Dört Köşe | Galatasaraylı oyuncular az daha tarih yazıyordu..

Süper Lig'de şampiyonluk inadını sürdüren ve Türkiye Kupası'nda da adını son 4 takım arasına yazdıran Galatasaray iki kulvarda da kupa yürüyüşüne devam ediyor. FCN Blog'un kendine has konsepti olan Dört Köşe'de bu hafta ekip üyelerimizden Barış Çamur ile Galatasaray gündemini değerlendirdik.

1- Galatasaray kolay geçmesi beklenen Akhisarspor maçında çok zorlandı ve galibiyet golünü son dakikada bulabildi. Akhisar Belediyespor karşısında oynanan oyunu ve alınan galibiyetini nasıl değerlendiriyorsun?
Golü bulamadıkça panik yapan bir Galatsaray, gol yemedikçe savunmasını daha da sertleştiren ve daha fazla direnen Akhisar. Bence maçın özeti buydu.. Akhisar Belediyespor karşısında aslında Galatasaray takım olarak şanssız bir günü geride bıraktı. İlk yarıda Mitroglou ve Onyekuru, ikinci yarıda Feghouli ve yine Onyekuru'nun değerlendiremediği fırsatlar vardı. Bunları atsak, maç bambaşka bir senaryoya doğru gidecekti. Ceza sahası önünde bir türlü final paslarını doğru kullanamanın da bedelini ödedik gibi ancak en önemlisi Akhisar Belediyespor'un kalecisi Lukac ve stoperi Cocalic'in kusursuz performanslarıydı. Lukac özellikle etkili bir performans ortaya koydu, her ne kadar son dakikada attığımız golde çok çok büyük bir hata yapmış olmasına rağmen. Maçın adamı ödülüne layık olabilirdi, yaptığı kurtarışlarla.. Cocalic'in de maç içerisinde neredeyse Galatasaray takım savunmasından daha fazla top uzaklaştırdığını söylemek mümkün olacak. Akhisar karşısında rakip kaleyi abluka altına alan, sezonun en çok orta açılan ve en çok isabetli ortasını kaydeden, stoperleri dahil olmak üzere tamamen rakip yarı alanda oynayan bir Galatasaray izledik. Gelecek adına, merkezden hücum edemediğimizde kanatlardan da artık içeriyi ortalarla besleyebilecek alternatif bir oyun şablonumuz var.

Son dakikada atılan gole gelince, Galatasaray'ın şampiyonluk kazandığı yıllarda bunun gibi bir çok örneği sayabiliriz. Karlı bir Konya akşamında Aydın Yılmaz'la başlayan, İnönü'de binleri susturan Hasan Kabze ile zirve yapan, Baros/Elmander ikilisinin kafa vurduğu Beşiktaş maçıyla devam eden, Hakan Balta ile süregelen ve son olarak geçen sene Alanyaspor karşısında Sinan Gümüş.. Çok sayılır. Bunlar şampiyonluk habercisidir. 

2- Marcao ve Luyindama kısa süre önce takıma katılmasına rağmen sahada inanılmaz bir uyum içerisinde görünüyorlar, gösterdikleri performans da takdire şayan.. Sen nasıl yorumluyorsun?
Transfer edildiğinde ödenen 4 milyon Euro için tabir-i caizse yangın çıkartan tayfa bugün Marcao'nun bonservis bedeli için 20-30 milyon Euro gibi rakamlar telafuz ediyor. Demek ki, Galatasaray scout ekibi ve teknik heyeti son derece doğru bir transfer hareketi gerçekleştirmiş. Brezilyalı oyuncunun inanılmaz bir sol ayağı var ve savunmada da oldukça başarılı. Bir stoperde ne ararsınız sorusunun tüm cevaplarını veriyor. Hava topları, kademe anlayışı, hız ve çeviklik, markaj.. Marcao gerçekten "cuk" diye oturan bir transfer oldu ki partneri Luyindama her ne kadar 2 yıllık Avrupa futbolu geçmişi olsa da gelecek vaadeden önemli bir isim olarak görünüyor. Kongolu savunmacının 25 yaşında olması da büyük bir potansiyelinin olduğunu gösteriyor. Marcao'ya göre Luyindama daha mücadeleci, agresif bir isim. Hava toplarında da oldukça etkili, bunu sık sık hücumda da gösteriyor.  Duran toplarda gol araması, oyunun kilitlendiği anlarda Galatasaray adına önemli bir güç.. Akhisar Belediyespor maçında hem savunmada hem de hücumda hava toplarının hemen hemen hepsine vurdu. Sezon sonunda ikisi için de önemli teklifler geleceğini düşünüyorum ama Fatih Terim bu tekliflere nasıl bir yanıt verir, hep birlikte göreceğiz.

