Ceza değil, geleceği kurtarmak adına bir şans..

Galatasaray'da uzun zamandır merakla beklenen Finansal Fair Play kriterleri kapsamında yapılacak anlaşma ve anlaşmanın maddeleri dün UEFA tarafından resmen açıklandı. Mali olarak büyük bir yükün altında olan ve bir önceki anlaşmada negatif durumda olan Galatasaray herhangi bir men cezası almazken, birebir uygulanması halinde kulübün geleceğini kurtaracak ciddi yaptırımlarla karşılaştı.

2015/16 sezonu sonunda UEFA tarafından yapılan resmi açıklamada Avrupa'dan men cezası alan Galatasaray, aldığı cezanın ardından yeni bir anlaşma ve mali açıdan kontrol edilebilirlik taahütü vermişti. Sezon sonunda Türkiye Kupası'nda şampiyonluk yaşayarak elde ettiği Avrupa'dan men cezasını amorti eden Galatasaray, yeni sezonda da mali kriterlerin bedelini ağır bir şekilde ödeyerek ligi 5.sırada tamamlayabildi. UEFA tarafından attığı her adımı izlenen, anlaşmanın son senesi olan ve sezon sonunda FFP kapsamında yaptırımlar uygulanacağı 7 cihan tarafından bilinen Galatasaray, eski başkanı Dursun Özbek tarafından har vurup - harman savrulan bir dönemi geride bıraktı ve tarihin en büyük zarar bilançolarından birisini hanesini yazdırdı: -130 Milyon Euro!

2 sezon önce UEFA tarafından finansal protokollere uymadığı, verilen taahütleri yerine getirmediği için Avrupa'dan men cezası alan bir kulübün yıl sonu bilançosunu böylesine devasa bir karadelik ile kapatması kabul edilemez bir gerçek.. Dursun Özbek ve yönetiminin hangi akla - mantığa göre böyle bir finansal zarara imza attığı bilinmez. Kulübün içine dinamit koysanız daha doğru bir yıkım olurdu sayın Özbek, bu böyle olmamış. Ocak ayında alınan baskın seçim kararından belliydi, mali olarak tabloların ciddi sıkıntılı olduğu neyse ki beyefendi sandığa gömüldü. Ocak'tan bugüne kadar görev yapan yönetim başta olmak üzere, yönetici olmamasına karşın uzmanlık alanı olduğu için incelemeler yapan ve sunumlar hazırlayan kulüp üyelerine, UEFA'dan en az hasarla ceza almamızı sağlayan ismi bilinen - bilinmeyen herkese bir teşekkür borcumuz var. En başta da başkan Mustafa Cengiz'in dediği gibi seçim sonrası bir kıyam başlatan, ayağa kalkan, camiasına sahip çıkan Galatasaray taraftarına.. YellowFriday ve GreyWeekend etkinlikleri, futbol takımının şampiyonluğu, tribünlerin kapalı gişe olması, Galatasaray Store'daki tarihi cirolar.. Hepsini üstüste koyduğunuzda camiada uzun süredir görülmemiş bir birlik ve beraberlik gördük.

CEZA DEĞİL, GELECEĞİ KURTARMAK
UEFA'nın açıklamış olduğu Finansal Fair Play yaptırımlarını aslında bir ceza değil, Galatasaray'ın geleceğe yönelik kurtuluş reçetesi olarak değerlendirebiliriz. Verilen yaptırımları ve kararları tek tek yorumlamak gerekirse, Galatasaray karlı çıkmış durumda. Tek bir madde hariç, para cezası.. Ona da bir türlü akıl erdiremiyorum, mali sorunlar yaşayan bir takıma para cezası vermek ne derece mantıklı bilinmez. Galatasaray yapılan yeni anlaşma kapsamında 9 milyonu opsiyonlu olmak üzere 15 milyon euro para cezası aldı. Anlaşma gereği 6 milyon euro'luk kısmı kesin, kalan 9 milyon euro ise devam eden süreçte verilen kurallara uyulmaması halinde kulübe kesilecek. 

