Mercek Altında: Henry Onyekuru neleri değiştirecek?

Geçtiğimiz sezon kadro rotasyonu konusunda ciddi sıkıntılar yaşayan ve kritik haftalarda tabir-i caizse oyuncu değiştirmeden oynayan Şampiyon Galatasaray yeni sezonda mücadele edeceği zorlu kulvarlar için kadrosunu genişletiyor. Hücumda zaman zaman alternatif oyuncu sıkıntısı yaşayan takımımız kadrosunu 21 yaşındaki Nijeryalı hücum oyuncusu Henry Chukwuemeka Onyekuru ile güçlendirdi. Sağ ayaklı olmasına karşın sol kanatta görev yapan genç oyuncu hücumda tüm bölgelerde forma giyebilirken, mevcut düzende Fatih Terim'in takımına neler katabileceğini hep birlikte değerlendirelim..

Şampiyon Galatasaray geçen sezonun genelinde savunma problemleriyle karşılaşsa da hücumda da oyun içerisinde tıkandığı dönemleri izledik. Buna sebep olarak gerek  takımın yıldızı Sofiane Feghouli'nin sakatlığı ve eski günlerinden uzakta oluşu, gerekse üçüncü bölgeye topu taşıma konusunda Garry Rodrigues'ten başka etkili bir hücum silahının kadro içerisinde yer almaması gösterilebilir, ki uzun maratonda kadronun kısıtlı olduğu sugötürmez bir gerçek olarak karşımızdaydı. Yeni sezonda tüm kulvarlarda mücadele edecek olan ve minimum 45 maç oynayabilecek olan takımımız adına hücumda her iki kanatta değerlendirebileceğimiz, forvet arkası veya forvet pozisyonlarında alternatif üretebilecek isimlere ihtiyacımız vardı. 21 yaşındaki Nijeryalı oyuncunun güzellemesini yapmak için değil ama hücumda tam anlamıyla all-rounder bir joker bulduğumuzu söylemek mümkün olacak. Onyekuru her ne kadar sol kanat orjinli bir oyuncu olsa da sağ ayağını etkin kullanması nedeniyle portföyünde sağ kanatta oynayabiliyor oluşu yer alıyor. Genç oyuncu aynı zamanda ileri uçta tek başına yada tamamlayıcı forvet rolünde de görev yapıyor.

"Bir kanat oyuncusunda olması gereken özellikler nelerdir?" diye bir soru sorulsa hemen hemen tüm futbolseverlerin vereceği cevap 3 aşağı, 5 yukarı aynı olacaktır: Hız, çabukluk, fiziksel direnç, top taşıma ve kontrolü, karar anlarındaki tercihler ve bitiricilik. Galatasaray'ın yeni transferi Onyekuru bu kriterlerin hepsi için lig standartlarının üzerinde bir ortalamaya sahip.. Şampiyonlar Ligi içinse tartışılır. Geçen sezon ligin içinden geçen Garry Rodrigues'in özellikleri de tartışılacak. Her ne kadar geçtiğimiz sezonun ikinci yarısını sakatlığı sebebiyle sahalardan uzak geçirse de, Nijeryalı oyuncu ameliyat sonrası fizik - tedavi ve rehabilitasyon sürecini fazlasıyla iyi geçirdiğini belirtiyor. Rusya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda milli takımda olması beklenen ancak sezonun son bölümünde forma giymediği için kadroda yer almayan Onyekuru'nun sezon öncesi kampında teknik direktör Fatih Terim'in elinden geçecek olması da umut verici etkenlerden birisi. Geçen sene sezon öncesi kamp yapmayan ve sakatlığı sebebiyle takımdan uzak kalan Sofiane Feghouli'nin kalitesine rağmen sezon içerisinde fiziksel olarak ne kadar zorlandığını hepimiz gördük. 21 yaşındaki "pırpır" Onyekuru'nun fiziksel olarak kendisini toparlamış olması yada sezona hazır girmesi hücumda Galatasaray'ın temposunu 1-2 tık yukarıya taşıyacaktır. Rodrigues dışında çizgiye süratle inebilen, çabuk ve tempo yapan oyuncu sıkıntısı yaşayan Galatasaray adına genç oyuncu dikkat çekici bir şans olacak.

