ÖZEL | Ozan Korkut: Kazanmak için buradayız.

Galatasaray Başkanlığına aday olan Ozan Korkut, FCN Blog'a özel açıklamalarda bulundu. Oy bölmek için değil, kazanmak için aday olduklarını belirten Ozan Korkut'un açıklamaları şu şekilde...

Sosyal medyada veya taraftar nezdinde çok tanınan bir kişi değilsiniz. Biraz kendinizden bahseder misiniz? Ozan Korkut nasıl Galatasaraylı oldu, günlük hayatında neler yapar, nelerden hoşlanır?
1974, Ankara doğumluyum. Çocukken Galatasaray’ın renklerine aşık oldum. Tamamen bir aşk ilişkisi Galatasaray benim için. Daha sonra da basketbol okullarında spor yapmaya başladım. Birçok yaş kategorisinde oynadım. Aynı aşkla kolej sınavlarında Galatasaray Lisesi’ni yazdım ve kazandım. Lise son sınıfta NCAA’den gelen teklif üzerine Amerika’ya gittim. Orada da transfer yaparak Massachusetts'e geçtim. Burada ekonomi okudum aynı zamanda. MBA İşletme masterım da var. Türkiye’ye döndükten sonra ise doktora yapmaya başladım. Şu anda medya sektöründe çalışıyorum ve kendi şirketlerim var.

Galatasaray’da kurulmuş birçok komisyonda bulundum. Müzik benim hayatımda çok önemli bir yerde.. Elektro gitar çalıyorum, bir hardrock grubum var. Zaman zaman bazı yerlerde çalıyoruz. Motor kullanmayı seviyorum. Bana İstanbul trafiğinden uzaklaşıp özgürlük hissini veriyor. Sosyal hayatı kuvvetli, insan canlısı birisiyim.

Daha önceki bir röportajınızda üç yıllık bir çalışma grubunuzun olduğundan bahsetmiştiniz. Ocak ayındaki seçimlerde aday olmayı düşündünüz mü, neden aday olmadınız?
Ocak ayındaki seçim beklenen bir gelişme değildi. Zaten sebebini de hala anlayamadık. Neye dayanarak, nasıl bir sebep yüzünden bu karar alındı, buna gerek var mıydı bilmiyoruz. Bu kararı alıp seçimi kaybedenler Mayıs ayında niye seçime girme kararı aldı bunu da anlayabilmiş değiliz. Ama kendi açımızdan bakarsak, zaten Mayıs ayındaki seçimlere hazırlanıyorduk. Ekibimde profesyonel iş yaşantısı olan arkadaşlarımın böyle bir erken seçim karşısında hem iş hem de aile yaşantılarını akşamdan sabaha ayarlamaları mümkün değildi. Galatasaray’da da sadece aday olup konjüktürden faydalanmayı uygun görmedik. 

Öncesinde de aslında erken seçim kararı alındığında büyüklerimize gidip bu kararın doğru olmadığını, onların liderlik yapmasını, bizim de onlara destek olacağımızı belirttik. Hatta Duygun başkanımıza bir mektup yazdık daha önceki gibi sorumluluğu alması için. Mayıs ayı geldiğinde de aday olacağımızın tahahhütünü verdik. Bu sözü de bir taraftan tutuyoruz aday olarak.

Daha önce iki defa Turgay Kıran'ın listesinden aday olsanız bile herhangi bir yöneticilik tecrübeniz yok. Bunu dezavantaj olarak görüyor musunuz?
Bunu avantaj olarak görüyorum. Bu kadar başarıya rağmen, 113 yıllık kulübün böyle tükenmiş bir noktaya gelmesinde o yönetimsel sürecin bir parçası olmadığım için bunu çok büyük bir avantaj olarak görüyorum.

Mustafa Cengiz'in 4-5 aylık başkanlık sürecinden memnun musunuz?
Memnun olsam aday olmazdım.

Sosyal medyada aday olarak Dursun Özbek karşısında oyları böldüğünüze yönelik eleştiriler var. Bunlara katılıyor musunuz?
Kazanmak için buradayız. Başkasının ne oy aldığı bizi çok ilgilendirmiyor. Galatasaray’ı getirmek istediğimiz noktaya zaten bir başkasının getireceğine inansaydık aday olmazdık. Bu yorumlara katılmıyorum ama herkesin kendi fikrine saygı duyarım tabi.

