ÖZEL | Sedat İncesu: Kabullenilmesi gereken mali gerçekler var..

Kurulduğu günden bugüne elde ettiği başarılar bir kenara dursun, sahada verdikleri mücadele ve arma hırsıyla gönlümüzde bambaşka bir yere sahip olan Engelsiz Aslanlar, iki sezon aranın ardından yeniden Süper Lig şampiyonu oldu. Engelsiz Aslanlar'ın başarılı teknik adamı ve taraftarların Fatih Terim'den sonra İmparator diye seslendiği tek isim olan Sedat İncesu şampiyonluğu, geleceği ve projelerini sitemize özel röportajında anlattı. Sedat İncesu ile gerçekleştirdiğimiz özel röportajın tamamı şu şekilde..

Öncelikle röportaj talebimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz. İki yıl aradan sonra Engelsiz Aslanlar yeniden lig şampiyonu oldu. Bir nevi koyduğumuz virgülü kapatmış olduk. Bu şampiyonlukla ilgili neler söylemek istersiniz?
Ben de sizlere Engelsiz Aslanlara gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim. 9 sezon aralıksız şampiyonluk yaşadığımız Süper Lig şampiyonluğuna 2 sezondur ulaşamıyorduk. Bu iki yılda kazandığımız 1 Eurocup şampiyonluğu bizleri bir nebze mutlu etse de Türkiye Süper Lig kupasına ciddi bir özlemimiz ve kazanma konusunda hırsımız gelişti. Lig çok uzun sürdü ama uzadıkça bizlerin özlemi, heyecanı ve hırsı daha da arttı. Final serisinde ortaya koyduğumuz güçlü performans bu sözlerimin ispatı olarak tarihteki yerini almıştır diye düşünüyorum. 9'da kalmıştık şampiyonluk sayısını çiftli hanelere (10) çıkarmak ayrı bir gurur oldu.

İkinci kez üst üste Eurocup şampiyonu olduk bu yıl. Biz aslında Euroleague’i bu şekilde domine etmeye alışmıştık sizden. Yeniden oralarda görebilecek miyiz Galatasaray’ı?
Bu yıl ki amacımız elbette Eurolig'i kazanmaktı fakat bildiğimiz gibi yine bir Alman ekibinin etik dışı şekilde bizleri finallere çıkarmamak üzere kaybettiği bir maçla averajla Eurolig finallerine gitme şansını kaybettik. Bizim için ilk değildi, daha önce 3 defa daha bu yolla finallerden uzak tutulmaya çalışıldık. Kazandığımız tüm kupalar daima namağlup kazanılmıştır. Biz 5 Eurolig şampiyonluğu yaşadık. Her seferinde bizim elimize de böyle fırsatlar geçse de asla böyle bir yolla rakibimizi saha dışına yollamak aklımıza dahi gelmedi. 113 yıllık bir kulüp olan Galatasarayın ve ülkemizin ismini asla bu yolla kirletmeyiz en önemlisi de alın teri ile emekleri ile tüm sezon mücadele etmiş engelli sporcuları ve takımlarını finalde bizim rakibimiz olup yeneceklerini bilsek dahi bu yolu tercih etmeyiz. Bu sebeple daha dikkatli olup yine her maçımızı kazanıp bu tip insanlara fırsat vermeden yine şampiyonluklar yaşayacağız.

Sizin için bu sezonun en unutulmaz anı, kırılma maçı neydi?
Birkaç kırılma anı yaşadık ama en önemlisi Bilbao da gruplarda ev sahibi ekibe grubun son maçında kaybetmemizdi. Hemen iki saat sonra yarı final maçında Beşiktaş ile oynayacaktık. Sert ve ama birleştirici bir toplantı sonrasında sezonun gidişatı tamamen değişti. Sezonun her anı unutulmazdı diyebilirim. "Yaşamla ölüm arasındaki ince çizgi insanların yaşamı en fazla hissettiği yerdir" sözünü çok severim. Çünkü bizim tüm hayatımız ve her sezonumuz o çizgi üzerinde geçiyor. Her anı hayat dolu heyecan dolu hırs dolu.

