Dört Köşe | ''Biz Galatasarayız, çıkıp kazanacağız!''

FCN Blog'un kendine has konsepti olan Dört Köşe'de bu hafta içimizden birisi olan Barış Çamur ile Yeni Malatyaspor maçını ve son hafta oynanacak olan Göztepe deplasmanını konuştuk.

Yeni Malatyaspor karşısında 12 dakikada skoru 2-0'a getiren ancak sonrasında frene basan bir Galatasaray. Sen takımın frene basmasını neye bağlıyorsun? 
Galatasaray aslında frene basmadı, oyun içinde kontrolü çok çabuk ele aldıktan sonra oyun disiplininden koptu. Baktığınız zaman bir çok pozisyon var, değerlendiremediğimiz. Burada oyuncuların Gomis’e moral verme açısından sürekli ona oynama girişimleri de etken oldu.. Oyun çok erken 2-0 olunca hücumda bazı tercihler ciddiyetten uzak oldu. Yoksa oyun geneline baktığımızda sağlı sollu rakibin üzerine giden, rakip yarı alana oyunu yıkan ve Rodrigues ile sürekli çizgiyi zorlayan bir takım vardı sahada.. Malatya’nın sert ve 2-0dan sonra kaybedecek neyim var düşüncesiyle sahaya yansıttığı oyun farklı bir hikayeyi de beraberinde getirdi. Özellikle ikinci yarıda ciddi sert bir oyun oynadı konuk ekip.. Birbirlerini sakatlayacak kadar! 

Fren konusuna değinmişken, taraftara da bir parantez açmak istiyorum. Maça takımla beraber müthiş başlayan bir tribün vardı. Takımı iten, rakibi ve hakemi baskı altına alan 50bin kişi vardı ancak ne olduysa 2-0dan sonra oldu. Tribün bir anda 30.dakikada kontak kapattı. Ağır melodili, arabesk diye nitelendirdiğimiz tezahüratlar.. Ne gerek var? Takım frene basıyorsa, takımı ileriye itmek lazım.. Tribün takıma - takım tribüne uyunca bazen hoş olmuyor.

Younes Belhanda, Malatyaspor karşısında sezonun en erken golünü atmasının yanında enfes bir oyun oynadı. Sen Belhanda'nin bu maçtaki oyununu ve sezonun geri kalan kısmındaki oyununu nasıl buldun?
Malatya maçında Belhanda belkide sezonun en iyi performansına imza attı. İnanılmaz bir tempo, istek ve arzuyla oynadı. İleride organizasyon kurdu, savunmaya yardım etti ve en önemlisi Fernando & Donk ikilisinin önünde orta alanda tüm aksiyonlarda başrol oynadı. Set oyununda da, geçiş oyununda veya hızlı hücumlarda da ilk pas istasyonuydu. Malatya maçının yarısındaki performansı sezonun geneline yaysa, şuan bambaşka şeyler konuşuyor olabilirdik.

Belhanda için şunu söylemek gerekiyor.. Sezon başında transfer edildiğinde dönemin yönetiminin rezalet bir algı yönetimi sonrası taraftarın önüne atıldı. Wesley Sneijder’e izin verip sonrasında ‘kampa gelmedi’ diye algı yapıp sözleşmesinin feshedilmesi süresinde Belhanda’ya gidip 10 numaralı formayı vermek daha önce yazdığım gibi ‘yönetememe becerisi’ olarak yorumlanabilir. Haliyle taraftar ile Belhanda arasında bir kan uyuşmazlığı oldu ancak oyun içindeki katkısını görenler için değeri malum.. Belhanda bu takımın en önemli hücum opsiyonu ve ilginçtir ki, Belhanda yoksa üçüncü bölgede takımda öne çıkan birisi yok.. Bu takım açısından büyük eksik, Galatasaray tek bir ismin hücum aklına bağlı kalmamalı. Feghouli’nin sevimli hayalet Casper modunda olması, orta alanda kreatif tek alternatifin Selçuk olması, Sinan ve Yasin’in devamlılık problemi takımda sıkıntı yaratan faktörler.. Sezon sonunda mutlak suretle bu bölgeye takviye gelecektir, Belhanda’yı biraz daha merkezde görebiliriz.

Malatyaspor maçında 18 yaşındaki Ozan Kabak kısa da olsa şans buldu. Gelecek sezondan itibaren hep bahsedilen 2000 jenerasyonun meyvesini alır mıyız?
Ozan, Atalay, Recep ve Yunus.. Bahsi geçen ve sürekli haklarında haberler çıkan 2000 jenerasyonunda en iyi isimler bildiğim kadarıyla bu dört isim, ki Terim de bunu gösterdi. Ozan bir süredir takımla beraber çalışıyor, hocanın da beklentileri var. Bu yönde özel çalışmalar, program uygulanıyor genç oyuncu için.. Her ne kadar defansif orta saha gibi sahaya sürse de Ozan son dönemde stoper olarak oynuyordu. Altyapıda futbola hücum bölgesinde oynayarak başlaması onun iki yönlü, ayaklarına hakim olmasını sağlıyor. 

Muhtemel senaryo, İmparator sezon başı kampında bir çok genç ismi kadroya dahil edecektir ve gelecek sene rotasyonun parçaları olacaklardır. UEFA listesinde de altyapı oyuncusu bildirme zorunluluğu olduğundan bence bazı isimlere şans tanıyacaktır. Hatırlarsan, 2011-12 sezonunda Semih’e formayı vermişti.. Emre’yi de rotasyonda oldukça kullandı. Yeni sezonda bazı gençlerin kadroda olması beni şaşırtmaz. Neden olmasın?

Son hafta Göztepe deplasmanındayız ve şampiyonluğa sadece 1 puan uzaktayız. Taraftarın bir kısmı çok gerginken, bir kısmı rahat. Sen ne hissediyorsun şampiyonluk gelecek mi?
Büyük konuşmak gibi olmasın ama bana göre şampiyonluk geldi bile.. Trabzonspor galibiyetle başlayan sürecin devamında Başakşehir, Beşiktaş galibiyetleri şampiyonluk yolunu ardına kadar açtı. Gençler, Sivas, Kasımpaşa maçlarında bir beraberlik alsak bu hafta şampiyonluğu kutlayan taraf olacaktık.. Göztepe maçında her ne kadar beraberlik dahi şampiyonluk getirse, hepimizin bildiği - tanıdığı Terim bu maçı kazanmak için sahaya çıkacaktır. Oyun içindeki şartlar ne getirir bilinmez ancak Terim’in bugüne kadar “beraberliğe” çıktığı tek maç belki de 2012’deki Fenerbahçe maçı olabilir.. Orada da maçın başında kaçan bazı pozisyonlar vardı, hatırlayacaksın.. 

Taraftar istemsizce bir algı operasyonuna kurban gidiyor. Galatasaray’ın şampiyonluk ihtimali matematiksel olarak minimum %66, istatistiksel olarak hesaplama yapılırsa bu oran %80’lere çıkabilir. Böyle bir ortamda neden ve nasıl tedirgin olabiliyor insanlar, ben anlam veremiyorum. Hele hele kenarda Fatih Terim gibi bir figür varken.. Deplasman fobisi mi, korkulan etken? O kadar da değil yahu! Biz Galatasarayız, çıkıp kazanacağız!

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.