Seçim bitti, artık geleceğe bakma zamanı...

Malum dün seçim vardı. Birçok kulis, algı operasyonu vb şeyler yapılsa da Galatasaray Kongresi o kendine münhasır reflekslerinden birini bir kez daha sahneledi ve mevcut başkan Mustafa Cengiz'e olan güvenini gösterdi. Katılım son zamanların en yükseğiydi neredeyse. Adnan Polat - Adnan Öztürk seçiminden beri böyle bir seçim görmemiştik. Bu da Mustafa başkana yaradı tahmin edildiği üzere.

Dün birçok klişe de tarihin tozlu rafları arasında yer aldı. En basiti, yaşlı liselilerin üzerine yapışan bağnaz ve statükocu algısı yerle yekzan oldu. Bir önceki seçimde Dursun Özbek'in farkla kazandığı sandıklardan bu sefer Mustafa Cengiz çıktı. Statüko yıkıldı. Kazanan Galatasaray oldu. Tepki oylarının tercih oylarına dönüştüğünü de gördük. Sekizinci sandıktan sonra genç üyelerimizin Ozan Korkut'a kayacağını öngörüyordu herkes ama bir önceki seçimde Dursun Özbek'e tepki olarak verilen oylar; bu sefer Mustafa Cengiz'e tercih oyu olarak gitti. 

Seçim bitti artık. Önümüzde kocaman bir üç yıl var. Mustafa başkan kısa dönemde uyguladığı mali disiplin ile artık Galatasaray'ın parasını sokağa atmayacağını gösterdi. Bundan sonra da bu katı mali disipline uyarak, Dursun Özbek'in yaptığı hatalara düşmemesini diliyorum. Şampiyonlar Ligi gibi bir gelir kapısına sıkı sıkıya sarılmalı ve sineğin kanadından yağ çıkartmalıyız artık. 

Dünya'da borçsuz kulüp yok. Hele ki böyle her sene şampiyonluğa oynayan takımlar arasında. Mühim olan mevcut borç stoğunu yönetilebilir kılmak. Ekonomik olarak stabil ve sürdürülebilir bir altyapı oluşturmak. Umarım Mustafa Cengiz'in yaptıkları, yapacaklarının göstergesi olur. Galatasaray ve kriz kelimelerini yanyana görmeyiz artık.

Mali disiplin ve ekonomi olmazsa olmaz. Ama sonuçta biz ekonomi şirketi değiliz. Spor kulübüyüz. Sportif anlamda başarı da sac ayağının diğer parçası. Futbolda adres belli zaten. Fatih hoca ve yanındaki ekibi - profesyonelleri her şeyi yapıyor orada. Önemli olan amatör branşları yönetebilmek.

Mustafa Cengiz'i amatör branşlarda 4-5 aylık yönetimi ile değerlendirmek bence çok adil değil. Çünkü her branşta ödenmesi gereken borçlar, geriden gelen maaşlar ve boş bir kasa vardı. Yönetimin yapacakları kısıtlıydı. Yöneticilerin yaptığı açıklamalar ne kadar amatörce olsa da bunu onların tecrübesizliğine verdik.

Artık durum değişti. Kasa hala boş ama üç yıllık planla gelen bir yönetim var. Önlerini görebiliyorlar ve adım atabilecek konumdalar. Tabi basketbol özelinde konuşursak bir senede kalkınma olmasını beklemek hayalcilik olur. Geriden gelen 20 milyon TL civarında borçtan bahsediliyor, eski yöneticimiz Can Topsakal'ın önümüzdeki sene gelecek sponsor gelirlerini bu seneden alıp harcadığı söyleniyor. Böyle bir ortamda herkesin eli kolu bağlı. Ancak bir yapılanma sürecine girmeliyiz artık. 

Öncelikle sağlam bir ana sponsor ve yan sponsorlar bulunmalı. Yıllardır sadece tek bir sponsor üzerinden yürüyoruz. Yurtdışına baktığımız zaman takımların ana sponsorları yanında irili ufaklı birçok forma sponsoru olduğunu görebilirsiniz. Formalarda sponsor alabileceğimiz 4-5 farklı nokta var. Bunların hepsini değerlendirmeli ve buradan maksimum gelir elde etmeliyiz.