Adaylık sürecinde Mustafa Cengiz ile ortak bir liste çalışması yaptığınız sıkça konuşuldu. Bu konu ile ilgili çeşitli spekülasyonlar da ortaya atıldı. Bu süreci biraz anlatabilir misiniz?
Seçim döneminde bunlar hep olur. Galatasaray’ın ortak menfaatleri için çalışıyoruz sonuçta. Davetler geldi bize ortak arkadaşlar vasıtasıyla. Bizde tabiki görüşürüz dedik. Yapılan görüşmelerde bizim beklediğimiz prensiplere uygun, beklediğimiz bir tartışma ortamı olmadı. Galatasaray’a yakıştıramadığımız konuşmalar oldu bunun ötesinde. Biz de bu tarz konuların bize uymayacağını, prensiplerin mühim olduğunu söyleyip teşekkür ettik.

Listenize baktığımız zaman genç isimlerin ağırlıkta olduğunu görüyoruz. Galatasaray'da artık jenerasyon değişiminin gerekli olduğunu düşünüyor musunuz?
Zamanın geç kaldığını düşünüyorum hatta. Galatasaray geçmişte kendi içinden yönetici yetiştiren bir kurumsal kültüre sahipti ancak son dönemlerde, 1-2 senenin meselesi değil bu daha da eski, bu kültür malesef bozuldu. Bu da bizim hoşumuza gitmiyor. Genciz ama hayatımızın en dinamik dönemindeyiz, yeni bakış açılarımız var. Galatasaray’ın aynı tekrarlanmış hataları yapmaya ihtiyacı yok. 

Listenizi incelediğimizde eski başkanlarımızdan Mehmet Cansun'un oğlu Naci bey, Faruk Süren'in damadı Burak beyi görüyoruz. Seçim sürecinde eski başkanlardan ve camiadan bir destek gördünüz mü?
Kendilerine sormak lazım. Biz listemizi oluştururken Galatasaray’ın sorunlarına en iyi kim çözüm getirir diyerek düşündük. Oy tasası ya da seçim siyasetini düşünerek değil, liyakatı ön plana koyarak oluşturduk listemizi. Galatasaray’da malesef bu tarz yapılaşmalar da görüyoruz. Bizim bunlarla kaybedecek vaktimiz yok. Galatasaray’ın bir an evvel sorunlarını tespit edip bunları çözmeye başlaması gerekiyor. Biz de bunu ön plana koyup liste oluşturduk. 

Seçimin ardından ödenmesi gereken büyük bir meblağdan bahsediliyor. Nakit akışı ile ilgili bir çalışmanız var mı?
Bu konuda üç senedir bir hazırlığımız var. Sadece yaz dönemi değil bize verilen doneler doğrultusunda önümüzdeki üç senenin de nakıt akışını hazırlamış durumdayız. Zaten bu analizi yapmayan kimsenin de aday olacağını düşünmem.

Galatasaray çok büyük bir gelire sahip olmasına rağmen ciddi bir borç yüküne de sahip. Sizin kulübe gelir sağlayacak ekstra projeleriniz var mı?
Galatasaray şu anda yıllık 30 milyon dolar seviyesinde bir faaliyet zararı gösteriyor. Bizim önceliğimiz bu zararı artıya geçirmek. Yaptığımız faaliyetlerden gelir elde edersek borç stoğumuzu yönetmek de daha kolaylaşacaktır. Ben duyuyorum iki sene içinde tüm banka borçlarını kapatıp artıya geçeceğim tarzında vaatleri. Bunların hiçbirini inandırıcı bulmuyorum. Biz seçilmek için hamaset yapmayacağız. Biz Galatasaraylılar kendi içimizde birbirimize dürüst olacağız. Bizim ilk hedefimiz, mali bütçe disiplini içerisinde faaliyet zararından faaliyet karına geçmek olacak.

