Yeni sezon, yeni heyecan, yeni bilinmezlikler!

Sezon hiç istemediğimiz şekilde erken bitince biraz boşluğa düştük. Şubedeki bilinmezlik havası da taraftarın aklında bir çok soru işaretinin oluşmasına sebep oldu. Bütçe ne olacak, transferler nasıl olacak, kim gidecek-kim gelecek hatta koç kalacak mı diye bile düşünüyoruz. Aslında taraftarın eline kağıdı kalemi alıp kendince hayali kadrolar kurduğu en heyecanlı dönem bizim için Alfred Hitchcock'un gerilim filmleri gibi geçiyor.

Söylenenlere göre Oktay hocanın transfer listesi hazırmış. Daha doğrusu önümüzdeki sene ile ilgili bir rapor hazırlamış. Gidecekler-kalacaklar, alınması istenen oyuncular vs. Sezonun erken bittiğini de göz önüne alırsak bundan daha doğal bir şey olamaz. Tabi şimdi herkesin aklında o listede kimlerin olduğu var. Ben de deli gibi merak ediyorum.

Açıkçası isimler değişebilir, Ahmet gider Veli gelir ama ben savunmacı, mücadele işini ön planda tutan, karakterli bir takım bekliyorum. Ne ölçüde iyi savunma yapabiliriz bunu şu an kestirmek güç olsa da kurulacak takımın mücadele gücü yüksek olacak, bunu söylemekte hiçbir beis yok. Hücumda ise Oktay hocanın ikili oyun temelli klasik Yugoslav basketbolunu benimsediği aşikar. Ancak çalışmadığı bir senelik kısımda kendisini ne kadar yeniledi bu anlamda onu görebilme şansımız olmadı. Şu 3-5 aylık süreç pek ölçüt oluşturmuyor benim için.

Şöyle geçmiş sezon Oktay Mahmuti kadrolarında göz gezdirdim geçenlerde. Hocanın klasik şablonu üç aşağı beş yukarı belli. Topa yön veren, ikili oyun oynamayı bilen kısalar; ceza şutu sokan, topsuz oyunu iyi tutkal üç numara; alanı esneten stretch dört ve ikili oyundan sonra devrilmeyi bilen mümkünse de alçak post tehdidi yaratabilecek uzun. Tabi ki bu şablonun dışında olan ya da istisnai kadrolar vardır başında olduğu ama mümkün olduğunca kendi kurduğu kadroları değerlendirmeye çalıştım.

Kim gelecek, kim gidecek diye bakarsak, pek fazla duyum yok şu anlık. Şahsi beklentim tüm yabancılarla yolların ayrılacağı, yerli olarak da sözleşmeleri devam eden Ege Arar ve Göksenin Köksal'ın yanı sıra sadece Mehmet Yağmur'un takımda tutulacağı. Ben Dwight Hardy'i de takımda tutabilirdim ama Oktay hocanın kısalardan asıl beklentilerini karşıladığını sanmıyorum Hardy'nin. Ek olarak şunu da söyleyeyim, ben Mehmet Yağmur'u takımda tutmaz, oyun kurucu pozisyonunu iki yabancı ile geçerdim. Ancak Oktay hocanın Mehmet Yağmur tarzı oyuncularla çalışmayı sevmesini göz önüne alarak Mehmet'in takımda kalacağını düşünüyorum.  

Bir, iki yerli oyuncu ile anlaşmaya yakın olunduğu söyleniyor. İsim bilmiyorum cidden ama Metin Türen'in bu isimlerden biri olmasını dilerdim. Hem bu sene çok iyi bir çıkış yaptı hem de Oktay hoca ile birlikte kendini daha da geliştirebilir. Yerli kısa olarak ise alabileceğimiz çok fazla sükseli isim yok, onları alacak paramız da yok zaten. Bu yüzden bence mantıklı olan, elimizde Göksenin gibi katkı alabileceğimiz bir yerli varken, 6 sağlam yabancının yanında 2 yerli takviyesi ile toplamda 9 kişilik bir kemik rotasyonun oluşturulması. Yedi yabancılı bir sistem ya da oniki kişilik geniş rotasyonlar bizim zaten düşük olan bütçemizi verimli kullanmanın optimum yolu değil bence. Bir de şunun eklemem lazım, bu sene maddi durumumuzu düşünürsek bireysel olarak sükseli isimlerden ziyade takım halinde bir şeyler yapabilecek bir kadro kurulmasını bekliyorum. O yüzden transferleri düşünürken tek tek değil de bir bütünün parçası şeklinde değerlendirmek daha mantıklı olacaktır bence.