Yapılanmadan bahsederken bunun sadece mali yönü yok tabi ki. İdari anlamda da mutlak suretle bir yapılanmaya gidilmeli. Eskiden olduğu gibi sadece yönetici bazlı bir yapılanma bizi yine başarısızlığa sürükleyecek. Çünkü yöneticilerimiz iş adamı, yönetici, avukat vs. Hiç biri bu sporun içinden gelen isimler değil. Gerekli dinamiklere hakim değiller. Hal böyle olunca da tecrübesizliklerinin kurbanı oluyorlar. Bir de camia içinde onları kıskaca alan bir grup oluyor. Bu doğru bir yapılanma şekli değil. 

Galatasaray'ın yönetici bazlı değil, profesyonel bazlı bir yapılanmaya geçmesi gerekli. İşinin ehli, liyakat göz önüne alınarak profesyonel bir yapı kurulmalı. Böyle olunca yöneticilerimiz de şikayet ettiği gibi yabancı oyuncuların peşinden koşmaz. Herkes kendi görevini yapar. Yönetici mali konulardaki görevlerini yerine getirir. Profesyoneller de saha içindeki görevlerini. Bu yapılanmayı kurmayıp sadece liseli olduğu için ya da statükonun şubeyi elinde tutmak için istediği gölge profesyonellerle yönetilmeye devam edersek başarısızlığımız baki olur. Ligimizde sadece Tofaş ve Banvit'e bakarak nasıl profesyonel bir yapı kurmalıyız sorusunun cevabını bulabiliriz. 

Burada yükü sadece koçlara da bırakamayız. Erkek basketbol özelinde, Oktay Mahmuti desteklediğimiz ve inandığımız bir koç. Ancak doğruları konuşmak lazım, yapılanmayı direk Oktay hocaya bırakırsak tek bir menajerden takımın %80'ini kuracaktır. Galatasaray gibi bir camia bu kadar menajerlerin kucağında olmamalı. Bu şekilde kulübün anahtarını amacı para kazanmak olan kişilerin eline bırakmamalıyız. 

İkili hatta üçlü denetim mekanizmaları ile Galatasaray'ın ihtiyacına en uygun oyuncuyu, en ideal maliyetlerle takıma kazandırmalıyız. Evet, koçun istediği oyuncuları alalım, ona istediği takımı kuralım ama bunu yaparken Galatasaray menfaatlerini de düşünelim. Menajerleri zengin etmeyelim. Bunun içinde işinin ehli ve menajer ilişkilerine dur diyebilecek profesyoneller lazım. 

Galatasaray basketbolda yeniden şahlanacaksa ve sürdürülebilir bir yapı kurmak istiyorsa bu şekilde yapabilir. Yöneticilerin işin mali, ödeme boyutlarıyla ilgilendiği; liyakat göz önüne alınarak görev verilen profesyonellerin doğru kararlar aldığı ve koçun da olabildiğince sahanın içiyle ilgilendiği bir düzen. Böylece herkes uzman olduğu, kendini Galatasaray'a getiren işi yapar. 

Tabi ki bu dediklerim kadın basketbol ya da voleybol alanlarında da geçerli. Konuyu erkek basketbol üzerinden anlattım ama bu yapı tüm amatör branşlarımız için kurulmalı. 

Son olarak şunu da söylemeden geçmeyeyim, seçim sürecinde Ozan Korkut'un listesinden aday olan Naci Cansun gibi çok önemli bir değere sahibiz. NBA organizasyonunda yıllarca üst düzey yöneticilik yapan, spor yönetimi konusunda uzman, çok önemli bir profesyonel. Hepimizin amacı Galatasaray adının en yukarda olması. Galatasaray, Naci Cansun'dan mutlaka faydalanmalı. Mustafa başkandan da Ozan Korkut ve Naci Cansun'dan da ricam basketbol alanında projelerini ortaya koymaları ve ortak bir çalışma ile Galatasaray'ı ileriye taşıyacak yapıyı kurmaları. 

Tek arzumuz Galatasaray'ın en yukarıda olması...

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.