Şu anda kur farkı kulüplerimiz için ciddi bir sorun. Sizin bununla ilgili önlemleriniz olacak mı?
Kur riskini hesaplayıp buna önlem alabilmek için kulübün nakit akışına hakim olmanız lazım. Malesef bu hiç yapılmamış Galatasaray’da. Hangi tarihlerde ne girdileriniz olduğunu, o tarihlerde bunlara karşılık hangi ödemeleriniz olduğunu bilmeden o tarihlere yönelik bir karşı hamle yapmanız - pozisyon almanız mümkün değil. Bunun analizi bu zamana kadar yapılmadığı için kur riski büyük bir kayıp oldu bizim için. Aynı zamanda bankalardan kredi alırken TL bazında krediler alınması gerekiyordu ama bunlar yapılmadı hiç. Bizim yapacağımız göreve gelir gelmez çıkarttığımız nakit akışı planı doğrultusunda kur risklerimizin olduğu günlere Galatasaray’ın elindeki gelecek akışları görerek pozisyon alıp hedge etmek.. Gerek opsiyon işlemleriyle, gerek dcd işlemleriyle. Galatasaray’ın maliyetlerini minimize etmek için ne kadar kullanılacak ekonomi aracı varsa bunları kullanacağız. Listemde 4 tane global anlamda ekonomist var. Refinans alanında global anlamda 5 milyar dolarlık yeniden yapılandırma yapmış ekip arkadaşlarım var. Bu açıdan bu konuda en donanımlı ekibe sahip olduğumu düşünüyorum.

Taraftar olarak GS Store'dan memnun musunuz? Seçildiğiniz takdirde burası ile ilgili nasıl planlarınız var?
Ben de bir taraftarım her şeyden önce ve hiç memnun değilim. Ürün kalitesinden de, stok çalışmasından da, bedenlerinden de memnun değilim. Bu işin yönetiliş sistemine bakarsanız, örnek veriyorum herhangi bir global markada bir tişörtün ve gömleğin aynı bedeni aynı kişiye aynı şekilde oturur. Bizde bu konuda bile standart farkı var. Lojistik açıdan baktığımızda bir ürün sipariş ediyorsunuz internetten 10 günde kapınıza geliyor. Bu kabul edilir bir şey değil. Hazırlatmış olduğumuz bir lojistik yazılımımız var. Seçildiğimiz takdirde bu süreyi çağın gerektirdiği üzere önce üç güne, sonra iki güne, en son olarak da bir güne indirmek istiyoruz. Galatasaray ürünleri almak isteyen insanlar hayat yoğunluğunu da işin içine katarak istedikleri ürünlere bir, bilemediniz iki gün içerisinde sahip olacaklar. 

Ürünlerdeki hedefimiz ise Galatasaraylılara var olan en iyi kaliteyi, en rekabetçi fiyatlarla sunmak. Stok yönetimini de doğru şekilde yapıp talep edilen her ürünün, talep edildiği an sunulmasını sağlamamız lazım. Burada iş modelimiz tamamen yanlış seçilmiş. Şu anda mağazacılık bizde yıllık 8 milyon lira zarar getiriyor. Bütün satış gelirlerimiz içerisinde %14 seviyesinde. Bu diğer rekabet ettiğimiz global seviyedeki takımlara baktığımızda Premiere League takımlarında %23, La Liga takımlarında ise %32 seviyesinde. Yani iki kat satış yapmamız gerekiyor. Bunu da sadece mağaza açarak yapamayız. Mağazacılık bizim işimiz değil. Biz Dünya’da olduğu gibi lisans hakkı vererek, doğru üreticilere bizim adımıza üretme yetkisi vererek, ondan da karşılığını bedel olarak alarak ancak işin operasyonel ve mağazacılık kısmını bu firmaların varolan lojistik ağlarını kullanarak yapmak mecburiyetindeyiz. Dolayısıyla ilk önceliğimiz bu olacak. Önce varolan yapıyı optimum hale getireceğiz, sonra da genişleme ve ciro arttırma açısından global rakiplerimizin takip ettiği iş modelini uygulayıp gelir yaratmaya çalışacağız.

FFP görüşmelerinde yönetim listenizden Mete İkiz mevcut yönetimle ortak bir çalışma içerisinde bulundu. Bu istek Mustafa beyden mi geldi yoksa sizin teklifiniz miydi?
Mustafa başkandan böyle bir teklif geldi. Herhalde seçimle ilgili hazırlandığımızı ve yapmış olduğumuz çalışmayı duymuş kendileri. Galatasaray için hazırlamış olduğumuz iş modeli Mustafa beyin başkanlığında Mete İkiz’in de katkıları ile sunuldu. Orada Galatasaray’ı üç yıl içinde nereye getireceğimiz alternatifli iş senaryoları ile sunuldu. Buradaki amaç Galatasaray’ın menfaatlerinin en iyi şekilde korunmasıdır. Burada da arkadaşlarım en iyi şekilde üstüne düşeni yaptı. 

