirvesini yakaladı. Dünyada çok ünlü olan CS:GO'nun elektronik sporu çok büyük bir kitleye sahip. Kendisine ait dünyanın her yerinden kulüplerin katıldığı ligleri bulunan CS:GO, çok büyük sponsorluk anlaşmalarına imza atıyor ve kulüplerin çok büyük gelir sağlama olanakları oluşuyor. ESEA Main, ESEA MDL liglerinde mücadele eden takımlar ESL Pro Ligi'ne ulaşmaya çalışıyor. CS:GO dünyasının yılda birden çok kez sezonu gerçekleşen ESL Pro Ligi'nde takımları ortalama 750 bin dolarlık bir ödül havuzu bekliyor. 750 bin dolarlık ödül havuzunun dışında gelen sponsorluk gelirleri de takımların kazandığı ayrı bir gelir penceresi. Bu düzenli olarak yapılan liglerin dışında bir de gerçekleşen turnuvalar var. Yıl içinde sayısı binlerceyi bulan turnuvaların yerel olanları cüzi miktarlar -aslına bakarsak bu turnuvalar için bile 100 bin dolar gibi ödül havuzlarını görüyoruz- karşılığında  gerçekleşse de major olarak adlandırılan turnuvalarda inanılmaz ödül havuzlarını görüyoruz. En son olarak Çin'de  gerçekleşen WESG 2017 turnuvasında 1.5 milyon dolarlık inanılmaz bir ödül havuzu gördük. Turnuva birincisi takımın tamı tamına 800 bin dolar kazandığı turnuvada ikinci olan takım ise 300 bin dolar kazandı. Bu ödüllerin yılda bir kere değil birden çok olduğunu ve bu ödül havuzlarının yanında büyük markaların (Asus, Nvidia, MSI vs.) sponsorluk gelirlerini de düşünürsek aslında elektronik sporun en büyük dallarından biri olan CS:GO'nun kulübe birçok alt branştan daha fazla gelir getirebileceğini görebiliriz. Bu büyük gelirlerin yanında kitlesinden de ufak olarak bahsetmek gerek. Son olarak Major turnuvasında İngilizce yayın yapan Twitch kanalında tam 1 milyon canlı izlenmeye ulaşan CS:GO, bunun dışında kendine has forumlar ve her turnuvada aldığı izlenme sayılarıyla sahip olduğu oyuncu kitlesini çok iyi şekilde ortaya koyuyor.

Ülkemizde ise CS:GO diğer elektronik spor dallarına göre iyi durumda olsa da istediğimiz seviyeye tam olarak ulaşamıyor. Geçen yıl organizasyon olarak daha iyi yerlere gelen CS:GO, ESL'in düzenlediği turnuvalar gerçekleştirdi. Son olarak bir sürü takımın katıldığı Türkiye Şampiyonası'nı gerçekleştiren ESL, ülkemiz adına CS:GO için önemli katkılarda bulundu. Ülkemizde Dark Passage, Royal Bandits, Space Soldiers, Son of Snake gibi önemli takımlar yer alırken şüphesiz en başarılı ve en iyi takımımız Space Soldiers. 2017 yılında çok büyük çıkış yakalamayı başaran Space Soldiers, birçok turnuva kazanmayı başarırken çok önemli turnuvalara katılmaya da hak kazandı. 1.5 milyon dolar ödül havuzu bulunan WESG 2017'de ikinci olmayı başaran ve 300 bin dolar ödülü kazanmayı başaran temsilcimiz ayrıca bir ilki başararak ESL Pro Lig'e çıkan ilk Türk takımı oldu. Gün geçtikçe başarılarına yenilerini ekleyen Space Soldiers şu anda CS:GO'nun düzenli olarak düzenlediği ESL Pro Ligi'nde lider durumda ve finallere katılmaya hak kazandı!