Yapılan anlaşma gereği, Galatasaray bu sezon için yıl sonunda en fazla 50 milyon Euro zarar açıklayabilecek. Devam eden sezonlar için bu rakam 20 milyon Euro, 10 milyon Euro ve bingo: Denk bütçe! Yapılan anlaşma 4 sezon boyunca geçerli olacak, 2020/21 sezonu için başabaş bütçe zorunluluğu doğacak. Ayrıca futbolcu giderlerinin yanı sıra personel giderleri, menajerlik faaliyetlerinde ödenen bedeller, amortisman giderleri gibi konularda da kulüp belli oranda hareket etmek zorunda olacak. Aksi takdirde üst paragrafta belirtilen 9 milyon Euro değerindeki ceza devreye girecek ve yine men tehlikesi karşımızda olacak.

Açıklanan en önemli yaptırım ise, transfer bütçesinin negatif olmaması.. Yani bir diğer deyimle, ödediğin bonservis parası elde ettiği bonservisten az olacak. Bu sezon kadroya dahil edilen, yada mevcut transfer döneminde bonservisi elinde olan, serbest durumdaki oyuncular bu sınırlamaya dahil edilmeyecek. Bu durum yıllardır dile getirilen 'değeri bulan her oyuncuyu satarız' masalının ne kadar gerçekçi olacağını gösteriyor. Bu kural ayrıca bu sezon bazı oyuncularla yolların ayrılması anlamına gelebilir, şimdiden hazır olmak gerekiyor. Mali kriterlerin yerine getirilmesi halinde bu kural 2020/21 sezonunda kaldırılacak, yani yaklaşık 3 sezon boyunca transfer bütçemizin pozitif olması gerekiyor. İster istemez abuk sabuk transfer harcamalarının, bonservis bedellerinin ödenmesinin önüne geçecek. Haliyle finansal tablodaki en büyük kara deliğin kapanmasını sağlayacaktır.

Galatasaray'a verilen son yaptırım ise oyuncu limiti oldu ve bu aynı zamanda kadronun belli ölçüde oluşturulmasını sağlayacak. Bu kural aynı zamanda gereksiz transfer harcamalarını kısıtlayan bir diğer faktör.. 2018/19 sezonu için kadrosunu 21 kişiden oluşturacak olan takımıımz devam eden yıllarda sırasıyla 22 ve 23 oyuncuyu kadrosuna yazacak. 2021/22 sezonundan itibaren ise bu sınırlandırma sona erecek. Verilen cezanın yanı sıra bilindiği üzere UEFA'nın regülasyonları kapsamında listeye dahil edilecek oyuncular için bazı kriterler var.  Bu durum teknik direktör Fatih Terim'in en çok zorlanacağı nokta olsa gerek. Aynı zamanda transfer döneminde yapılacak hamlelerin 2 kez düşünülmesi anlamına geliyor.

Takımlar kadrosunda en az 2 kaleciye yer vermek zorunda. Listedeki oyunculardan en az 4'ünün, 15-21 yaşları arasında en az üç yıl bu kulüpte forma giymiş olması gerekiyor. Bir başka kriter ise 4 oyuncunun da 15-21 yaşları arasında yine en az üç sene, o takımın mücadele ettiği ligde oynamış olması gerekiyor. Ayrıca bu 8 oyuncunun kriterlerini yerine getiremeyen kulüpler, tamamlayamadığı her futbolcu için, 25 kişilik listesini bir kişi eksiltmesi gerekiyor. 

Toparlayacak olursak, Galatasaray için açıklanan FFP kararları aslında ceza değil geleceği kurtarmak adına en güzel şans.. Galatasaray yönetimi mali olarak ayağa kalkmak istiyorsa minimum denk bütçe oluşturmak ve finans tablosunda pozitife geçmek zorunda.. Gelecek dört yıl sonunda yine Avrupa'dan men cezası tehlikesiyle karşılaşmak istemiyorsak değerini bulan oyuncuyu satacağız, yerine yeni bir hamle yapacağız. Aynı zamanda Fatih Terim önderliğinde yerel ligde başarılı oldukça, Şampiyonlar Ligi'ne katılım sağladıkça para kazanacağız. Bu iş böyle.. Eğer sizi satın alacak bir Katarlı, Rus veya Arap zengin yoksa gerçekten bir şirket gibi yönetilmeli, bütçenize göre hareket etmelisiniz. Transfer döneminde kadroyu baştan aşağıya yenilemeyi bekleyen transfer meraklısı kitle biraz üzülecek ancak yapacak birşey yok! Açıklanan yeni kuralların, yaptırımların, kıstasların camiamıza hayırlı olması dileğiyle..

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.