Aslında bu işin doğrusu UEFA’ya sunulan iş planının Genel Kurul üyelerine sunulup, onların da onayının alınmasının ardından UEFA’ya gidilmesi. Çünkü UEFA geçmişte verilen bir takım tahahütlerin yerine getirilmemesinden dolayı muzdarip. Galatasaray Avrupa’nın zirvesindeyken yapılan yanlışlar sebebiyle UEFA ile ceza almamak için pazarlıklar yapma noktasına getirilmiştir. Bunu da hiç kabul edemiyorum.

Olası FFP yaptırımlarına karşı hazırlıklı olduğunuzu öngörebiliriz o zaman?
Tabi ki burada doğrusu aslında UEFA’yla yapılan görüşmelerin, yapılan pazarlıkların sonuca erdirilmeden önce gelip Genel Kurul üyelerimizle paylaşılması. Bu bir yönetimin veya başkanın tek başına vereceği bir karar değildir. Bunu doğru bulmuyoruz. Zaten şikayet ettiğimiz de bu. Galatasaray’da tek adam yönetimi bizi buralara getirdi. Biz bir aileyiz. Bu kararları ekip halinde, aile halinde almamız gerekli. Genel Kurul üyelerimizin bu görüşmelerde neler yaşandığını, UEFA tarafından neler istendiğini veya neler tahahüt edildiğini bilmeleri gerekir. Bu karar ailecek verilecek bir karardır.

Seçimden sonra tamamıyla şeffaf bir yönetim vaad ediyorsunuz sanırım..
Tamamen. Sadece şeffaf da değil, son derece katılımcı bir ekip çalışması tahahüt ediyoruz. İkincisi şeffaflığın en büyük gereksinimlerinden biri de denetim. Kulübümüzde şu an denetim sadece bir defa yapılıyor. Artı bu denetimi yapan ekipler bizler tarafından belirleniyor. Bizim belirlediğimiz insanlar bizi ne kadar objektif denetleyebilir, bunu hiç realistik görmüyoruz. Zaten seçildikten sonra yapacağımız ilk tüzük tavsiyesi bu yönde olacak. Denetim, sicil ve disiplin kurullarının yönetimlerden tamamen bağımsız olarak ayrı günlerde seçilmesini tavsiye edeceğiz. Ek olarak şu anki yapımızda mali olarak bir yıl geçiyor, her şey yapılıyor sonrasında o geçen bir yılın hesabı veriliyor. Bu da çok yanlış. Biz denetime özel bir bütçe ayırdık, 365 gün kulüpte denetim yapılacak. Bu denetim sonuçlarının da senede bir defa değil, kurumsal şirketlerde olduğu gibi her çeyrek Genel Kurul üyelerimizle paylaşılmasını sağlayacağız.


Galatasaray'da son dönemde en çok konuşulan konulardan biri de tüzük tadili. Sizin başka önerileriniz de olacak mı bu ölçüde?
Bizim yönetimimizden ya da listelerimizden kimse kulübe hiçbir miktarda fatura kesemeyecek. Kulüple hiçbir şekilde ticari ilişkisi olmayacak. Ne üyelerimizin, ne akrabalarının ne de tanıdıklarının. Aynı şekilde listemizden kimse Genel Kurul kararı olmadıkça kulübümüzün hiçbir yerinde profesyonel olarak görev almayacak. Çok spesifik bilgisi olan ya da Galatasaray’a büyük katma değer sağlayacak insanlar Galatasaray yönetimlerine geliyor olabilirler, bu insanlardan faydalanmak için Genel Kurul izni ile faydalanılabilir. Bu tip istisnalar dışında buna karşıyız. Bu konunun da tüzükte yer alması için gerekli tavsiyeleri yapacağız.

Aynı şeffaflığı işe alma süreçlerinde de istiyoruz. En az üç görüşme yapılmasını istiyoruz. Hatta divan başkanına da rica ettim. Kulübün yapacağı mülakat dışında objektif olması açısından kendisinin ya da uygun gördüğü bir ekibin de işe alım sürecinde mülakat gerçekleştirmesini istiyoruz. Burada her yönetimin içerdeki yapıyı kendi istediği gibi değiştirmesine karşıyız. Liyakata önem vermeliyiz. 

Kemerburgaz'da yapılması planlanan tesisle ilgili olarak ciddi bir maliyete sahip olduğu şeklinde haberler var basında. Siz herhangi bir çalışma yaptınız mı burası ile ilgili olarak?
Konunun eksperi olan arkadaşlarımız gidip bir ön hazırlık yaptı hatta drone çekimleri falan da yapıldı. Arsanın yüzölçümü duyulduğunda kulağa hoş gelebiliyor ama arsanın yapısı ve meğili inceleme yaptığımız zaman işlevsellik ve maliyet açısından bize pek uygun gelmedi. Burası niye tercih edildi bunu da anlayamadık açıkçası. Ek olarak biz orada antrenman yapacağız diye üç bin ağacı kesmek de Galatasaray kültüründe bir camia olarak bizim içimize sinmiyor.

