ÖZEL | Efe Güven: Galatasaray gelecekte lige yine damga vuracaktır.


Geçtiğimiz sezon Marina Maljkovic yönetiminde Eurocup'ta şampiyon olan, ligde çeyrek finalde Yakın Doğu Üniversitesi'ne elenerek sezonu noktalayan Galatasaray kadın basketbol takımımızın yeni koçu, geçen sezon Maljkovic'in yardımcılığını yapan, Galatasaray Gelişim takımıyla isminden söz ettiren Efe Güven oldu. A takımlar düzeyinde ilk deneyimini sarı kırmızılı renkler altında yaşayacak olan koçumuzla A'dan Z'ye her konuyu konuştuk...

10 seneyi aşkın süredir Galatasaray bünyesindesiniz. Altyapıda her yaş grubunu çalıştırdınız. A takıma yükselmek nasıl bir duygu?
Ben antrenörlüğe 13 sene önce burada başladım. 13 senedir de dediğiniz gibi her kategoride çalıştım. Bulunduğum, her kategoride çalıştığım bir kulübün başantrenörlüğüne gelmek benim için mutluluk ve gurur verici. Hedeflediğim, hayalini kurduğum A takım antrenötlüğüne böyle büyük bir kulüpte genç yaşta gelmek mutluluk verici

Bolu kampından izlenimleriniz neler oldu? 
Biz Bolu kampına çok eksik ve genç ağırlıklı bir kadroyla gittik. Onların yanına Farhiya Abdi, Monika Grigalauskyte ve Sinem ile Bircan eklendi. Kamp gayet keyifli ve güzel geçti. Yeni bir takım olduğumuz için çok istediğimiz noktaya gelememiştik ama kamptan sonra Ankara'da oynadığımız hazırlık maçlarında -Çankaya maçı hariç- istediğimiz şeyi görebildik. İstanbul'a döndük. Galatasaray Gelişim Federasyon Kupası'na katılınca 3 yabancı ve Bircan ve Sinem ile kaldık. Erkek takımından takviye yaparak oyuncuları hazır tutmaya çalıştık. Kayseri'deki turnuvadan önce o 1 hafta bizim için ciddi boşluk oldu. 

Kayseri'deki turnuva sizin için nasıl geçti? Takımdan istediğiniz şeyleri görebildiniz mi?
Kayseri'deki turnuva benim istediğim gibi geçmedi. Sadece benim açımdan olumlu yön hiçbir zaman pes etmememizdi. Zaman zaman basketbol adına güzel şeyler de ortaya çıktı. Burada çok fazla bir şey görebilme şansımız olmadı çünkü Moriah turnuvadan 2 gün önce, Gelişim takımındaki oyuncular da 3-4 gün önce takıma katıldı. Biz 1-2 gün tam kadro çalıştık bu yüzden biraz kopuk kopuk oynadık. Ayrıca benim görmek istediğim şuydu: Senelerdir Türkiye Ligi'nde takımları hep yabancılar sürükler, Türkler de katkı verirdi. Ben burada gençleri işin içine sokup yabancılarla desteklemek istedim nitekim her maç yerli oyunculardan en az 40-45 sayılık katkı aldık

Moriah Jefferson aslında geçen sezon takıma katılacaktı ancak sakatlığı engel oldu. Moriah'ın şu anki durumu nasıl?
Kendisi beklediğimizden çok iyi döndü. Geldiğinde hazırlık maçlarında 10-15 dakikanın üstüne çıkmayız demiştik ancak Galatasaray'da olunca kazanma hırsıyla hem o hem biz kendisinin sahada kalmasına engel olmadık ve 30-35 dakika süre aldı. Bu takım için çok önemli parçalardan biri. Oyunculuğunun yanında muhteşem bir karakter. Bu karakterde bir yabancıyla tekrar çalışmak benim için mutluluk verici. Bu sezon şansımıza, gelen yabancıların hepsi çok iyi ve takımı kucaklayıcı karakterlere sahip oyuncular. Takıma ciddi bir aidiyet duygusu hissediyorlar ve şu an takımda kolej havası var.

Farhiya Abdi kariyerine başladığında çok önemli bir potansiyeldi ancak bir türlü o seviyeyi atlayamadı. Sizin kendisinden beklentileriniz neler? 
Bizim yabancı anlamında hareket alanımız çok kısıtlıydı. Bütçede ciddi inme oldu ve göreve geldikten sonra birçok oyuncuyla diyaloga geçtik ama birçoğu Türkiye'ye gelmeye sıcak bakmadı. Abdi de benim senelerdir altyapıdan beri takip ettiğim bir oyuncuydu. Evet özellikle 2 senedir bir düşüş içinde ama onunla konuştuğumuzda bunun son şansı olabileceğini ve kendisini yeniden ispatlaması gerektiğini söyledik. Benim kendisinden beklentilerim yüksek, kendisi oyun zekası yüksek bir oyuncu. Moriah, Işıl ve Abdi ile oynayabilirsek, rotasyonları o şekilde ayarlayabilirsek rahatlayabileceğimizi düşünüyorum. 