Onyekuru'nun transferi ilk olarak açıklandığında her ne kadar akıllarda "çizgiye basıp giden pırpır" gibi bir tabir oluşsa da Nijeryalı oyuncu oyun kimliğindeki çeşitlilik sayesinde sahada da teknik adamın elini rahatlatabilen cinsten.. 21 yaşındaki Onyekuru'nun en büyük özelliği kuşkusuz genetik olarak sahip olduğu hızı, sürati ve çabukluğu. Çok rahat adam geçebilen, fiziksel olarak zayıf görünmesine karşın kolay kolay yıkılmayan bir profili var. Genç oyuncu yaşına göre dribling sırasındaki top hakimiyetiyle de dikkat çekiyor ancak ceza sahasında karar anlarda tercih sıkıntısı yaşadığı aşikar. Belçika Ligi'nde attığı gollere bakıldığında dikkat çeken bir takipçiliği var, gol yollarında önsezileri de yüksek. Sürekli ceza sahasına takip koşusu yapıyor. Ceza sahasına topa doğru hamle yapmasını iyi biliyor ancak bunların hepsini ikinci forvet rolünde yaptığını söylemek mümkün. Tek başına santrafor olarak o kadar dominant değil, keza forvetin açtığı alanlara koşu yapmayı çok seviyor ve bunu oyun karakterinde de net olarak görüyoruz. Savunma arkasına sürekli sarkan bir yapıya sahip, hızı ve patlayıcılığı bu konuda fazlasıyla etkili oluyor. Ceza sahasında forvetin açtığı alanlara hareket etmeyi seven, topsuz koşularla rakibi yıpratan ve ayak içi plaseyle uzak köşeyi değerlendiren Onyekuru saha içi çalışkanlığının ödülünü tabelada elde ediyor. Kanattan gelerek 15 gol - 15 asist gibi bir beklenti yaratmayalım, keza çizgiye inerek içeriye yaptığı yada yapmaya çalıştığı servislerde zaman zaman tercih hatası yaptığını görüyoruz. Ancak burada en önemli etken, teknik direktör Fatih Terim. Hatırlayacak olursanız Garry Rodrigues'in de son tercihlerinde, karar anlarında hatalar yaptığını görüyorduk ancak Fatih Terim'in göreve gelmesinin ardından hücumda bambaşka bir Rodrigues izledik.

Onyekuru takım oyunu içerisinde ileri uçta rakibe hücum pres ve baskı yapan, bekini takip eden bir oyuncu ancak savunmada defoları yok değil. Geriye dönüp bekine yardım savunmasına geldiğini söylemek güç, bu biraz da oynadığı takımlardaki rolünden kaynaklanıyor. Defansif olarak çalışkanlığı soru işareti ancak takım savunmasını bozan yada topu kaybedince "küstüm oynamıyorum" diyen bir yapısı yok. Tam tersi, rakibini kovalıyor. Takım savunmasında ise korner veya duran toplardan ileriye atılan toplarda süratle rakip kaleye giden, çizgiye inen ve tehlike yaratan bir isim. Son olarak fiziksel özelliklerine gelirsek her ne kadar çelimsiz görünse de ayakları yere sağlam basıyor, hızlandığında rakibinin müdahalesiyle Bruma'nın ilk senelerindeki gibi 1 metre öteye uçmuyor. Genetik olarak da atletizmi ona büyük avantaj sağlıyor. AS Eupen dönemine göre Anderlecht'te fizik olarak kendisini geliştirmişti. Yaşadığı sakatlık sonrasında bireysel kuvvet antrenmanı yaptığını da düşünürsek, fizik olarak iyi bir noktada olacaktır.

Çok genç yaşta olmasına rağmen Anderlecht forması altında yaşadığı Şampiyonlar Ligi tecrübesi dahil olmak üzere 90'a yakın resmi maç oynadı ve bu maçların çok büyük bir kısmında ilk 11'de sahaya çıktı, 90 dakika sahada kaldı. Bu çok önemli bir tecrübe.. Oynadığı maçlarda da 50 civarında gole etkisinin (40 gol - 11 asist) olması da dikkat çeken başka ayrıntı. Geçen sene yaşadığı diz sakatlığına kadar ciddi bir sakatlığı yok, tam tersi istikrarlı yapıya sahip. Her ne kadar Galatasaray'da olduğu kadar şampiyonluk baskısı ve büyük takım beklentisi olmasa da, AS Eupen'da geçirdiği ilk sezonunda Belçika 2.Ligi'nde şampiyonluk yarışı vererek bu tecrübeyi yaşadı. Devam eden sezonda da Avrupa Ligi'ne katılım hakkı konusunda takımına büyük katkı sağladı. Belçika'nın şampiyonluk yarışı içerisinde olan lokomotif takımlarından Anderlecht'te hem ligde şampiyonluk yarışı verdi, hem de Şampiyonlar Ligi'nde oynayarak önemli bir tecrübe yaşadı. Bu aynı zamanda mental olarak bu  seviyedeki mücadeleye, çekişmeye hazır bir oyuncu transfer ettiğimizi gösteriyor.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.