Şimdi tek tek şuraya şu oyuncuyu alalım demeyeceğim. ***Reklamlar*** Zaten şahsi olarak bir şeyler karaladığım blogun "Oyuncu Pazarı" sekmesinde aşağı yukarı 30-35 tane oyuncu ismi ve bunlarla ilgili bilgi mevcut. Tabi şu an o isimlerin bir kısmı EuroLeague takımlarının kıskacında ya da piyasa yaptılar ama yine de iyi kötü bir havuz oluştu. Oraya ismini yazmadığım birkaç oyuncudan bahsedebilirim ek olarak. ***Reklamlar***

İki yıllık sözleşme imzalasa bile bence Bayern Münich'in sezon sonunda çıkmak isteyeceği Braydon Hobbs, Antep'in yetenekli guardı Sean Armand, Almanya'da çok iyi bir sezon geçiren Elgin Cook, NBA'de aradığını bulamayınca ortada kalan Rade Zagorac, İspanya'da iyi işler yapan Tim Abromaitis, ULM'dan ayrılan DeSaun Butler, ne kadar artık onun vaktinin geçtiğini düşünsem bile Miro Bilan. Tabi ki bu isimler arttırılabilir ya da içinden sizin beğenmediğiniz olabilir. Ama en azından bu oyuncuların Oktay hocanın yıllardır kullandığı, inandığı şablona uygun isimler olduğunu düşünüyorum. 

Mesela Oktay hoca kısa forvetten topla yaratıcılık istemez genellikle. O yüzden ne kadar beğensem de Dragan Milosavljevic, Lamar Patterson gibi point forvet özellikli oyuncuları listesine yazacağını düşünmüyorum. Üç numarayı genelde ucuz tutkal oyuncularla geçmeyi sever koç. Dört numaradan da mutlaka alan açmasını ve üçlük atmasını ister. O yüzden Tofaş ile ligin içinden geçen Raymar Morgan tarzı bir dört numarayı kadrosuna yazacağını da sanmıyorum. Pivotundan yine mutlaka doğru açı ile devrilmesini bekler. Ayakları yavaş veya devrilmeyi bilmeyen bir uzunla cinnet geçirebilir saha kenarında. Bu sezondan hatıralarda kalan birkaç anı var hatta çok sinirlendiği.

Tabi yine şunu belirteyim benim bu çıkarımlarım tamamen Oktay hocanın geçmişten gelen oyuncu tercihleri ile alakalı. Belki bu yıl sistemini değiştirecek, bunu bilemiyorum. Tahmin etmem de mümkün değil zaten. Onu yaşayıp göreceğiz.

Bir de dün çıkan Joe Ragland dedikodusu var. Açıkçası ilk etapta Oktay hoca ile Ragland'ı yanyana getirip aralarında bir korelasyon kuramamıştım ama daha önceki yıllarında bizde Taylor Rochestie ile çalıştığını düşününce neden olmasın dedim. Ufuk Sarıca adamın Türkiye imajını zedelese de ben beğenirim Ragland'ı. Bütçeyi göz önüne aldığımızda hoca oyun kurucudan skor üretmesini ve tabir-i caizse maç almasını bekleyebilir. Böyle bir durumda iki numara biraz daha oyun aklı yüksek, tempoyu kontrol eden bir isim olmalı. Tabi bunlar hep farazi konuşmalar, düşünceler. Daha Ragland gelmeden yanına gelecek adamı konuşmanın anlamı yok. 

Ha bu arada şunu da yazmam lazım, yazmadan geçemeyeceğim. Gönlüm Tony Taylor, Gerald Robinson, Angelo Caloiaro'nun olduğu bir kadroyu çok ister ama bu isimleri alabileceğimizi düşünmüyorum. Sadece Tony Taylor olabilir. Diğer oyuncular mutlaka piyasa yapmışlardır, Caloiaro'nun Valencia'nın gündeminde olduğu konuşuluyordu. Monaco'nun son yıllarda EuroLeague'e oyuncu ihraç ettiğini düşünürsek Robinson'u da bize yar etmezler. Ancak bizim ne istediğimiz çok da mühim değil işin sonunda. Önemli olan hocanın sistemine uygun, doğru kadroyu kurabilmek. Umarım bunu yapabilir ve şu kötü sezondan sonra hikayemize bir reset atabiliriz. 

Ne diyelim, başlıkta da yazdığı gibi yeni sezon, yeni heyecan, yeni bilinmezlikler...

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.