Maljkovic ile oyun tarzınız benzerlik gösteriyor mu?
Benim kendi basketbolumda, ben hücumda oyunu çözebilecek 2 tane oyuncuyla oynamayı seviyorum. Biri 1, biri 1,5 gibi. Elinizde Işıl gibi Türkiye'nin en önemli oyuncusu varken, bir de Moriah gibi Avrupa'nın en önemli guardlarından biri varken oraya birini daha almak hainlik olur diye düşündüm. Onun dışında benim kafamda da farklı düşünceler taktiksel anlamda var ama burada söylemeyeyim onu. 

Hazırlık turnuvalarında dikkatimizi çeken biri de düşük dış şut yüzdesiydi. Takımın skoreri ve oyun tarzı nasıl olacak?
Az önce de söylediğim gibi, tam kadro çok az çalıştığımız ve yeni bir takım olduğumuz için kopuk kopuk oynadık. Bu yüzden bireysel performanslar öne çıktı. Skorer olarak bu takım her maç özelinde bir skorer çıkaracaktır. Dış şut konusunda; eksik çalıştığımız için 'zone savunma'ya çalışmamıştık ve bu konuda zorlandık. Zone'a çalışmak için Işıl'ın aramıza katılmasını bekledik. Quigley'den sonra gelecek oyuncuların hiçbiri şut anlamında kimseyi tatmin etmeyecektir ama hareket alanımız kısıtlıydı ve en iyi kadroyu kurmaya çalıştık. Defolarımız olacaktır ancak bunu kapatmak için daha çok çalışıp daha çok mücadele edeceğiz

Alperi, Sinem gibi hamleler oldu takımda. Galatasaray Gelişim çok iyi gidiyor. Galatasaray'ın önümüzdeki senelerinde gençler ne kadar önemli?
Ben kadroyu oluştururken, plan yaparken Galatasaray için uzun soluklu düşünmek istedim. Aldığımız oyuncular çok genç, gelecek vadeden ve ileride Türkiye'nin önemli oyuncuları olabilecek oyuncular. Biz bu çekirdeği doğru kurarsak ileride Galatasaray'a getireceğimiz oyuncular sadece yabancı oyuncu olacaktır diye düşünüyorum. Bu çekirdeği oturtursak Galatasaray ilerleyen zamanlarda eski günlerine geri dönecek ve lige yine damga vuracaktır

Büyük kulüplerden Galatasaray haricinde gençlere bu kadar önem veren başka kulüp de yok gibi. Bu konu hakkında neler söylersiniz?
Bizim şöyle bir düşüncemiz vardı ilk baştan beri: Böyle bir oluşum yapıyorsak bunu düzgün yapalım. Gençler sürekli gelip oynasın. Maçların organize edilmesinde ve oyuncu alışverişinde özellikle Maljkovic'in de çok ciddi bir katkısı oldu. Biz de bunu tam anlamıyla gerçek bir takım gibi bir arada tutarak faydasını gördük hem gelişim hem tecrübe anlamında. Bölgesel Lig'de oynayan maçların izlenmesi lazım. Oradaki basketbolun nasıl oynandığını görmek lazım. Bu sezon da bu şekilde devam etmek istiyoruz. 

Galatasaray 2-3 sezondur ligi istenen noktada bitiremedi. Geçtiğimiz sezon iyi de bütçe vardı. Eurocup şampiyonluğu geldi. Bu sezon geçiş sezonu mu olacak yoksa hedefler yine aynı mı? 
Bu sezon geçiş sezonu olacak. Şöyle bir geçiş sezonu olacak; Bu seneki misyonumuz biraz daha farklı. Bu seneki misyonumuz kalıcı başarı getirecek bir organizasyon oluşturmak. Günlük başarı değil de bu organizasyonu oturtmak ve bunu devamlılığa yaymak. Bunun için de ciddi sabır ve gençlerin desteklenmesi lazım. Hem taraftarın hem camianın hem de bizlerin sabrı lazım. Ben inanıyorum ki ciddi güzel başarılar elde edecek, kulübün kendi bünyesinden yetişen oyuncularla yaşayacağı başarılarla gurur duyacağı bir takım olacağını düşünüyorum