Galatasaray'ın yüz akı olduğunuzu söylemek mümkün.. Kazanmadığınız kupa kalmadı, her kupayı kazandınız. Bu kadar başarı sizde bir doymuşluk hissi yaratıyor mu?
35 yıllık bir spor adamıyım. Bu 35 yılın tamamı hep en üst düzeyde takımlarda, hedefler ve başarılar içinde geçti. Sporda benim için tek gerçek vardır o da "Bu maç artık bitti, bir sonraki maç kadar başarılı bir spor adamıyım" olmuştur. Sporcularıma da aynı gerçeği öğretmeye çalışıyorum ve sürekli olarak hatırlıyorum. Takım olarak daima tekrarlarız: Bir öncekini unutun! Bir sonraki savunma ve bir sonraki hücum, bir sonraki periyod kadar, bir sonraki maç kadar, bir sonraki sezon kadar iyi bir takımız. Eğer gerçek bir üst düzey sporcu ve spor adamı iseniz ve daha da ilerlemek istiyorsanız tüm bu başarılar sizde doygunluk değil aksine başarıya daha büyük bir açlık ve bağımlılık yapmalıdır. Kazandığınız daha ilk başarıda "ben ne oldum" derseniz bir daha o başarıyı görmeniz pek mümkün olmaz.

Mustafa Cengiz yönetiminin amatör şubelere çok fazla destek olmadığı söyleniyor. Siz bu konuda neler söyleyeceksiniz yani size verilen destek ne durumda?
Ben yeni yönetimimizin amatör şubelere son derece rasyonel yaklaştığını düşünüyorum. Şubelerin gelir/giderleri arasında artık 113 yıllık kulübün geleceğini tehlikeye sokacak düzeyde bir fark var. Sponsorluklarla, gelir modelleriyle, projelerle ve üretimle gelir/gideri eşit olan amatör şubeler hedefleniyor. Son derece anlaşılır ve olması gereken doğal bir yaklaşım. 10 yıl önce bu rasyonel yaklaşım başlasaydı ve takip edilseydi şu anda Galatasaray Spor Kulübünün borcu minimum 300 milyon TL daha az olacaktı. Bu borcu ve harcamaları karşılamak için çekilen kredileri ve faizlerini düşündüğünüzde minimum 500 milyon TL etkisi olmuştur diye düşünüyorum. Mali disiplin ve performansı olmayan takımların sportif disiplin ve performans sergilemeleri eşyanın tabiatına aykırı bir durum. Ortada herkesin kabullenmesi gereken mali gerçekler var. 113 yıl önce büyük fedakarlıklarla kurulan kulüp şimdi sürdürülemez bir borç içinde.. 113 yıl süresince evlatlarına sürekli destek olmuş başarıya ulaşmaları için maddi manevi en iyi şartları sağlamaya çalışmış bir baba gibi görüyorum Galatasaray Spor Kulübünü. "Bir baba 10 evlada bakar da 10 evlat 1 babaya bakamaz" sözü gibi artık bu evlatların yani branşların vefalı davranıp kendilerini bu mertebeye getiren babalarına yani kulüplerine sahip çıkması, gerekirse fedakarlık yapmaları gerekiyor. Fedakarlık yapmayı istemiyorlarsa ve becerileri varsa da ekonomi yaratmaları gerekir.

Amatör şubelerin gelirleri ile giderleri arasında uçurum var ve önümüzde iki şans var ya gelirleri arttıracaksınız yada giderleri düşüreceksiniz. Bu gerçekleri bilip görüp hiçbir proje üretmeden çözüm bulmadan halen bize bütçe verin şampiyon olalım demek ya şımarık ve kötü niyetli olduğunuzu ya da gerçeklerle yüzleşemeyerek kafanızı kuma gömdüğünüzü gösterir. Bu kafa yapısıyla da bütçeniz ne olursa olsun zaten şampiyon olamazsınız. Amatör şubeler kulübün ve futbol şubesinin üzerinde ciddi bir maddi bir yük olduğu açık. Bununla beraber  Galatasaray Spor Kulübü tarihe amatör şubelerdeki öncülüğü ve liderliği ile geçmiş bir spor kulübü ve sahip olduğu karakter itibarı ile bu şubelerden vazgeçmesi genlerine aykırı. Gerçekçi projelerle amatör şubeler ayakta kalabilir hatta hem Türkiye'de hem Avrupa'da zirveye oynayabilir. Ya uyum sağlayacak ve gelir üretmek için projeler sunacaksınız, bunları gerçekleştireceksiniz ya da 113 yıllık bir kulübün borç sarmalı içinde yok olmasını izleyeceksiniz. 