Space Soldiers oyuncuları (İsmailcan 'Xantares' Dörtkardeş, Buğra 'Calyx' Arkın, Engin 'ngiN' Kor, Ahmet 'paz' Karahoca, Engin 'Maj3r' Küpeli) ülkemiz adına CS:GO adına gurur kaynağı olurken, CS:GO arenasında önemli kulüplerden olan Ukrayna kulübü HellRaisers'ta oynayan Özgür 'woxic' Eker de elektronik spor dalına damga vurmayı başaran Türk  oyunculardan bir tanesi. Ülkemizde ise bazı anlamadığım sebeplerden dolayı bazı önemli kişilerin desteğini esirgediği CS:GO'nun ülkemizdeki oyuncu kitlesi, elektronik spora ilgisi ve gelir kaynağı ortadayken kulübümüzün bu alanda bir girişim yapıp yapmayacağını her elektronik spor takipçisi gibi ben de merakla bekliyorum. Bu kadar büyük cevhere sahip CS:GO'ya da giriş yapmak Galatasaray Spor Kulübü'ne elektronik spor dünyasında büyük prestij ve gelir kaynağı katacaktır.
2- League of Legends
Ülkemizde en çok gelişim gösteren ve profesyonelleşmeyi sağlayan elektronik spor dalı olan League of Legends'ın ülkemizde iki tane ligi bulunuyor. Şampiyonluk Ligi ve Yükselme Ligi olarak adlandırılan ligler ülkemizde çok büyük destek görüyorKulübümüz 2016 yılında Victorious Ace takımının haklarını satın aldıktan sonra Şampiyonluk Ligi'nde mücadele etmiş ancak bir süre sonra Yükselme Ligi'ne düşmüş ve League of Legends sezonuna ara vermişti. Çok sıkı takipçisi olmadığım için ayrıntılı bilgi veremiyorum anca dünya çapında yayınlanan plartformlarda en çok izleyiciye sahip olan elektronik spor dalı League of Legends, ülkemizde de büyük destek görürken elektronik sporlar adına çok önemli bir yere sahip. Eylül ayında başlayacak olan yeni sezonda geri döneceğimiz League of Legends arenasında umarım başarılı olmayı başarırız demekten başka bir şey gelmiyor elimden.
3- FIFA 
Son zamanlarda büyük Avrupa kulüplerinin kendi takımlarını kurduğunu gördüğümüz Fifa, geçen yıl kendi kabuğunu kırmayı başardı ve daha fazla gelişmeye başladı. Almanya, Hollanda gibi ülkelerde kendine özel lige sahip Fifa, geçen sene birçok önemli Avrupa kulübünü bünyesine katarak elektronik spor olarak adından dünya basınında söz ettirmeyi başardı. Roma ve Barcelona gibi önemli kulüplerin takımlarını kurduğu Fifa, Almanya ve Hollanda dışında birkaç İskandinavya ülkesinde de kendi ligini kurmayı başardı ve gelişmeye devam ediyor. Ülkemizde de Beşiktaş ile başlayan ve Fenerbahçe ile devam eden profesyonel spor kulüplerinin katıldığı Fifa'da henüz özel bir lig bulunmuyor. Beşiktaş ve Fenerbahçe dışında elektronik spor camiasının büyük kulüplerinden olan Space Soldiers ve Futbolist'in Fifa takımı bulunurken, geçenlerde Erol Özmandıracı'nın açıklamasıyla bizim de bir FIFA kulübü kurduğumuzu öğrendik. Fifa'yı yakından takip eden biri olarak bu gelişme sonucunda mutlu oldum ancak daha herhangi bir gelişmeden haberdar değiliz şu anda.

Sponsorlar tarafından gerçekleşen turnuvalar ve özel olarak kurulan ligler dışında Fifa elektronik sporu için en önemli organizasyonlardan bir tanesi de Fifa Dünya Kupası. İki ayaklı eleme sistemiyle katılma hakkı kazanılabildiği Fifa Dünya Kupası Elemeleri'nin ilki Ocak ayında Barcelona'da Hafta Sonu Turnuvası'nda 4 hafta sonunda ilk 64'te bulunan profesyonel oyuncuların katılması ile gerçekleşti. İkinci elemeleri ise bu ay Amsterdam'da gene 4 hafta sonunda Hafta Sonu Turnuvası'nda ilk 64'e giren oyuncuların katılması ile gerçekleşecek ve bir kişi daha Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanacak. 

Space Soldiers oyuncusu Emre 'Riv9' Kayır Barcelona'daki elemelere katılıp şansız bir şekilde elenirken, Amsterdam'da gerçekleşecek olan elemelere de hak kazanmayı başarmıştır. Umarım ülkemizdeki Fifa elektronik sporunun daha ileri gitmesi adına Riv9 Fifa Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanabilir. Ayrıca umuyorum yeni girdiğimiz bu Fifa camiasında bizim de bu başarıları sağlayabileceğimiz günler çok yakında olur.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.