Florya bizim evimiz. Ev taşıma işini de aile birlikte yapar. Başka alternatiflerimiz var bu konuda. Seçilir seçilmez devletle de bu konuda görüşmelerimiz olacak. Tüm alternatiflerimizi maliyetleriyle beraber Genel Kurulumuza sunacağız ve burada alınan karara göre, evimizi aile olarak hep birlikte taşıyacağız. Ek olarak da sonuçta futbolda hocamız ve bir vizyonumuz var. Burada kendisiyle oturup konuşacağız. En iyi altyapı nerede sağlanabilir bunun da fikir alışverişinizi hocamızla yapacağız.

Fatih Terim'e seçildikten sonra Florya'nın anahtarını teslim edecek misiniz?
Fatih Terim ile tabiki devam edeceğiz. Kendisi camiamızın bir evladı ve onu büyük bir rekabetçi güç olarak görüyoruz. Aynı zamanda da Divan Kurulu üyemiz. Hem kendi konularına hakim hem de camiamızın değerlerine sahip birisi. Biz kendisine daha fazla sorumluluk vererek ondan daha da fazla faydalanmak istiyoruz. Seçildikten hemen sonra kendisine Sportif AŞ şirketinde yönetim kurulu üyesi olmasını istediğimizi söyleyeceğiz. 

Biz bir spor kulübüyüz ve en büyük gelirimizin olduğu futboldan da ek bir değer yaratmak mecburiyetindeyiz. Bu değeri de, bunu başaracak hocayla paylaşmadan – planlamasını birlikte yapmadan elde etmemiz mümkün değil. Kendisini bütün planlama sürecine dahil etmek istiyoruz. Hem işin planlamasını beraber yapacağız hem de işin maliyet boyutunu birlikte oluşturacağız. Sportif hedefler kadar finansal hedefler de koyacağız. Bunu da ancak full şeffaflıkta ve paylaşımcılıkla yapabiliriz. Kendisinden daha fazla katkı sağlamak isteyeceğiz.

Galatasaray adası ile ilgili görüşleriniz neler?
Galatasaray Genel Kurulu bu alanın tamamen bir sosyal tesis olarak kullanılması konusunda iradesini belirtmiştir. Bizim üstümüze düşen her yönetimin yapacağı gibi seçilir seçilmez Genel Kurulun iradesini yerine getirmektir. Malesef çok nahoş bir şekilde buraya gelindi adada. Bunu da Galatasaray’ın hiçbir yönetimine yakıştıramıyorum. Bizim yapacağımız artık kişisel çekişmeleri bir kenara bırakarak hukuki süreci takip edip bu süreci en kısa sürede neticelendirmek olacak.

Galatasaray Ali Sami Yen Spor Lisesi şeklinde bir projeniz var. Bize biraz bundan bahsedebilir misiniz?
Baktığımız zaman Messi’nin Barcelona altyapısına gelme yaşı 14. Biz sporda bir kademe üste gitmek için doğru yaşın lise zamanı olduğunu düşünmekteyiz. Ek olarak kendi sportif ahlakımızı da gençlere erken yaşta aşılamak gerektiği kanaatindeyiz. 

İstanbul’un yapısının düşündüğümüzde çocuklarmızın istediği şekilde spor yapamadığını düşünüyoruz. Bir de Galatasaray Lisesi’nden doğmuş bir spor kulübüyüz sonuçta. Oradaki yatılı sistemi, evden uzakta kalma psikolojisini iyi biliyoruz. Biz sporcuyu erken yaşta alıp onlara hem en iyi şartlarda spor eğitimini verip hem de normal eğitim vererek Galatasaray’ın sporcu ihtiyacını buradan karşılamayı hedefliyoruz. Buradan çıkan insanlar sadece sporcu değil, yönetici de olacaklar. Bu silsileyi yaratmak mecburiyetindeyiz. Onun için hazırlamış olduğumuz bir proje. Ekibimde yer alan Adnan Öztürk zaten bunun bir örneğini Siirt’te bulunan Şehit Zafer Kılıç Yatılı Spor Lisesi’nde hayata geçirdi. Bu yüzden elimizde model olduğu için bu projeyi en hızlı şekilde uygulayacak konumdayız. 