Gelişmiş ülkelerde 500-600 yıllık şirketler ve kurumlar var. Halen ayakta olan bu kurumların, kurucu ailelerinden bir mirasçı kalmamasına rağmen kurumsallığı ve şirket hissedarlarının sahiplenme duygusu ile bir 500 yıl daha ayakta kalıp başarılı olacak bir duruş sergiliyorlar. Takım olmak birlikte hareket edebilmek işte budur. Türkiye'de 100 yılı aşmış ve ayakta kalmış birkaç kurumdan birisidir Galatasaray Spor Kulübü. Bu kurumları yaşatmak ve gelecek yüzyıllarda bugünden daha güçlü bir şekilde ayakta kalmasını sağlamak bugün yapılacak doğru hamlelerle sağlanır ve bu hamleler sadece bu kurumlara gönül verenlerin değil herkesin sorumluluğudur.

1000. yılını kutlayan Galatasaray Spor Kulübü'nün 100. yılında kurulup büyük başarılar kazanmış bir takımı bir antrenörü olarak okunmak hatırlanmak, borçla kredi ile bir sene daha şampiyon olmaktan çok daha önemli bir hedeftir benim için hepimiz için de öyle olmalıdır. 113 yıllık aile şirketini batırmış şimarık mirasyedi çocukları olmak bize uygun bir davranış değil. Bize dönecek olursak.. Bizler bu gerçekleri yıllardır gören, bilen, hazırlanan ve projelerle birlikte çözümler üreten bir ekibiz. Yeni yönetimimize de projelerimizi ve çözümlerimizi sunduk. Sunmaya devam edeceğiz.. İzin verilirse, projelerimiz desteklenirse bizimle beraber diğer branşları da destekleyecek bir projemiz var. Bu proje ile tekerlekli sandalye basketbol branşı gelirleri giderlerinden fazla tek branş olacaktır.

Kendinizi tekerlekli sandalye basketboluna adadınız adeta.. Uzun yıllardır bu branşta tek başınıza savaşıyorsunuz. Bu süreçte yaşadığınızın zorluklardan bahsedebilir misiniz?
Hiçbir büyük başarı savaşmadan, kendinizi adamadan gerçekleşmez. Ben yetiştiğim, eğitimini aldığım konuya kendimi adadım ve savaşıyorum. İsteyerek, gönüllü olarak katıldığım bir savaş bu.. Tüm anılarıyla, bıraktığı izlerle ve yaralarla gurur duyuyorum. Zorluklar konusunda da bir şikayetim yok. Zorluklar, engeller olmasa yaşadığınız başarıların bir anlamı da kalmaz. Bu hayatın üretenlerle onları engellemeye çalışanlar arasında bitmek tükenmez bir savaş olduğuna inanıyorum. "Size bir torba çimento ve bir kova su verildiğinde bir basamak yapmak ya da bir duvar örmek sizin karakterinizi gösterir" diye çok sevdiğim bir cümle var. Ben basamak yapmaya çalışıyorum. Beraber yürüdüğüm ve çalıştığım branştaki insanlar ekonomi, sağlık, mutluluk ve başarı piramidinde daha yukarı çıksınlar hedefiyle.. Ama elindeki çimento ve su ile duvar örenler de var. Elbette gücümüz yettikçe bu duvarları yıkıp geri dönüştürerek basamak yapmaya devam edeceğiz.

Son olarak yeni sezon için çalışmalara başladınız mı, planlarınız neler?
Yukarıda bahsettiğim gibi yaşamla ölüm arasındaki çizgide yaşayan insanlarız.. Öncelikle projelerimizi yöneticilerimize sunup izin verirlerse destek olurlarsa bu projelere başlayıp mali olarak kulüp üzerindeki yükümüzü kaldırmak ve örnek branş olmak istiyoruz. Sponsorluk haricinde kulübümüzün karşılığı olmayan bir bütçeyi bize vermesi içimize sinmez. 1 TL dahi olsa mevcut borcun bize verilen bütçe yüzünden artmasını biz istemiyoruz. Bu bize de kulübe de bir iyilik değil kötülüktür.

Tekerlekli sandalye basketbol branşımızı kurarken hedefimiz sporcularımızı ve engellilerimizi üreten kendi ürettiği ile ayaklarının üzerinde durabilen bağımsız bireyler yetiştirmekti. Engelli branşı olduğumuz için borca girerek bizi destek olmak  kuruluş ilkelerimize hedeflerimize aykırı bir durum. Bizlere fırsat verildi ve sportif olarak neler başarabildiğimizi kanıtladık yine fırsat verilirse ekonomik olarak neler başarabileceğimizi de kanıtlarız.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.