Yakın Doğu Üniversitesi faaliyetlerini durdurunca Cansu, Olcay, Quanitra gibi çok isim öne çıktı ve çok konuşuldu bu isimler. Sizin bir girişiminiz oldu mu veya Yakın Doğu cephesinden bir girişim oldu mu?
Bahsettiğin oyuncuların hepsiyle iletişime geçildi, hepsiyle konuşuldu ama inan arada çok ciddi farklar yoktu. Anlaştıkları kulüplerle bizim teklif ettiğimiz rakamlar arasında çok ciddi farklar yoktu ama bu profesyonel hayat, doğal olarak herkes aynı düşünmüyor. Mesela Galatasaray'a gelen oyuncular da alacakları ücretlerin çok altına, Galatasaray olduğu için geldiler. 

Kulüplerde her sezon ödeme sıkıntısı oluyor. Bu konu hakkında yönetimle görüştünüz mü?
Yönetimimiz bu olayın çok ciddi farkında. Bundan önceki senelerde ödemelerle ilgili sıkıntı yaşandığı için zaten birçok menajer bize oyuncu vermek istemedi. Yönetimin dediği ilk şey şuydu: 'Ayağımızı yorganımıza göre uzatalım, önce dışarıdaki kötü imajımızı düzeltelim. Gençlerle ileriye yönelik bir proje yapalım.' Bu yüzden bu sezon düşük bütçeli ama gelecek vadeden oyuncular üzerinden gittik

2016'dan beri Maljkovic'in yardımcılığını yaptınız. Maljkovic ile çalışmak size ne kattı?
Ben Zafer Kalaycıoğlu döneminde de A takım idmanlarına katılıyordum. Ceyhun Yıldızoğlu zamanında da katılıyordum. Ekrem Ağabey döneminde zaten sürekli A takım idmanlarında yer alıyordum. Maç analizlerinde dahi vardım. Marina ile de çalıştım. Hepsi farklı basketbol düşünceleri olan antrenörler. Hepsinden bir şeyler öğreniyorsunuz. Marina'dan özellikle insan yönetimini çok iyi öğrendim

Basketbol dışı bir soru olacak. Bir oğlunuz var. Oğlunuzun spora ilgisi var mı veya sporcu olmasını ister misiniz?
Oğlumun spora ilgisi ister istemez var. Benim eşim de İstanbul Üniversitesi'nde basketbol oynuyor. Spor evde zaten. Seçme şansı olmasa da çocuk spora girdi. İnşallah ileride sporcu olur tabii seçimini kendisi yapacak. Ama ben onun basketbolcudan ziyade futbolcu olmasını isterim. Şu an futbola yeteneği var gibi gözüküyor ama ilerleyen dönemlerde ne olur bilmiyorum. Benim içimde ukte kalmıştır, ben hep kaleci olmak istemiştim eskiden de kaleci yapmışlığım var. Oğlumun kaleci veya futbolcu olmasını isterim ama kendisi seçecek. Annesi basketbolcu, babası da başantrenör olduğu için basketboldan başlar diye düşünüyorum.

Ailenize çok düşkünsünüz, sosyal medyada da görüyoruz. Ailenizin yoğun tempoya alışması kolay olacak mı, kendileriyle konuştunuz mu?
Benim eşim profesyonel basketbolcu olduğu için o konuda çok şanslıyım. Beni çok iyi anlayabiliyor. Çocuğumuz olunca evden uzaklaşmak zor oluyor bir baba için. Onu göremediğiniz zaman özlüyorsunuz ve merak ediyorsunuz. Onları gördüğüm zaman bir başka oluyor hele ki oğlumla oynadığım zaman her şeyi unutuyorum zaten. O yüzden ben onların benim yanımda olmasını çok istedim. Aileme düşkünüm çünkü annemden ve babamdan öyle gördüm. Bir şey yapıyorsanız zaten bu insanlar için yapıyorsunuz

Son olarak Galatasaray taraftarına bir mesajınız var mı? 
Desteklemekten bıkmasınlar. İzledikleri zaman mutlu olacakları bir takım izleyecekler ve bundan önceki takımlara göre daha fazla aidiyet duyacakları bir takım olacak çünkü bu çocuklar tamamen kendi bünyemizden, kendi ailemizden yetişti. Bu çocukları daha fazla desteklememiz lazım. Onları yalnız bırakmayacağız ve taraftarın gurur duyacağı basketbolu izleteceğiz.


                                                                             ***
                                                       FCN BLOG ÖZEL HABERİDİR
                                     KAYNAK GÖSTERMEDEN KULLANMAYINIZ

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.