STSL | Yeni plana göre plansızlık!

Galatasaray bir kez daha deplasmanda ağır bir yenilgi aldı. Bu kez hem de düşme adayı bir takımdan.. 3 kez deplasmana giden takım toplamda 8 gol kalesinde görmüş oldu ve bu şampiyonluğa oynayan Galatasaray gibi bir takım için değil herhangi bir takım için bile çok büyük bir sorun olarak görünüyor.. Akhisar deplasmanında teknik heyetin denediği yeni sistem, orta alandaki isimlerin etkisiz olmasıyla birlikte saha içinde tam bir plansızlığa döndü ve mağlubiyet kaçınılmaz oldu.

Galatasaray'ın bir önceki deplasman maçında Trabzonspor karşısında aldığı ağır mağlubiyette ilk olarak öne çıkan sorunu orta sahanın oldukça yumuşak kalmasıydı. Akhisar maçındaki sorunu yine orta sahadan patlak verdi ama sorunun başlangıcı Fatih Terim'in kendisinden görmeye alışık olduğumuz 3.bölgede presten vazgeçmesi oldu. Süper Lig'de yakın dönemde şampiyon olan takımların hepsine bakın hemen hemen hepsi önde baskı yapıyordur. Fatih Terim ise Trabzonspor maçında önde baskının sorun olduğunu düşünmüş olacak ki bundan vazgeçmişti. En büyük sorun burada oluştu. Galatasaray'ın önde presten vazgeçmişti ama 2.bölgede de tel tel dökülüyordu. Fernando'nun hiçbir ikinci topu alamaması, Emre'nin bir oyun kurucu için oyun içinde bu kadar çok kaybolması tüm bu sorunlara üstüste eklendi. Fatih Terim kenar oyuncularından birinin topa yön veren bir isim olsun istiyor ve hafta sonu burada Sinan'ı tercih etti. Sezon başından beri olduğu gibi Sinan yine yeniden yokları oynadı. Hücumda oyuna yön verecek isimler işin doğrusunu söylemek gerekirse oldukça kötü bir gün geçirdi. Pres yapılmamasına rağmen Fernando en rahat olduğu yerde bile sahada yokları oynarken iyi bir oyun beklemek hayalcilik olurdu. Lakin Galatasaray her şeye rağmen öne geçme fırsatları buldu ama değerlendiremedi. 

İlk yarıda takımın verdiği bazı açık mesajlara ve kötü oyuna rağmen, ikinci yarı başlarken Fatih Terim herhangi bir değişiklik yapmadı. Galatasaray'ın kötü oyununa karşın kulübeden hamle olmamasına karşın saha içinde de bir varyasyon değişikliği yoktu ve kötü oyun sonunda patladı, olabilecek en kötü senaryo olup Akhisar öne geçti. Bu Galatasaray'ın sahadaki oyuncularına dair bir uyanma çağrısıydı. Fatih Terim ilk hamlesini yapıp Eren'i oyuna aldı. Oldukça doğruydu çünkü Onyekuru'nun forvet oynaması için hiçbir özelliği müsait değildi. Üstüne Galatasaray forvette fizikli bir isim olduğunu düşünürcesine uzun top atıyordu. Maç öncesi plan ilk olarak Onyekuru gibi hızlı bir oyuncuyu savunma arkasına kaçırarak, ara paslarla tehlike yaratmak olsa gerek.. Terim yeni bir sistem denedi ancak bu sisteme zıt şekilde Galatasaray orta sahası hem oldukça kötü bir gün geçirdi, hem de 1.90 boy ortalaması olan stoper tandeminin arasında 1.70'lik Onyekuru yalnız kaldı. Bir de buna havadan oynama hastalığı eklenince, sonuç tam bir hayalkırıklığı oldu. Eren hamlesinin yanına Sinan-Feghouli değişikliğine de ihtiyaç vardı. Galatasaray set oyununda kötüydü ve buna çare olarak Sinan'dan daha topla haşır neşir bir isme ihtiyaç vardı. Bu değişiklikliği beklerken Fatih Terim'in anevrizması yine bir deplasmanda yine geriye düşülen bir maçta yine patladı ve merkezden oyuncu eksiltip, sezon başından beri az çok şans tanıdığı Muğdat'ı oyuna aldı. Galatasaray maçı tam olarak burada kaybetti. Hem orta saha elinden giderken hem de hücum devamlılığını yitirdi. Sonrası ise tam bir faciaya dönüştü ve Galatasaray yine bir deplasmandan facia olarak tanımlanacak şekilde döndü.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.