Amatör branşlara karşı bakışınız nasıl?
Amatör branşlar bizim olmazsa olmazımız. Galatasaray varolduğu her branşta Fair-Play kuralları doğrultusunda tepeye oynamak zorundadır. Sonuçta biz kuruluş misyonu Türk olmayan kulüpleri yenmek olan bir kulübüz. Amatör branşlar da bunun önemli bir parçası. 

Buradaki ilk hedefimiz amatör branşlarının tümünü denk bütçe ile yönetmek. Her birinde alınacak sponsorlara taahhüt verip yapacakları katkının sadece ilgili branşta kullanılacağının garantisini sağlayacağız. Bugüne kadar bu maalesef yapılmadı. Böyle olunca istenen başarı da yakalanamadı, sponsorluk konusu da istenilen şekilde yönetilemedi maalesef. Gayet şeffaf bir şekilde amatör branşları sponsor desteği ile ayrı bir bütçe şeklinde yöneteceğiz. Burada ayrıca yeni bir yasa da söz konusu.. Devletimizin vereceği desteğin yurttaşlarımızın cebinden çıkan vergilerle olacağının farkındayız. Buna da dikkat ederek bunun sorumluluğunu hissederek gerekli çalışmaları yapacağız ve Türk gençlerimize öncelik vermeye çalışacağız. Hedefimiz sadece başarı sağlamak için çalışma yapmak değil, ülkemizin de değerlerini göz önüne alarak maksimum katkıyı sağlamaya çalışacağız.

Amatör branşlarda yönetici odaklı mı yoksa profesyonel odaklı mı bir yapılanma izleyeceksiniz?
İkisinin doğru bir şekilde mix edilmiş olması gerekir. Tüm amatör branşlarda var olan teknik ekiple, menajerlerle oturup onların sıkıntıları, istekleri nelerdir; sporcularımızın istekleri nelerdir hatta sporcu ailelerimizin istekleri nelerdir, bunları konuşmamız ve sonucunda ortak bir doğru bulmamız lazım. Zaten başarılı bir yöneticinin doğru kararları vermesi için tüm doneleri görmesi gerekir. Bugüne kadar bu zihniyette yönetilmediğimiz için bu başarıları burada sağlayamadık. 

Türk Telekom Arena'nın yanına yapılması planlanan basketbol salonu hakkında düşünceleriniz neler?
Biz henüz bir proje görmedik bu şekilde, bize bir şey gelmedi. Ancak daha önce Galatasaray yönetimlerinin yapmış olduğu bir anlaşma varsa bunu da Galatasaray menfaatleri doğrultusunda sürdürmemiz gerekir. Ancak salon konusu bizim önceliğimiz değil. Niye olmadığını söyleyeyim, yapılacak tesisin maliyetini sponsorla karşılasanız bile bu tesisin bir de işletme maliyeti var. Rakiplerimizde görüyoruz. Bugün 5-6 milyon Euro gibi bir bütçesi var böyle bir tesisi işletmenin. Şu an içinde bulunduğumuz ortamda bu bizim için öncelik değil ancak dediğim gibi daha önceki yönetimlerin bir anlaşması ya da verdiği söz varsa bunu yerine getiririz. 

Mevcut yönetimimiz Esports alanında önemli yatırımlar yapmakta. Seçildiğiniz takdirde bunu sürdürmeyi planlıyor musunuz. Ek olarak burada mevcut yönetimden Erol Özmandıracı önemli bir rol üstlenmiş durumda. Seçildiğiniz takdirde onunla çalışmayı düşünür müsünüz?
Galatasaray menfaatleri için herkesle, her zaman, her türlü çalışmayı yaparız ve bundan da gurur duyarız. Esports’a bakış açımız bizim biraz daha farklı. Evet burası gelişmekte olan bir sektör ancak tam anlamıyla oturmuş değil. Biliyorsunuz VR gelmek üzere. O geldiğinde belki de bu oyunların tamamı değişecek. Galatasaray’da bu tip kararların günlük alınmasından yana değiliz. Sektörel olarak buradaki potansiyeli görüyoruz ancak ana resmi görelim, taşlar tam anlamıyla otursun ondan sonra stratejimizi belirlemeyi daha uygun görüyoruz. 

***
FCN BLOG ÖZEL HABERİDİR
KAYNAK GÖSTERİLMEDEN KULLANILAMAZ  

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.