3- Kupada yarı finaldeyiz ancak Hatayspor karşısında rövanş maçında oldukça çarpıcı bir skor ve oyun ortaya çıktı. Rakibi karşısında 2-0 öne geçmesine karşın 4-2 kaybeden, oyun olarak da son 30 dakika neredeyse sürklase olan, kendi yarı sahasından çıkamayan bir Galatasaray vardı. Ne düşünüyorsun?
İlk maçta alınan 2-0'lık galibiyetin ardından, deplasmanda da 60.dakikaya 2-0 önde giren Galatasaray ister istemez skoru elde etmiş oldu. Turu vermek için son 30 dakikada rakibinden tam 5 gol yemesi gerekiyordu ki, Galatasaray kalibresinde bir takım için bu pek mümkün değildi. Ancak futbol bu.. Böyle anlarıyla, hikayeleriyle daha güzel. İkinci yarıda oyuna giren Hatayspor'un tecrübeli oyuncusu Caner Hüseyin Bağ'ın ortaya koyduğu futbol dikkat çekiciydi. Sol tarafta sakatlıktan dönen Mariano'nun fizik olarak tam hazır olmaması, zaman zaman o bölgede oynayan Sinan Gümüş ve Yunus Akgün'ün de hiç yardıma gelmemesi Brezilyalı oyuncuya zor anlar yaşatırken Caner Hüseyin'in de kariyer maçını oynamasına sebep oldu. Teknik heyetin bunu kenarda izlemesi de acı verici detaylardan birisi çünkü Hatayspor'un attığı 4 golün 3'ü bu bölgeden geldi. Buraya bir türlü önlem alamamak yada koskoca Galatasaray'ın burada bir türlü rakibini durduramamasının açıklaması olamaz.

Hatayspor maçı bize ayrıca şunu gösterdi ki, Galatasarayın yedeklerinin ciddi anlamda sıkıntıları var. Ön alanda Sinan ve Muğdat'ın sahada yürüyen performansı, 18 yaşında olmasına rağmen Yunus'un birden "oldum" havasına girmesi ve hiç mücadele etmemesi (ki Yunus oyun içerisinde sürekli olarak bu konuda Selçuk'tan azar yedi), savunma tandeminin yedekleri Semih Kaya ve Ahmet Çalık'ın ciddi anlamda performanslarının yetersiz olması gibi konular var. Tek sevindirici detay, Emre Taşdemir'in performansı ve Emre Akbaba'nın maç kondisyonunu kazanması.. Galatasaraylı oyuncular az daha tarih yazıyordu, ama tersten.. Fatih Hoca bu ciddiyetsizliğin hesabını soyunma odasında yada dönüş yolculuğunda sormuştur diye düşünüyorum.

4- Hafta sonu Erzurum deplasmanı var. Hava şartları ve maçın oynanacağı saat malum.. Karşılaşmadan beklentin nedir?
İşin doğrusunu söylemek gerekirse, hangi şartlarda oynuyorsanız oynayın eğer şampiyon olmak istiyorsanız sahadan 3 puanla ayrılmak zorundasınız. Bu nedenle beklentim, ne iyi futbol ne de tempolu bir mücadele.. Sadece ama sadece 3 puan bekliyorum, ki fiziki şartlar anlamında ciddi bir şekilde zorlanacağımızı düşündüğüm bir maç bizi bekliyor. Göztepe karşısında takım o çamur tarlasında son dakikaya kadar ayakta kalmayı başardı, Erzurum'da da kalacaktır diye ümit ediyorum. Ayrıca maç öncesinde federasyon ile yaşanan saat krizi aslında takımı motive etmek amacıyla oldukça önemli bir etken olacaktır. Fatih Hoca'nın soyunma odasındaki konuşmasında motivasyon amacıyla yada oyuncuları konsantre etmek için maç toplantısında bu konu yer alacaktır.

Hiç yorum yok

Okumuş olduğunuz başlık hakkındaki yorumunuzu bırakmak için lütfen aşağıda bulunan alana görüşlerinizi belirtiniz. Unutmayınız ki; yorumlarınız blog ekibinin onayı doğrultusunda görüntülenecektir. Hakaret ve küfür içeren yorumlar onaylanmayacaktır.

Blogger tarafından desteklenmektedir.